6.Bölüm

1482 Words
Hayriye o günden sonra babası Mehmet'in evine bir daha gelmedi. Ama Sevda'yı gördüğü her yerde laf sokmaktan da geri durmadı. Köyde kiminle konuşsa Sevda'yı anlatıyor, olanları kendi istediği gibi aktarıyordu.Tabi bacımdır ama yalanmı diyeyim yanlışının arkasında duramam diyordu. — Sevda hamileymiş. — Kimden olduğu belli değil.Kimle ne yaptı Allah bilir.Belkide adam evli istemedi yuvasını bozmak. — Babamda çocuğu aldırmayacakmış. — Böyle şey olur mu? Evli bile değil. Günden güne köyde Sevda hakkında konuşanların sayısı arttı. Ayşe duydukça kahroluyor, Mehmet ise kızının yanında bunları belli etmemeye çalışıyordu. Sevda ise insanların bakışlarını hissettikçe daha da içine kapanıyordu. Bir gün öğle saatlerinde birkaç köylü Mehmet'in evinin önüne geldi. Önde yaşça Mehmet'e yakın Mahmut Efendi vardı. Arkasında birkaç erkek ve kadın duruyordu. Mehmet kapının önüne çıktığında Mahmut Efendi söze girdi. — Mehmet, senin kızın hamileymiş. Kimden olduğu bile belli değil. Evli değil, ortada nikâh yok. Sen de aldırmayacağım diyormuşsun. Böyle olmaz. Mehmet'in yüzü sertleşti. Mahmut Efendi devam etti. — Kabul edemeyiz. Bu köyde bizim de kızlarımız var. Kızın kötü örnek oluyor. Bir anda Sevda'nın yüzü kapının arkasında göründü. Söylenenleri duyuyordu. Gözleri doldu. Ayşe hemen kızına dönüp, — Sen odana geç kızım. dedi. Ama Sevda yerinden kıpırdayamadı. Mehmet ise bir adım öne çıktı. — Mahmut Efendi, benim kızımın ne yaşadığını bilmeden burada konuşuyorsunuz. — Mehmet, biz de köyün namusunu düşünüyoruz. Mehmet'in sesi titredi. — Ben de kızımın namusunu düşünüyorum. Kısa bir sessizlik oldu. Mehmet köylülerin tamamına baktı. — Hepiniz iyi dinleyin. Benim kızım bu köyde, bu evde tecavüze uğradı. Kalabalığın içinden birkaç kişi başını öne eğdi. Sevda'nın gözlerinden yaşlar süzüldü. Mehmet devam etti. — Bunu yapan da dışarıdan biri değil. İçimizden biri. Sesindeki öfke büyüyordu. — Kızıma her ne söylediyse, onu susturacak kadar korkuttu. O yüzden susuyor. Kalabalığın içinde Cemal ve Ömer de vardı. Ömer başını öne eğmişti. Çünkü birkaç gün sonra düğünü vardı. Eğer gerçek ortaya çıkarsa Sevda'nın karnındaki bebeğin kendisinden olduğu anlaşılacak, hem düğünü bozulacak hem de hapse girecekti. Cemal ise sessizce etrafına bakıyordu. Mehmet kalabalığa döndü. — Ömer le Cemal deburadaymış. Ömer istemsizce başını kaldırdı. Mehmet ona baktı. — Akrabalığımız var diye bugüne kadar size bir şey söylemedim. Ama sizde burada kızım hakkında konuşuyorsunuz Biriniz damadım diğeri kardesi Ömer hemen kendini savunmaya çalıştı. — Mehmet amca, ben... — Sus! Mehmet'in sesi bütün avluda yankılandı. Ömer susmadi — Belki kızının rızası vardı, Allah bilir kimlerle takılıyordu... Mehmet'in yüzü bir anda değişti. — Ne dedin sen? Ömer geri adım attı. Mehmet köylülere döndü. — Söyleyin bakalım! Kimse konuşmadı. — Bugüne kadar hanginiz Sevda'nın yanında bir erkek gördünüz? Sessizlik. — Hanginiz benim kızımın ağzından bir erkek adı duydunuz? Cevap yoktu. — Hanginize adıyla hitap etti? Kendinden kücük erkeklere bile saygısından "abi" diyen bir kızdan bahsediyorsunuz! Mehmet'in sesi artık öfkeyle yükseliyordu. — Bugüne kadar benim aklıma gelmeyen ne geldiyse aklınıza, şimdi hepiniz birden yaygara koparıyorsunuz. Söyleyin bakalım, hanginiz masumsunuz? Kimse gözlerini kaldıramadı. Mehmet bir anda Selim Efendi'ye döndü. — Selim Efendi, senin oğlun daha üç ay önce bir kızı kaçırmadı