45. Bölüm “ Tuzlu Kahve Telaşı” Eylem; Allah’ım… Ne güzel bir sabahtı. Güneş, perdeden sızan ışıklarıyla yüzüme dokunuyor, kalbimse sanki ritmini şaşırmış gibiydi. Bugün o gündü. Bu akşam aileler tanışacak. Efe ve ailesi geliyordu sonunda. Bir öncesinde; Efe sınavdan çıkar çıkmaz beni otobüse bindirmişti. “Git dinlen, ben de işlerimi halledip gelirim,” demişti. O sırada gözlerinde gördüğüm o gururlu bakış hâlâ aklımdaydı. Eve vardığımda annem zaten ayaktaydı. Evin içi mis gibi sabun, taze pişmiş börek ve temizlik kokuyordu. Sanki her şey çoktan hazır gibiydi. “Kızım,” dedi annem, elindeki sarmaları tencereye dizerken, “senin bu kaynanan çok tez canlı. Gözüne görünen mi var nedir, her işe acele ediyor. Sanki bir yere yetişecek. Sen eminsin değil mi kızım?” Sarmaların kokusu burnuma

