* * * Kaya uzaklaşıp koridorun köşesinde kaybolduğunda, içimde tarifsiz bir boşluk kaldı. Onun adımlarının yankısı bile bana soğuk geliyordu. O an fark ettim ki, bedeninde taşıdığı yaralarla uğraşmak, benim içimdeki yaraları iyileştirmekten daha kolaydı onun için. Birkaç saniye öylece kaldım; gözlerim, az önce konuştuğumuz yerde donmuştu. İçimde, bir yandan onu görmekten gelen rahatlama, diğer yandan onun mesafeli bakışlarının bıraktığı kırgınlık birbirine karıştı. Sanki aynı anda hem nefes alıyor hem boğuluyordum. Başımı kaldırdım, acil kapısından içeriye girip Gürbüz’ün götürüldüğü odaya yöneldim. Koridorun floresan ışıkları altında yürürken, beyaz duvarlar gözüme olduğundan daha soğuk görünüyordu. İçimden, “Beni neden böyle uzağında tutuyorsun, Kaya? Neden bana sadece ‘doktor’ diyors

