Mina... Laboratuvarda masanın başında oturmuş, önümdeki notlara bakıyordum. Daha doğrusu bakıyordum denebilirse. Çünkü son yarım saattir aynı satırı okuyup duruyordum. Kapı açıldığında başımı kaldırdım. Yakup içeri girmişti. Mina, Mert abi seni çağırıyor. Başımı kaldırıp ona baktım. Hani çıkmayacaktım ben laboratuvardan? Yakup cevap vermeye çalışırken çantamı kaptım. Neyse, gidelim. Ama söyleyeyim, eğer yine bana bağıracaksa hiç gelmeyeyim. Sabahtan beri zaten— Gider gitmez Mert abiyi gördüm. Cümlemin ortasında sustum. Mert abi de beni gördü. Yüzü bir anda değişti. Ben daha ağzımı açamadan konuştu. Mina. Efendim? Bak yine seni görür görmez sinir katsayım yukarı çıktı. Ben ne yaptım daha? Daha hiçbir şey yapmadın. Onu diyorum zaten. Kollarımı göğsümde bağladım. Mert abi beni