mı? Kız hamile kalmadı mı oğlundan? Selim Efendi başını eğdi. Mehmet bu kez Halil'e döndü. — Halil! Senin kızını daha bir ay önce hamile diye evlendirmedin mi? Halil'in yüzü kızardı. Mehmet Servet'e döndü. — Servet! Senin oğlun başka bir kızın namusuna göz dikti diye yıllardır hapiste yatmıyor mu? Servet cevap veremedi. Mehmet tekrar kalabalığa döndü. — Şimdi kalkmış hepiniz benim kızıma ahlâk dersi veriyorsunuz! Sesi öfkeyle titriyordu. — Defolun evimden! Kimse kıpırdamadı. Mehmet eliyle kapıyı gösterdi. — Hepiniz! Sonra sözlerini daha sakin ama daha kesin bir sesle sürdürdü. — Sevda kabul ettiği sürece o bebek benim torunumdur. Kızımın çocuğudur. Ne köyümü terk ederim ne de vazgeçerim kızımdan. Mehmet bir an durdu. — Kızımdan da karnındaki çocuktan da vazgeçmeyeceğim. Kalabalığın içindeki adamlardan biri öne çıktı. Mehmet'in yaşlarındaydı. — Mehmet Bey... Herkes ona döndü. — Ben bir şey söyleyeceğim. Mehmet ona baktı. Adam devam etti. — Senin kızın bekâr. Ama çocuğu doğurursa bile nüfusuna alamaz, biliyorsun. Eğer istersen ben evlenirim kızınla. Ona da sahip çıkarım, karnındaki çocuğa da. Ömer'in yüzü bir anda bembeyaz oldu. Gözleri dehşetle açıldı. Sevda'yla evlenmeye hiç niyeti yoktu. Ama onu başkasına bırakmayı da hiç düşünmüyordu. Mehmet ise adama birkaç saniye baktı. — Ben kızımı ne sana ne de bir başkasına muhtaç ederim. Torunum doğunca ben alacağım nüfusuma. Kimseye ihtiyacı yok kızımın. Sonra sesi daha da sertleşti. — Ha bir de kızımı sırf tecavüze uğradı diye babası yaşında bir adama vermem. Hadi gidin! Kapımdan bir daha da gelmeyin! Bu sözlerin ardından herkes susmuştu. Az önce Sevda hakkında konuşan insanların hiçbiri tek kelime edemiyordu. Mehmet kapıyı gösterdi. — Gidin! Köylüler yavaş yavaş dağılmaya başladı. Ömer de başını öne eğerek kalabalığın arasına karıştı. Yüzündeki korkuyu kimse fark etmesin diye uğraşıyordu. Sevda ise kapının arkasında gözyaşları içinde babasına bakıyordu. Mehmet kalabalık tamamen uzaklaştıktan sonra arkasını döndü. Kızını karşısında görünce yüzündeki sert ifade bir anda yumuşadı. — Kızım... Sevda hiçbir şey söylemeden babasına koştu. Mehmet kızını kollarının arasına aldı. Sevda babasının göğsüne başını yaslayıp ağlamaya başladı. — Baba... Mehmet kızının saçlarını okşadı. — Ağla kızım. İçinde ne varsa bırak. Ben buradayım. — Beni bırakma baba. — Seni hiç bırakır mıyım? Sevda babasına daha sıkı sarıldı. — Ben benden utanıyorsun diye düşündüm... Mehmet'in gözleri doldu. — Sen utanacak hiçbir şey yapmadın kızım. Utanması gereken varsa o da sana bunu yapan kişidir. Ayşe de yanlarına gelip ikisine sarıldı. O günden sonra Mehmet ile Ayşe, kızlarının üzerine daha çok titremeye başladılar. Aradan birkaç ay daha geçti. Sevda'nın karnı iyice belirginleşmiş, doğuma da fazla bir zaman kalmamıştı. Buna rağmen her sabah bahçeye çıkıyor, gücü yettiğince işlerini yapıyor, annesine yardım ediyordu. Köyde insanlar hâlâ konuşuyordu ama Mehmet'in o gün evinin önünde söylediklerinden sonra kimse eskisi kadar rahat konuşamıyordu. Sevda ise artık duyduğu her söze kulak asmıyordu. Bir gün öğle saatlerinde evden çıkıp çeşmeye gitti. Elindeki testiyi doldururken arkasından gelen ayak seslerini duydu. Başını çevirdiğinde Ömer'i gördü. Sevda'nın yüzü bir anda gerildi. Ömer etrafına baktı. Çeşmenin başında ikisinden başka kimse yoktu. Birkaç adım yaklaşıp alçak sesle konuştu. — Sen hâlâ o çocuğu doğurmayı mı düşünüyorsun? Sevda