BÖLÜM 3: Hayal Kırıklığı

1188 Words
Gece, konağın üst katındaki küçük odasında oturmuş, sabırsızlıkla aşağıdan gelecek haberleri bekliyordu. Aynaya bakıyor, üzerinde oynadığı saçlarını düzeltip yeniden dağıtıyordu. İçindeki heyecan ve endişe karışımı duygu yüzünden ne yapacağını bilemez haldeydi. "Mirkan Hanzade konağa gelmiş," dediklerinde, kalbinin hızla çarpacağını biliyordu. Sekiz yıldır beklediği o an nihayet gelmişti. Odasının ahşap kapısı yavaşça aralandı. İçeri giren, hizmetçisi Ayşe’ydi. Nefes nefese kalmış bir halde, “Gece Hanım, beyiniz geldi,” dedi. Bu sözler, Gece’nin içine bir ok gibi saplandı. Gözleri büyüdü. Kalbi adeta bir davul gibi gürültüyle atıyordu. Hemen yerinden kalktı, pencereye doğru yürüdü. Aşağıya baktığında Mirkan’ın arabadan indiğini görebiliyordu. Siyah paltosu omuzlarına tam oturmuştu. Dik duruşu ve adımlarındaki kararlılıkla, küçük bir oğlan olarak gittiği bu yerden güçlü bir adam olarak döndüğünü hemen fark etti. Ama yüzündeki sertlik Gece’yi irkiltti. “Bu benim kocam mı?” diye düşündü. Kafasında yıllardır canlandırdığı kişi bu değildi. Daha sıcak, daha nazik bir yüz hayal etmişti. Bu kadar soğuk ve mesafeli biri... Bu yüzden mi sekiz yıldır dönmüyordu? “Gece Hanım, aşağı inecek misiniz?” diye sordu Ayşe çekinerek. Gece gözlerini pencereden ayırmadan cevap verdi: “Hayır, şimdi olmaz. İnersem ne diyeceğimi bilemem.” Ayşe, Gece’nin heyecanını anlıyordu. Ancak ona cesaret vermek istercesine, “Beyiniz belki de sizi görmeyi bekliyordur,” dedi. Gece, başını iki yana salladı. “Hayır, önce onu tanımam lazım. Onun ne istediğini bilmem lazım.” Aşağıdaki kalabalığın arasında Mirkan’ı izlemeye devam etti. Gözleri, adamın bir an olsun etrafındakilere sıcak bir bakış atmasını bekledi, ama Mirkan’ın yüzü bir an bile değişmedi. Konağın taş avlusunda sert adımlarla yürürken, “Ben buraya ait değilim,” der gibi bir hali vardı. Gece iç çekerek pencerenin kenarından uzaklaştı. Aynanın karşısına geçip kendine baktı. Siyah saçlarını omuzlarına dökmüş, beyaz bir elbise giymişti. Bir kadın olarak yeterince güzel göründüğünü biliyordu, ama Mirkan’ın onun güzelliğini fark edecek kadar yumuşak bir tarafı var mıydı? Bu, Gece’yi en çok korkutan şeydi. “Bekleyeceğim,” diye mırıldandı. “Beni görmeye geldiğinde onu anlamaya çalışacağım.” Gece için bu bekleyiş, sekiz yıldır sürdürdüğü yalnızlığın yeni bir sınavıydı. Ancak içindeki kararlılık, Mirkan’ın da onun bu çabalarını görmesini sağlayacaktı. Ya da en azından Gece, buna inanmak istiyordu. Gece odasında, aynanın karşısında oturmuş ellerini dizlerinde birleştirerek sessizce bekliyordu. Kalbi hala hızlı hızlı çarpıyordu, aşağıda olup bitenleri zihninde canlandırmaya çalışıyordu. Mirkan’ı ilk kez gördüğü o an zihninden gitmiyordu. Sert yüz hatları, mesafeli bakışları... Onun varlığı hem korkutucu hem de büyüleyiciydi. Kapı bir kez daha yavaşça aralandı. Bu kez Halime Teyze içeri girdi, ama yalnız değildi. Arkasında, siyah paltosu omuzlarında, duruşu sert ve kendinden emin biri vardı. Mirkan. Gece, kapının açıldığını duydu ama dönmedi. Aynaya bakmaya devam etti, çünkü yüzünü ona dönmeye cesaret edememişti. Kalbindeki o garip çarpıntı daha da hızlandı. “Gece Hanım,” dedi Halime Teyze nazikçe, sesinde hafif bir çekingenlik vardı. “Mirkan Ağam buradalar.” Mirkan, birkaç adım attı ve odanın ortasında durdu. "Bey diyin, ağa denilmesini istemiyorum." duyduğu sert ses ile Gece ürperdi. Halime Teyze ise, "Tamam beyim diyerek yanıt verdi." Mirkan'ın gözleri hemen sırtı ona dönük, uzun siyah saçları omuzlarından dökülen genç kadına takıldı. Bir an duraksadı. O anın garip bir huzursuzluğu vardı. Kadının oturduğu yer, duruşu, odadaki hava... Ona tamamen yabancıydı. “Ben bununla aynı odada mı kalacağım?” diye sordu bir anda sert bir sesle. Gece’nin içi bir anda boşaldı. Bu cümle, yıllardır kurduğu tüm hayalleri adeta bir kılıç gibi kesip atmıştı. Yüzünü hala dönmedi, ama aynadan Mirkan’ın kaşlarını çattığını, yüzündeki soğuk ifadeyi görebiliyordu. Halime Teyze afalladı, ama Mirkan’ın otoriter tavrını sorgulamaya cesaret edemedi. “Mirkan Bey, eşiniz Gece Hanım... Yani...” diye kekelemeye başladı. Mirkan, Halime Teyze’nin