13. BÖLÜM

610 Words
              Kafası odanın giriş kemerinin ardında kalıyordu, Gamze onu sadece boynuna kadar görebiliyordu. Birkaç saniye geçti aradan, Nurhayat hanım korku ile inlemeye başladı. Bu olur olmaz adam iki metrelik uzun kapıdan eğilerek geçti. Görüntüsü korkunçtu. Dudakları yoktu, dişleri ise bembeyazdı. Adam Gamze'ye ilerlerken Gamze sol omzunda hissettiği el ile yerinden sıçradı. Heryer bir anda karardı ve tekrar aydınlandı.               Gamze tekrar görebildiğinde korkudan yüksek bir çığlık attı. Ellerinin ve dizlerinin üstüne çokmüş bir vaziyetteydi, göz hizasında ise ona bakan boş gözler vardı. Hayalet elini olmayan çenesine götürdü, Gamze'ye "sus" diyordu. Gamze aniden sesini kesti, bir eliyle ağzını kapattı. Çok geçmeden Etrafına bakınmaya başladı. Bir bodrum odasındaydı, evin bodrumuna benzemiyordu. Etrafı gözleri ile kolaçan ederken odadan kaybolan eşyalar gözüne çarptı. Kapı çaldığında yerine bıraktığı kitapçık hemen karşısındaydı. Emekleyerek ilerlerken bir yandanda ses çıkarmamaya çalışıyordu. Kitapçığı yavaşça eline aldı ve cebine soktu. Arkasını tekrar döndüğünde kızın ayağa kalkmış olduğunu fark etti. Etrafına bakıyordu ve sanki evi dinliyordu. Evden gelen ayak sesleri vardı, tüm evi dakikalarca dolaşan ayak sesleri ezanın okunması ile birden yok oldu. Kız duvarı işaret etti, Gamze yerinden kalkarak duvara doğru gitti ve hafifçe ittirdi. Büyük bir gürültü ile duvar içeri doğru açılmaya başladı. Açılan yerden geçtiğinde ise nerede olduğunu anlamıştı. Bu oda üst katta bulunan kilitli odaydı. Odanın yan tarafı birisi tarafından gizli bir yere dönüştürülmüştü..               Gamze odadan çıktığında merdivenlerin başında tekrar kız çocuğunu gördü, bu sefer merdivenlerden aşağısını işaret ediyordu. Gamze'nin aklına aniden Nurhayat hanım geldi. Nurhayat hanım epeyce bir süre o şeyle baş başa kalmıştı..               Gamze merdivenleri koşarak indi ve odaya doğru gitti. Nurhayat hanım olduğu yerde oturuyordu fakat gözleri kapalıydı. Hızla yanına koştu ve nefesini dinledi, nefes alıyordu. Eli ile kafasını düzeltecekken tomar tomar saç kanla birlikte avcuna yapıştı. Gamze hemen elini çekerek Nurhayat hanımın kafasını kontrol etmeye başladı. Saçının büyük bir kısmı yerinde yoktu. Kız çocuğu hala odanın başında bekliyordu. Gamze hızla banyoya giderek bir tasın içine sıcak su hazırladı ve yanına bezi de alarak Nurhayat hanımın kafasını temizlemeye başladı. Bezi her sürttüğünde bir tomar saç yerinden çıkarak beze yapışıyordu. Dakikalar sonra Gamze Nurhayat hanımın kafasını temizlemeyi başarmıştı. Onu yerinden alarak çekyata yatırdı. Başında uzunca bir süre bekledi.               Yanına gelen kız çocuğu ile bir an irkildi. Artık ne ondan korkuyor nede çekiniyordu. Kız çocuğu en nihayetinde Gamze'yi korumuştu. Kız çocuğu Nurhayat hanımın yanına oturdu ve saçlarını taramaya başladı. Her taradığında Nurhayat hanım'ın nefesi biraz daha düzeliyordu, sonunda ise gözlerini açmıştı.               "Nurhayat hanım iyi misiniz?"               Nurhayat hanım hiçbir şey söylemeden Gamzenin saçlarını okşamaya ve birden ağlamaya başladı. Bunlar olurken kız çocuğu Nurhayat hanımın saçlarının hepsini taramıştı. Yerinden usulca kalkarak Gamze'nin arkasına geçti ve onunda saçlarını taramaya başladı. Dakikalar sonra kız çocuğu birden duraksadı, eliyle Gamze'nin cebine dokunarak kitapçığı gösterdi. Gamze sakince kitapçığı yerinden çıkardı ve açıp okumaya başladı. "Bugün ablamla ilk bebeğimizi ördük."               Günlük, kızların gündelik yaşamlarından bahsederek devam ediyordu. Evde yaptıkları işlerden, annelerinden ve bazen evdeki kavgalardan. Gamze sayfaları atladıkça kızın el yazısının bozulmaya başladığını fark etti. İlk başlarda çok güzel bir el yazısına sahipken diğer sayfalar sanki hiç özenilmeden yazılmış gibiydi. "Bugün babamın ölüm yıl dönümü. Onu çok özlüyorum. Ablam her gece fotoğrafına bakarak ağlıyor."               Birkaç sayfa daha atladı. "Annem eve bir adamla geldi. Artık o bizim babamızmış. Çok uzun ve yüzü çok korkunç. Geceleri evde geziyor, ara sıra ablamın odasına giriyor. Bugün sıra bendeymiş."               Gamze'nin kalp atışları hızlandı, sayfaları daha hızlı okumaya başladı. "Çok karanlık. Ne yazdığımı göremiyorum. Annem evde yokken benim yanıma geliyor. Bugün elindeki çekiçle duvarı yıkmaya başladı."               Kitapçıktaki tarih ilerlerken yazılanlar Gamze'yi daha da endişelendiriyordu. "Geceleri odama gelip saçlarımı kokluyor. Bugün makasla saçımı kesti. Anneme korktuğum için anlatamadım. Çok korkuyorum." "Ablama ve bana oyuncaklar ördü. Oyuncakların kafasında bizim saçlarımız vardı." "Annem iş gezisi için şehirden ayrıldı. Bİr ay boyunca bize o bakacak."
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD