Kendimi bir solukta Trabzon'da buldum. O kadar hızlı ilerliyordu ki, o kadar koşturdum ki, annemin nasıl olduğu, ne olduğunu düşünmekten duramıyordum. Hastanenin içinde koşturuyor, annemin odasına ulaşmaya çabalıyordum. Odanın kapısına kadar geldiğimde, bir duraksadım. Nefesimi düzene koyup, annemin nasıl olduğunu bilmediğim için, her türlü senaryolarla yüzleşme ihtimalimi düşünüyor, kendimi telkin ediyordum. En kötü ihtimaller ile kapıyı araladığımda, annem sargılar içinde mumyalanmıştı. Odada yalnızdı. Yanına kalbim acıyarak, ilerledim. Adım atıyordum ama, gücüm yetmiyordu. Bedenim izin vermiyordu. Annem ne hale gelmişti. Yüreğim kanıyor, sızlıyordu. Yaklaştım. Üzerine doğru eğilip, sargı olmayan yüzünde, yanaklarını koklayarak öpüyordum. Annem uyuyor, ya da sızmıştı acısından. Askere