cümlesini bitirmesine bile izin vermeden, odayı tekrar gözleriyle taradı. “Burası küçük, kasvetli,” dedi sert bir şekilde. “Bana uygun değil. Ayrı bir oda hazırlatın.” Gece, bu sözlerle derin bir nefes aldı. İçindeki hayal kırıklığı bir anda boğazında düğümlendi. Yavaşça ayağa kalktı, yüzünü hâlâ Mirkan’a dönmeden, aynanın karşısından uzaklaştı. Elleri yanlarında istemsizce titriyordu. “Tabii Mirkan Bey,” dedi Halime Teyze çekinerek. “Ben hemen talimat veririm.” Mirkan, Gece’ye bir kez daha bakıp bakmadığını belli etmeden odadan çıktı. Ayak sesleri ağır ve kararlı bir şekilde koridorda yankılandı. Gece, arkasından bakmak için bile kendini toparlayamadı. Yavaşça yerine oturdu ve bir süre sessizce odada durdu. Gözleri dolmuştu ama ağlamamak için kendini tuttu. “Bu muydu?” diye düşündü. “Bu kadar yıldır beklediğim adam, bu kadar mı soğuk ve acımasız olurdu?” Kendi kendine mırıldandı, sesi titrek ve kısık bir şekilde: “Beni hiç görmedi bile...” Halime Teyze, birkaç dakika sonra odaya geri döndüğünde Gece’yi sessizce izledi. Gözleri yaş dolmuştu ama hiçbir şey söylemedi. Onun yerine, Halime Teyze yumuşak bir sesle, “Gece Hanım, sabırlı olun. Mirkan Bey yorgun... Belki zamanla daha iyi olur,” dedi. Ama Gece, Halime Teyze’nin tesellisine inanmıyordu. O an hissettiği şey, yılların bekleyişinin ardından gelen ağır bir hayal kırıklığıydı. Gece, odasında yalnız kaldığında bir süre sessizliğe gömüldü. Aynaya bakmaya bile cesaret edemiyordu artık. Sanki az önce yaşanan her şey, üzerine ağır bir yük bırakmış gibiydi. Yıllarca beklediği adam, kocası, ilk karşılaşmalarında onu tanımak ya da bir merhaba demek yerine sert bir cümleyle duygularını paramparça etmişti. Bir süre sessizce oturduktan sonra derin bir nefes aldı ve kendini toparlamaya çalıştı. İçinde boğulan hayal kırıklığını bastırmalıydı. Eğer bu konağın bir parçası olmaya devam etmek istiyorsa, güçlü kalmalıydı. Çünkü Hanzade ailesi, zayıflığa asla tahammül edemezdi. Kendi kendine fısıldadı: “Gece, güçlü olmalısın. Bu ilk karşılaşma, her şeyin sonu değil. Belki o da yorgundur, belki... belki zamana ihtiyacı vardır.” Kendini sakinleştirmeye çalışırken ayağa kalktı ve aynanın karşısına geçti. Yüzüne baktı; gözlerindeki o tanıdık parıltıyı bulmaya çalışıyordu. Aynadaki yansımasına bir süre bakıp dudaklarını ısırdı. “Ben sadece bir berdelim,” diye düşündü bir an. Ama sonra bu düşünceyi zihninden uzaklaştırdı. “Hayır, sadece bu değilim. Bu ailenin bir parçasıyım. Hanzade soyadını taşıyorum. Eğer sabırla beklersem, bu buz da kırılır.” Yavaşça saçlarını düzeltti, beyaz elbisesini çekiştirerek düzgün hale getirdi. Gözlerinin altındaki hafif nemlenmiş izleri sildi ve kendine tekrar baktı. İçinden, sanki kendine söz veriyormuş gibi mırıldandı: “Mirkan Hanzade, beni böyle kolay kolay silemeyecek. Bu kadar yıl bekledim, onun beni görmesi için biraz daha beklerim. Gerekirse ona beni tanıması için kendimi hatırlatırım. Vazgeçmek yok.” Gece’nin içindeki hayal kırıklığı, yerini kararlı bir sessizliğe bırakmıştı. Belki Mirkan onu istemiyordu, belki şu an ona yabancıydı, ama Gece, bu ilişkiyi kurtarmak için elinden geleni yapmaya kararlıydı. O anda kapı hafifçe aralandı ve görümcesi Aylin içeri girdi. Gece’nin yüzündeki ifadeyi gördü ve yanına oturdu. Bir süre sessizce onu izledi. Sonunda Gece’ye hafifçe gülümsedi. “Kız, pes edecek değilsin ya? Daha ilk günden böyle surat asmak olmaz,” dedi alaycı bir sesle, ama içinde dostane bir sıcaklık vardı. Gece, Aylin’e bakarak hafifçe başını salladı. “Hayır,” dedi, sesi daha kararlıydı bu kez. “Pes etmeyeceğim.” Aylin, Gece’nin yüzündeki kararlılığı görünce rahat bir nefes aldı ve hafif bir şakayla ekledi: “İyi, çünkü bizim ailede pes eden kadınlara pek yer yok. Hele benim kardeşim seni hafife alırsa, ona iyi bir ders verirsin, değil mi?” Gece hafifçe gülümseyerek Aylin’in omzuna dokundu. “Gerekirse veririm,” dedi. Bu küçük konuşma, Gece’nin kendini daha iyi hissetmesini sağlamıştı. Şimdi yapması gereken, bu ailede ve Mirkan’ın gözünde yerini sağlamlaştırmaktı. Hayal kırıklığını yutmuştu, ama bunun onu yenmesine izin vermeyecekti.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD