Cihanın ağzından
Deliye döndüm hiç bir yerde bulamayınca kendimi o dekorların olduğu yere attım bağıra bağıra dekorları her tarafa atmaya başladım
" Nigar Nigaaaaaarrr nolur ses ver kurbanın olayım ses ver nolur geç kaldığımı söyleme"
Hem bağırıyor hem ağlıyor dum. Herkes bu tarafa doğru koştu butun ekip bir şekilde yardım ediyordu. Kızlardan biri durmadan arıyor du. Tuğçe ve Yasemin hıçkıra hıçkıra ağlayarak eşyaları sağa sola atıyor du.
Telefonu orda bi yerlerde çalıyor du. duyuyordum ama yetişemiyordum bu da çok koyuyordu bir süre sonra onu buldum güzel saçları toz toprak içinde kalmıştı yüzü gözü yara bere içinde gözleri kapalı yatıyor du.
" Kafasına dikkat kafasını hareket ettirme" dedi ekibimizin hemşirelik mezunu Lale
kucağıma aldığım gibi arabaya koştum
"Anahtarları bana ver ben kullanacağım sen kafasını sabit tut" diye benden öne atıldı Feyza
"Arka cebimde al çabuk "
anahtarı aldığı gibi kendimi arabaya attım kafasını tuttum acıdan yüzü buruştu.
"immm" inledi acıdan.
benim canım yandı.
"Kurbanın olayım senin canın yanacağına benim canımı alsalar di keşke gül yüzüne ölürüm ben"
kıyamıyorum ona tek toz parçası gelse canım yanıyor
Nigarin ağzından
neredeyse sesim çıkmıyor kısık sesle "yardım" diyordum üzerimdeki yükler alınınca daha rahat nefes aldım sanki ama güçlü ağrıya dayanamıyordum
Onun kokusu sardı her tarafımı ama ne ses vardı ne bir görüntü sadece karanlık ve acı vardı hep olduğu gibi
hastanede kendime geldim Cihan ve annem oradaydılar.
"Ben ilk baştan dedum hataydı hata. sirf senun yüzünden gitti Allah belani vermesun keşke seni hiç görmeyeydi da bunu yaşamayaydi benum yavrum" hıçkıra hıçkıra ağlıyordu.
kaç saattir baygındım ve kaç saattir Cihan bu eziyeti dinliyordu. Çünkü annem benim ona aşık olduğumu biliyordu en ufak acımda bütün öfkesini hep ona kusuyordu. Tabi eskiden hiç birini duymadı sadece tVdeki görüntüsüne söylenip durdu ama hazır yakalamışken bırakır mı bizim Nihal Karabay bu fırsatı Ama birinin bunda dur demesi lazım di butun gücümü topladim
kısık sesle" anne "dedim.
İlk cihan duydu:" hayatım gülüm kurbanın olayım uyandın" dedi.
Annemde ağlamaya devam ederken konuştu "Annem yavrum uyandun sonunda ne istersun ahu gözlüm"
"Su" dedim
Yavaşça içirdiler ve doktorlari çağırdılar herşeyin yolunda olduğunu ağır yük ve toz nefes almamı engellediğini kemiklerim hasar gördüğü ama çok önemli olmadığını ve hızlı iyileşeceğimi hepsi yerinde olduğunu söylediler dinlenmem lazımdı.
Hastanede geçen bir kaç gün ardından gide bileceğimi söylediler. Bende eşyalarımı toplayıp kavga eden ikiliyi izliyordum. Dakikalarca nerde kalacağımı tartıştılar cihan'la Annem
"Eve götüreceğim" diye diretti annem
"Eğer isterseniz bizim evde kala bilirsiniz ihtiyacınız olan şeyleri ben getiririm öylece nigar da yalnız kalmaz sizde başından ayrılmaz sınız"
"Hayır kabul etmiyrim" ama Cihan ısrar ediyordu
En sonda anneme " beni anlayın ben ona deli gibi aşığım aklım kalır ben sizin evin dibine dikilirim" demişti
ben doğru mu duymuştum bana aşık olduğunu mu söyledi. Başta dünyalardan uçtum ama sonra aklımı topladım. O benim kalbimi kırmıştı hemde defalarca en son yaptığı da cabası. şimdi gelip bana aşığım diyemezdi. öyle kolay affedip boynuna atlayacak değildim
" olsun sen bize gel orda kal" dedi
ben daha büyük şok! benle kafamı buluyordular. Evet resmen öyleydi. bu diyaloğun başka açıklaması olamazdı çünkü. Cihan ısrar etmeye devam edince annem kızdı
"bu kiz bunca şeyi yaşarken burda sesin çıkmadı şimdi gelip aşkını ilan mi ediyorsun kusura bakma ama bu düpedüz yüzsüz lük" dedi
cenan şaşkına döndü sonra baktı başka çaresi yoktu ve eve doğru yola koyulduk
Cihanın ağzından
" Nigar aç gözlerini kardeşim yapma bize bunu" Diye önden Feyza ağlayacak gibi bakıyor direksiyona resmen işkence ediyordu sanki daha fazla sıkarsa daha hızlı yetişecekmiş gibi
" Biraz daha hızlı sür şu siktiğimin arabasini"
Son surat gidiyor olmamıza rağmen hala içimde bir his sanki Yetişemeyecekmisiz gibi korkuyla sardı.
