Garam, aşk, sevdâ, şiddetli arzu. Aniden verdiğim tepki ile avuçlarım dudaklarımı örterken şaşkın gözlerim karşımda gülümseyen gözlerle beni izleyen adamı buldu. Tepkim öylesine hoşuna gitmişti ki, gülümsüyor ara ara dudaklarından bir şey kaçıracakmış gibi bakıyordu. Az önce duyduklarım doğruydu değil mi, yanlış duymamıştım? Mehmet, şaşkın gözlerime bakıp kendini toparlamaya çalıştı. Kolları bana uzanarak, dudaklarımın üzerine örttüğüm parmaklarımı çekti. Ellerinin arasındaki parmaklarımı avuçlarının arasına hapsedip, okşadı. "Ne oldu hatun, duyduğuna pek şaşırmış gibisin?" "Sen az evvel ne dedin?" İşittiği sözcükler ile başını eğdi. Parmaklarımı okşamaya devam ederken üzerime doğru bir adım attı ve aramızdaki mesafeyi kapattı. Soluklarım göğsüne değerken, yüzüme doğru eğildi. "Ben ö

