3.Bölüm

1191 Words
Ertesi gün Hayriye, Sevda’yı yine bahçede yakaladı. “Sevda, Ömer seninle biraz konuşmak istiyor.” Sevda elindeki sepeti yere bıraktı. “Yine mi abla?” “Ne var kız? Konuşacak sadece. Ben de yakında olacağım.” Sevda istemese de ablasını kırmadı. Bir süre sonra Ömer geldi. Bahçenin kenarındaki tahta sıraya oturdular. Hayriye de biraz ileride, Ali’yle ilgileniyormuş gibi duruyordu. Ömer, Sevda’ya bakarak gülümsedi. “Sen böyle sessiz sessiz oturunca daha da güzel görünüyorsun.” Sevda başını eğdi. “Sağ ol Ömer abi.” Ömer biraz daha yaklaştı. “Bana abi deyip durma. Sonuçta seni isteyen bir adamım.” Sevda rahatsız olup arkasına doğru çekildi. “Ben daha öyle bir şey düşünmüyorum.” Ömer elini uzatıp Sevda’nın elini tutmaya çalıştı. Sevda hemen elini geri çekti. “Ömer abi, yapma.” “Ne yaptım ki?” “Elimi tutmaya çalışma.” Ömer birkaç saniye sustu. Sonra sanki hiçbir şey olmamış gibi gülümsedi. “Tamam, kızma. Seni tanımaya çalışıyorum sadece.” “Böyle şeylerden hoşlanmıyorum.” Bir süre daha konuştular. Ömer bu kez Sevda’ya yaklaşarak onu öpmeye çalıştı. Sevda hemen yüzünü çevirdi ve ayağa kalktı. “Ömer abi!” Ömer de ayağa kalktı. “Ne oldu?” “Beni öpmeye çalışma. Ben istemiyorum.” “Tamam, tamam. Abartma.” “Abartmıyorum. Rahatsız oluyorum.” Ömer’in yüzündeki gülümseme kayboldu. “Benden bu kadar mı rahatsız oluyorsun?” “Ben seni bu şekilde düşünmüyorum. Hem sana da söyledim. Böyle yaklaşmanı istemiyorum.” Ömer başını salladı. “Peki.” Sevda sepetini aldı. “Ben eve gidiyorum.” Ömer arkasından baktı. “Tamam Sevda.” Sevda uzaklaşırken dönüp son kez baktı. “Bir daha böyle bir şey yapma Ömer abi.” --- Aradan birkaç gün geçti. Sevda, Ömer’le tekrar görüşmek istemediğini hem ablasına hem de Ömer’e açıkça söyledi. “Abla, ben onunla görüşmek istemiyorum artık.” Hayriye şaşırmış gibi yaptı. “Neden?” “Bana yaklaşmaya çalışıyor. Elimi tutmak istedi, beni öpmeye çalıştı. Ben de istemediğimi söyledim.” “Belki seni sevdiği içindir.” “Sevgi böyle olmaz abla. Ben istemiyorsam yaklaşmaması lazım.” Hayriye başka bir şey söylemedi. --- O hafta köyde yakınlardaki bir köyde düğün vardı. Mehmet ve Ayşe, düğüne gitmeye karar verdi. “Gece dönmeyiz herhalde,” dedi Mehmet. “Düğün uzarsa orada kalırız.” Ayşe başını salladı. “Sevda da evde yalnız kalacak.” “Hayriye karşıda zaten. Bir şey olursa ona bakar.” Sevda da bunu duyunca, “Merak etmeyin anne, ben iyiyim,” dedi. Akşam olduğunda Mehmet ve Ayşe düğüne gittiler. Köy sessizleşti. Sevda evde yalnızdı. Gece ilerlemişti. Tam yatağına uzanmıştı ki kapının açıldığını duydu. Sevda doğrulup karanlığa baktı. “Kim o?” Ömer içeri girdi. Sevda korkuyla ayağa kalktı. “Ömer? Senin ne işin var burada?” Ömer kapıyı kapattı. “Seni çok özledim yavrum.” Sevda hemen geri çekildi. “Ben sana ne dedim? Artık görüşmek istemiyorum.” Ömer ona doğru ilerledi. “Ben de istemiyorum yavrum. İşimi bitireyim, bir daha görüşmeyelim.” Sevda’nın yüzü gerildi. “Ömer, yaklaşma. Git buradan.” istemiyorum seni yaklaşma bana. Ömer onun sözlerine aldırmadı. Sevda tekrar geri çekildi. “Git dedim sana!” O gecenin ardından Sevda’nın hayatı bir daha eskisi gibi olmadı. --- Sabah olduğunda Ayşe ile Mehmet köyden döndüler. Ayşe eve girer girmez kızına seslendi. “Sevda? Kızım, geldik.” Cevap gelmeyince odasına doğru yürüdü. Kapıyı açtı. Bir an olduğu yerde kaldı. Sanki gördüğü şeye inanmak istemiyordu. Sevda yatağın üzerinde hareketsiz yatıyordu. Bacaklarını kendine çekmiş, kollarını dizlerinin etrafına dolamıştı. Üstündeki kıyafetler yırtılmıştı. Belinden aşağı uzanan sarı saçları darmadağın olmuş, yüzünün bir tarafına yapışmıştı. Gözleri açıktı ama boşluğa bakıyordu. Yatağın üzerinde gördüğü kan lekesi Ayşe'nin nefesini kesti. Elini ağzına kapattı. “Allah'ım...” Birkaç