"Ya hu hekim bak seni öldürürüm ha!" dedim sinirle kollarımı birbirine doladım. Yine başım kadar iğne getirmiş, diretiyordu illah vuracağım diye! Ben o kolum kadar iğneyi asla bedenime batırmazdım. Olmazdı ya hu öyle şey! "Sultanım ağrılarınız için." "Ya hu ağrım yok ki? Turp gibiyim ben!" dedim sinirle nefesimi üfledim dışarı. Hekim sabır dileyerek elindeki iğneyle başımda beklemeye başladı. "Bak Hünkar geldiğinde hele bir iğne de var ya gelip kaldığın o odayı seninle birlikte yakarım!" diye cırladım. "Affedin Sultanım, siz delirdiniz mi?" "Evet bazıları bana deli Ayşin der bilmez misin?" dedim minik bir tebessümle. Şaşırıp kalsa da diretmeye devam etti. "Size bunu yapmak zorundayım." Başımı iki yana salladım. Yatağa hapsolmuştum ayağım yüzünden yoksa ben ne yapacağımı bilirdim hekime