" Nigarim güzel gözlüm "Diye gözlerini öptüm
" hayatımın aşkı seni ilk gördüğüm gün sana deli gibi tutuldum ama söylemeye korktum aşktan korktum ben senin gibi cesaret edemedim salaklık ettim şimdi ise geç kaldım aç gözlerini beni nefessiz bırakma bitanem. Ben sana geç kaldım sen benden erken gitme olurmu kalbimin aynası. Sen uyan ben sana kendimi affetireceğim tamammi meleğim tamammi Tatlım" sanki yollar bitmiyordu.
Sonunda hastaneye ulaştık acilin kapısından o kucağımda içeri girdim ve sedye getirin diye bağırdım hemen getirdiler.
" Hastaya noldu" dedi doktor
Ebenin şey diyemedim tabi tek tek anlatmamız lazım di
"Kuliste üstüne dekorlar düştü"
" Hastanın kimi oluyor sunuz"
" Erkek arkadaşı"
"Hemen kontrol altına alıyoruz müdahale edeceğiz merak etmeyin kemikler de kırık beyinde hasar varmi diye bakacağız birinci dereceli yakınları yakın ise gelmesi iyi olur"
" Ben sevgilisiyim"
"Bunlar sayılmaz maalesef beyefendi resmi bağınız olmadan ameliyat ya da daha kritik durum izinleri için ailesinin ya da birinci dereceli yakınının onayı lazım "
Yok devenin nikahı diyemedim tabi neymiş ben sayılmıyormuşum e biz neyiz eşek başı mi?
tamam diyip hemen telefonumu çıkardım. Lanet olsun annesinin numarası bende yoktu
"Hay sikeyim !" diye ağzımdan küfür çıktı sonra Feyzanin elinde duran tozlu telefon gözüme ilişti.
" O Nigarin mi?"
"Evet ama şifre var giremiyorum"
" Ver bakayım ben deneyecem"
İlk önce aklıma gelen bir kaç şifreyi denemeye karar verdim.
Benim ilk skece çıktığım o gün ilk defa onu gördüğüm gündü aslında sahneye çıktım zaten heyecanlıyım birde sahnede ilk gözüm kahvelerine çarpmıştı sanki çikolatadan yapılmış gibi orda oturuyor du işte o yüzden ona şeker kız Candy gibi bir deyim koymuştum. 2111 ya da 1121 geçersiz
ilk kuliste yıllardır hayallerimi süsleyen o çikolata kızı gördüğüm gün ona zaten aşıktım tutkundum onun için neredeyse 3 senedir yanıp tutuşuyor dum 1810 ya da 1018
acaba ne ola bilir? doğum tarihini girmeye çalıştım o da değil di.
sonra ekrandaki armaya gözüm kilitlendi. Tabi ya bu kız hastalık derecesinde fanatik değil mi? maç var diye provaya gelmemişti hocadan da azar yemişti 1903 kilit açıldı
"Niye bu kadar basit?" yüzümde ufak gülümseme rehbere girdim ve annesini arayıp haber verdim
Yarım saat sonra geldi annesi yüzünde bariz korku vardı
" Sakin olun her şey yolunda annec..." yüzüme gelen tokatla kendime geldim
"Sakinn sakin bana o kelimeyi dema sen kim oluysunda kizimi olume sürükleyip üstüne bana ana demeye kalkiysin"
sanırım haklıydı yüzümün acısı kalbimin sızısı kadar değil di
"Ana yapma boşver gidelum biz kardeşim bekliy elunin kirlenmesune değmez"
bu kız kesin Nigarin ablası olması lazım iğneleyici lafları da cabası İki kadına feyza eşlik etti ve koridor boyunca yürüyüp yoğun bakımın kapısında durdular.
1 gün boyunca yoğun bakımda tuttular ciddi zedelenme vardı ama kırık vs bişey yoktu o da rahat nefes almama yetmişti. Nigarin ablası Aygül hanımın çocukları olduğu için erkenden ayrıldı. Bende Nihal anneyle yalnız kaldım ve kadın tabiri caizse benim ağzıma tükürdü.
Sonunda Nigarı normal odaya aldılar çok mutluydum gidip odanın içinde oturuyorduk ve annesi hala bana kızıyor du. bütün öfkesini nefretini kusuyor du.
Haklı kadın o yüzden sesimi çıkarmadım yeterki Nigarim uyansındı
sonunda şifa gibi o sesi duydum "Anne..."
bu bile hayatımı güzelleştirmeye yetmişti daha fazlasını isteyemezdım.
doktor kontrolleri sonrası gitmemize izin verdiler sorun şu ki nereye gidecekti ben artık nigar'dan bir saniye ayrı kalamazdım ama annesi mümkünse bir kaşık suyla boğacak ti beni. üzün tartışmalar sonrası Mecbur kendi evinde kalması için anlaştık şimdilik böyle olsun Nigar hanım daha bunların acısını çıkaracağım