saniye boyunca hareket edemedi. Sonra bütün gücüyle bağırdı. “Kızım!” Sevda irkildi ama başını kaldırmadı. Ayşe yatağın yanına koştu. “Sevda! Kızım, ne oldu sana?” Sevda'nın dudakları titredi. Ayşe kızının yüzüne baktıkça gözlerinden yaşlar boşaldı. “Vay başıma gelen... Kim yaptı bunu sana?” Sevda cevap vermedi. Ayşe'nin sesi daha da yükseldi. “Hangi soysuz yaptı bunu benim kızıma?” Mehmet koşarak odaya geldi. “Ne oluyor hatun?” Ayşe dönüp kocasına baktı. “Mehmet... Kızımıza bak!” Mehmet'in gözleri yatağa kaydı. Yüzündeki bütün renk çekildi. “Sevda...” Kızının yanına yaklaşmaya çalıştı. Sevda babasını görünce daha da içine kapandı. Mehmet durdu. “Hangi it yapti bunu benim yavruma lan .” Ayşe ağlayarak, “Kim yaptı bunu?” diye sordu. Sevda'nın dudaklarından sadece tek bir kelime çıktı. “Baba...” Mehmet'in gözleri doldu. “Buradayım kızım.” Ayşe bir anda kapıya yöneldi. “Hayriye!” Karşıdaki evden ses geldi. “Ne oldu anne?” Ayşe'nin sesi köyün içinde yankılandı. “Hayriye, gel buraya!” Hayriye koşarak geldi. “Ne oluyor ana?” Ayşe kapıda onu görünce öfkeyle üzerine yürüdü. “Ne oluyor mu?” Hayriye şaşkın bir yüz ifadesi takındı. “Ne oldu?” Ayşe parmağıyla Sevda'nın odasını gösterdi. “Sen böyle mi sahip çıktın bacına, ha?” Hayriye'nin yüzü gerildi. “Ne diyorsun sen?” “Kim yaptı bunu benim yavruma?” Hayriye bir an sustu. Ayşe'nin sesi titriyordu. “Sen karşı evde oturuyorsun. Kardeşin sana güvendi. Ben de sana güvendim.” Hayriye gözlerini kaçırdı. “Ne bileyim ben ana? Senin kızın... Allah bilir hangi arsız uğursuzla görüşüyordu da geldi başına bunlar.” Ayşe'nin yüzü bembeyaz oldu. “Sen ne dedin?” Hayriye bu kez kendini savunmaya geçti. “Ben nereden bileyim? Ben onun peşinde mi gezeceğim?” Ayşe'nin gözlerinden yaşlar aktı. “Yazıklar olsun sana Hayriye.” Hayriye hiçbir şey söylemeden arkasını döndü. Tam o sırada Ömer de abisiyle birlikte geldi. “Ne olmuş?” diye sordu. Ayşe ona bakmadı bile. “Çıkın dışarı.” Ömer kapının önünde durdu. “Kim yaptı ya bunu?” Sonra Sevda'nın hâline baktı. “Yazıklar olsun...” Sesi şaşkınmış gibi çıkıyordu. Mehmet ona sertçe baktı. “Sen ne arıyorsun burada?Çıkın gidin evimden tiyatro mu oynuyor.” Ömer cevap vermeden başını eğdi. Ayşe ise yeniden kızının yanına koştu. “Sevda... Hadi yavrum. Hastaneye gideceğiz.” Sevda hiç konuşmadı. --- Köyden komşuları Sevdanjn arkadaşı Havva ile eşi Ahmet de haberi duyup eve geldiler. Havva Sevda'yı görünce gözleri doldu. “Allah yardımcınız olsun...” Ahmet hiç oyalanmadan, “Arabayı hazırlayayım. Hastaneye götürelim,” dedi. Mehmet kızını dikkatlice hazırladı. Ayşe de başından bir an olsun ayrılmadı. Sevda bütün yol boyunca konuşmadı. Hastaneye vardıklarında doktorlar onunla ilgilenmeye başladı. Ayşe kapının önünde beklerken ellerini birbirine kenetledi. “Mehmet... Kızımız tek kelime etmiyor.” Mehmet başını eğdi. “Konuşacak ayse hangi it bunu yapti ona diyecek.” Bir süre sonra polis de hastaneye geldi. Görevli, Sevda'yla konuşmak için yanına girdi. “Sevda, sana bunu kimin yaptığını söyleyebilir misin?” Sevda'nın yüzü gerildi. Gözleri korkuyla kapıya kaydı. Ömer'in gece söyledikleri zihninde yeniden yankılandı. “Birine dahi konuşursan anne babanı öldürürüm.” Sevda başını yavaşça iki yana salladı. Polis tekrar sordu. “Emin misin?” Sevda dudaklarını birbirine bastırdı. “Bilmiyorum.” “Hatırlamıyor musun?” Sevda cevap vermedi. Çünkü biliyordu. Kimin yaptığını çok iyi biliyordu. Ama korkuyordu. Adını söylerse başına daha kötü bir şey geleceğinden korkuyordu. Bu yüzden sustu. Dışarıda ise Ayşe, kızının kapısına bakarak sessizce ağlıyordu. “Ne olur kızım... Konuş.” Ama Sevda o gün konuşmadı. O günden sonra Sevda daha çok içine kapandı
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD