"Fikret amca, benim işim, param yok! Ailemi de biliyorsunuz. Ben düğün yapamam ki, bu halimle. Feride'nin hiç bir isteğini karşılayamam. Yüzük bile alacak param yok benim. Özür dilerim, düğün yapmamayız." derken biraz utanmıştı. Babası ve ailesi arkasında durmadığı için, ne düğün ne de yüzük alabilirdi. Omzunda büyük bir yük hissetmiş ağırlığında eziliyordu. Feride'nin gözlerine baktığımda hevesli gözlerle bana baktığını görmüştüm. Benimle evlenmek istiyordu. Bende ama... "Oğlum sen benim oğlum, damadımsın. Ahmet ya da Mehmet'ten farkın yok! Songül, Hatice benim kızım, sen oğlum. Onlara ne yaparsam, size de yapacağım. Ama tek şartım, onlar kiraya çıkacak, siz alt katta kalacaksınız. Feride'den uzak kalmak istemiyorum. O benim göz nurum. Kabul ediyor musunuz?" Feride yerinde duramayıp,

