Kendimi ucu bucağı görünmeyen arazilerimde gezerken bulmuştum. İleride işçiler, başında da Ali vardı. En büyük oğlum olmasına rağmen, onda ağalık vasfını göremiyordum. Mülayim, kendi halindeydi. Güçlü değildi. Evli olmasına rağmen, karısına sözünü geçiremiyor, kılıbık bir adamdı. İki torun vermişti bana, ama kızdı. Oğlan torun bekledikçe, sonuç hüsran oluyordu. Ben evdeyken, ayağımın altında dolanmalarına bile, izin vermiyordum. Marabalar bile, ağa oğlu gibi değil, arkadaş gibi davranıyorlardı. Belki dediğim her an, tekrardan ağa olamayacağını gösteriyordu. Biraz daha yaklaştığımda, işçiler hemen kendini toparlamıştı. Varlığım bile onları titretiyordu. Bu gücümü hissediyor ve kendimle gurur duyuyorum. Benim de gücüm, bir yere kadar yetiyordu. Yaşlanmıştım. Ömer güçlü karakter, güçlü be

