* * * * * Bir anda dudaklarımdan dökülüvermişti her şey. Söylediklerime de şaşkındım, bunları söyleyebildiğime de. Kaya, karşımda kaşları çatık hâlde, en az benim kadar şaşkın görünüyordu. Derin bir sessizlik oluşmuştu. Kendimi rahatlamış hissediyordum ama onun ne söyleyeceğini bilmiyordum. Keşke söylemeseydim; şimdi kendimi ona yamamaya çalışıyorum diye düşünecek. "Neden bahsediyorsun sen? İlkimdi, ne demek?" dedi. Dudaklarımı içime çekip mühürledim. Kokusunu genzime hapsettim. "Lütfen beni yanlış anlama, senden hiçbir şey beklemiyorum," dedim; kısaca yalan söyledim. Onu istiyordum. Onun da beni istemesini... Biraz daha yaklaştı; kaşları hâlâ çatıktı, anlamaya çalışıyor gibiydi. Gözlerimiz bir an olsun ayrılmıyordu. Dibime kadar geldi; onun gözlerine bakmak için kafamı geriye yatırm

