Yaman, arabanın içindeki gergin havayı dağıtmak yerine daha da ağırlaştıran o soğuk sesiyle devam etti. Efsun’un itiraz etmek için dudaklarının titrediğini görünce, elini kaldırarak onu susturdu. "Yeterince konuştuk Efsun. Artık itiraz istemiyorum," dedi, sesi bir emir gibi kesindi. "Bu gece o eve dönmeyeceksin. Annen yarın sabah ilk uçakla yurt dışına, en iyi tedavi merkezine gönderiliyor. Şimdi gidip onu son kez göreceksin, vedalaşacaksın. Çünkü o döndüğünde hiçbir şey eskisi gibi olmayacak." Efsun, "Buna hakkınız yok! Annemi benden koparamazsınız, beni bir yere kapatamazsınız!" diye bağırmaya başladı. Gözlerindeki öfke, çaresizliğinin önüne geçmişti. Yaman, ani bir hareketle uzanıp Efsun’un çenesini kavradı ve bakışlarını kendi gözlerine hapsetti. Sesi şimdi bir fısıltı kadar alça

