Mahir Avuçlarının altındaki tenim onun ıslak ve dokunuşuyla kasıldı. Gözlerindeki cüretkar bakışlar… Sınır mevhumu kalmadı diyordu. “Sınırları ben çizerim avukat.” Dedim. Sesimin her ne kadar sert çıkmasını istesem de boğazımda düğümlenen hayvani arzu yüzünden pürüzlü ve boğuk gelmişti. Geri çekilmedim. Bir adım bile atmadım. Sadece tepesinden ona bakıyordum. Islak saçlarından omuzlarına oradan da üzeri küçük gelmiş göğüslerine süzülen su damlalarını izledim bir an. Dar gelmişti. Dolgun memelerini avuçlamak istedim. “Öyle mi?” dedi Günseli sesini iyice kısarak. Avuçları karnımdaki kaslar üzerinde ağır ağır gezinirken gözlerini bir an bile gözlerimden ayırmadı. “Çiz bakalım sınırlarını Karaduman. Şu an nerde bitiyor senin sınırların? Benim dokunduğum yerde mi, yoksa…” Bakışları kumaşı

