* * * * * Dr. Zeynep Arslan Dışarıdaki sağanak yağmurun sesi evimin tam içindeydi. Yüzbaşı Kaya salona doğru geçtikten sonra kapıyı kapattım ve elimde anahtarla bir süre durup öylece arkasından bakakaldım. Salona geçti, etrafa şöyle bir bakındı. Onu koridordan izliyordum. Evimin içi neredeyse tamamen karanlıktı. Anahtarımı ve üzerimdeki deri ceketi portmantoya bırakıp çantamı da dolabın üzerine bıraktım. Onun arkasından salona geçtim ama adımlarım ürkekti, aynı zamanda da heyecanlıydım. Çünkü onun gibi bir efsanenin benim evime gelmesi, üstelik bana ilgi duyduğunu hissettirmesi… Beni beğenmesi, beni deli gibi heyecanlandırıyordu. Kalbim duracaktı neredeyse. Salonun ışığını doğrudan açmadım. Daha loş bir ışık olması için lambader'i yaktım. Odanın içi sarı bir ışıksa loş bir hal aldığınd

