Ben Turan Şeyhanlı Şanlıurfanin en büyük aşiretinin en büyük oğlu ve en büyük torunuyum. Doğduğum andan itibaren ağa olmak için eğitildim. Hep bunun yükü altında ezilmemek için çaba harcadım ama kimse bana ne istediğimi sormadi. Dapir(ninem) çocukluğumdan bu yana katı kurallarla buyuttu "Sen bir ağa oğlusun buna layık olman lazım. Ağa dediğin bunu yapmaz , Ağa dediğin ağaç ta maymun gibi sallanmaz Ağa dediğin hizmetçilerin çocuğuyla oynamaz" Bu şekilde sürekli bir kısıtlama içinde büyüttü. Arada bir babamın en yakın arkadaşı olan Ahmet Ağa'nın evine Karadeniz'e giderdik ancak o zaman ben kendimi insan gibi hisseder hiç bir kısıtlama olmadan güzel bir Zaman geçire bilirdim. Nihal anne bana asla bir ağa oğlu gibi davranmazdi samimiyeti ve saf anne sevgisiyle yaklaşır di. Hele onların kız