cevap vermedi. Ömer biraz daha yaklaştı. — Bak Sevda, aklını başına topla. O çocuğu aldırmazsan sadece kendini değil, aileni de yakarsın. Sevda'nın eli testinin kulpunda sıkıldı. — Ne demek istiyorsun? Ömer'in yüzünde tehditkâr bir ifade belirdi. — Annenle baban var. Ablan var. Cemal var. Köyde herkesin bir açığını bulurum. Sen o çocuğu doğurmaya kalkarsan ailene neler olacağını düşün. Sevda bir süre ona baktı. Aylar önce olsa korkardı. Susardı. Belki gözlerini kaçırır, belki hiçbir şey söylemeden oradan uzaklaşırdı. Ama bu kez öyle olmadı. Elindeki testiyi yere bıraktı. Sonra Ömer'in yüzüne bir tokat attı. Ömer neye uğradığını şaşırdı. Sevda'nın gözleri doluydu ama sesi ilk kez titremiyordu. — Şerefsiz! Ömer elini yanağına götürüp ona baktı. — Sen ne yaptığını sanıyorsun? Sevda bir adım daha attı. — Hele bir aileme dokun. Sesi yükseldi. — Bir kere bile anneme babama zarar vermeye kalk... O zaman ben de susmam. Ömer'in yüzündeki öfke bir anda değişti. Sevda devam etti. — Beni bugüne kadar susturan neydi biliyor musun? Ömer sessiz kaldı. — Hayriye ablamın evliliği bozulmasın diye sustum. Ömer'in yüzü bembeyaz oldu. Sevda artık durmuyordu. — Ailemin başına bir şey gelmesin diye sustum. Ablamın yuvası yıkılmasın, yeğenim babasız kalmasın diye sustum. Gözlerinden yaşlar süzülüyordu ama sesi hâlâ kararlıydı. — Ama sen ailemi tehdit edersen ben de susmam. Ömer bir şey söylemek istedi. Sevda sözünü kesti. — Giderim jandarmaya. Giderim savcılığa. Giderim bütün köyün ortasına çıkar, bana bunu yapan kişinin sen olduğunu söylerim. Ömer'in nefesi kesilir gibi oldu. — Sevda... — Ne oldu? Sevda acı bir gülümsemeyle baktı. — Bugüne kadar sustum diye hep susacağımı mı sandın? Ömer cevap veremedi. Sevda elini karnının üzerine koydu. — Bu çocuk benim çocuğum. Bir an durdu. — Sen ise umurumda bile değilsin. Ömer'in yüzü gerildi. — Senin yüzünden hayatımın en zor günlerini yaşadım. Ama o bebeğin hiçbir suçu yok. Ben onu dünyaya getireceğim. Sonra Ömer'e sertçe baktı. — Bir daha karşıma çıkıp çocuğumu tehdit etme. Ömer hâlâ ne söyleyeceğini bilemiyordu. Sevda son kez konuştu. — Yoksa kendini jandarmada bulursun. Ömer'in gözleri kaçtı. Çünkü o an Sevda'nın gerçekten yapabileceğini anlamıştı. Aylarca sustuğu için onu hâlâ korkak sanmıştı. Oysa karşısında artık sessizce başını eğen Sevda yoktu. Ömer geri çekildi. Sevda ise arkasından bakmadı bile. Testisini yerden alıp çeşmeden uzaklaştı. O gün Ömer ilk kez gerçekten korkmuştu. Sevda'nın söylediklerinden değil yalnızca... Gerçeğin bir gün bütün köyün önünde ortaya çıkmasından korkmuştu. Aradan aylar geçti. Sevda'nın karnı iyice büyüdü. Köyde konuşanlar yine oldu ama Mehmet'in o gün söylediklerinden sonra kimse eskisi kadar rahat konuşamaz hâle geldi. Havva ise Sevda'yı hiç yalnız bırakmadı. Ahmet de fırsat buldukça uğrayıp ihtiyaçlarını sordu. — Bir şey lazım mı Sevda? — Yok Ahmet abi. — Olur mu öyle? Bir şeye ihtiyacın olursa söyleyeceksin. Havva da her fırsatta yanına geliyor, bazen ev işlerinde yardım ediyor, bazen bahçeye çıkıp onunla oturuyordu. Sevda'nın doğum zamanı yaklaştıkça evdeki heyecan da artmaya başladı. Artık herkes bebeğin ne zaman geleceğini bekliyordu. Sevda ise her gece elini büyüyen karnının üzerine koyup sessizce düşünüyordu. Hayatında yaşadığı onca şeye rağmen, içinde büyüyen o küçücük cana artık alışmıştı. Ve doğum zamanı giderek yaklaşıyordu.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD