Sokak lambalarının altında sessizce yürüyen Aylin ve Civan, çevrelerinde gecenin sessizliğini duyabiliyorlardı. Uzaktan köpek havlamaları, sokaklardan hafif bir rüzgârın taşıdığı yaprak hışırtısı dışında hiçbir ses yoktu. İkisi de konuşmuyor, ama her ikisinin de içinde fırtınalar kopuyordu. Civan, başını eğmiş, ellerini cebine sokmuştu. Yanında yürüyen Aylin’in kokusu, varlığı, onun huzur veren duruşu bile içinde bastıramadığı bir özlemle yanmasına neden oluyordu. Kaç zamandır bu duyguları içinde saklıyor, Aylin’e olan sevgisini bastırmaya çalışıyordu. Ama artık yapamayacağını biliyordu. Birkaç adım daha attı, sonra aniden durdu. Aylin, onun durduğunu fark edince kafasını kaldırdı. “Neden durdun, Civan?” diye sordu, ama Civan’ın yüzündeki kararlı ifadeyi görünce irkildi. Civan, derin bi

