Abilerim ve babam bize sinirlenmeye başlamıştı. Ömer’in kollarında dönerken, aşk sarhoştu olmuştuk. Babamın sözleriyle Ömer yavaşça kucağından indirmişti. Baba mı dinliyorduk. "Hadi çocuklar hazırlanın, geç kalacağız sözümüz var, hiç bir işi halledemedik. Ahmet sen git fotoğrafçıyı hallet, marketten alanıcakları al, Ömer sende çiçekçiye git, yetişsin. Bende pideciye gideyim, özel söyleyim yetiştirsin adam. Hanımlar sizde, hazırlanın. Mehmet sende giyin. Yarım saate herkes hazır olsun!" Bir telaş sarmıştı hepimizi. Herkes soluksuz dinliyordu. Babam, der demez kapıdan çıkmışlardı. Merdivenleri hızla iniyorlarken, ben Mehmet abime tekrar sarılmıştım. "Abim çok teşekkür ederim. Seni çok seviyorum. " Eliyle saçımı okşuyordu. "Tamam cimcime ağlatacaksın beni, şu mutlu günümde yaşadıklarım

