* * * * * Aramızdaki ilişkiyi en yakınlarımız bile bilmezken beni böyle ulu orta, meydanın ortasında öpmesi boşuna değildi. Dudaklarımız usulca birbirinden ayrıldı; o geri çekildi. Gözlerimiz yeniden buluştuğunda hâlâ onun kollarındaydım. "Kaya ben," diye fısıldadım. "Sus, bir şey deme şimdi," dedi; ardından yanaklarımdaki ellerini indirip elimi tutarak "Hadi gidelim buradan, seni eve götüreceğim," dedi. Sorgulamadan peşine takıldım; onun yanında güvende olduğumu biliyordum. Arabası biraz uzaktaydı. Oraya varana kadar el ele yürüdük; parmaklarım onun parmaklarının arasındaydı. Elimi böyle tutuyordu ve ilk defa biri benim elime bu kadar sıkı sıkı tutuyordu. Daha önce flört ettiğim insanlar, sevgililerim olmuştu ama hiçbiri elimi bu kadar sıkı tutmamıştı. Yüzbaşı Kaya elimi sanki her an

