* * * * * Yüzbaşı Kaya, tüm ağırlığıyla üzerimdeydi. Kaçmak istesem bile kaçamazdım sanki... Ama zaten kaçmak istiyor muydum ki? Hayır. Belki de tek istediğim şey ona tamamen teslim olmaktı. Sadece o anın içinde kaybolmak. Zihnimin bir köşesi hâlâ temkinliydi. "Peki ya sonra?" diyordu içimdeki ses. Ama o an susturdum kendimi. “Boş ver Zeynep... Sadece anı yaşa. Kaybedeceğin hiçbir şey kalmadı zaten.” Dudaklarımız birbirine mühürlenmiş gibiydi. O, bedenime sadece öpücüklerini değil, kendi varlığını da işliyordu. Beni yalnızca öpmüştü ama dudaklarının değdiği her yerimde yangın başlamıştı sanki. Çenemi iki parmağıyla kavrayıp dudaklarımın arasına girerken, sanki beni içmek, yutmak ister gibiydi. Gözlerim kapalıydı. Tamamen kendimi o ana bırakmıştım. Bedenim itaatkârdı. Bir elim onun sı

