Ben Feride'lerin evindeyken, babamın adamı gelip, annemin hasta olduğunu söyleyip gittiğinde, ne yapacağımı bilmeden, derin düşüncelerle odaya geçmiştim. Zaten sabaha kadar, Furkan belasını düşünmüş, bir şey yapamamışken, birde bu olay eklenmişti. Annem nasıl, tuzak mı, bilmeden gidersem ve bir daha geri gelemezsem, bu düşünceyle, odadaki kanepeye çökmüştüm. Beynimdeki düşünceler beni yiyip bitirirken, Fikret amca, "Oğlum gitmelisin, annen ne durumda Allah bilir? Sonra bir ömür pişman olma!" Söylerken üzgündü. Düşüncelerin içindeydi, belli oluyordu. "Biliyorum Fikret amca ama ya tuzaksa, ve bir daha geri dönemezsem. Orada evlendirirler zorla. Bunu bile bile nasıl giderim?" Kahroluyordum. Konuşuyordum ama gözüm hep Feride'deydi. Korkuyorduk ayrılmaktan, bir birimizi bir daha göreme

