Okulda bizimkileri beklerken dün gece olanları düşünüyordum bir yandan da. Düşündükçe bile yüzüm yanıyordu. Hafif hafif kondurduğu buselerin bile sıcaklığını duyumsuyordum hala. Ben utanıp yüzümü kaçırınca başını boynuma koyup kıkırdamıştı. Hem özür diliyor hem de utangaç hallerime gülüyordu. Kıskacından kurtulup merdivenlere yönelince bir de düşme tehlikesi geçirmiştim üstelik. İlk başta endişelense de yine gülmeye başladı. Ona küsmüş gibi yapmamı dikkate bile almayıp benimle uğraşmaya devam etti. Bana kendi elleriyle yaptığı kahveyi, manzarayı izleyelim diye camın önüne çektiği koltukta oturarak içtik. Hatta o koltukta da uyuyakalmıştık birlikte. Sabah olduğunda rezidansın restoranında kahvaltı yapıp attık kendimizi bir AVM'ye. Beni lüks bir mağazaya tıkıp, ne beğenirsen al demiş ve yetk

