Bölüm 1

1215 Words
Herkesin telaş ettiği bir pazartesi sabahı... Herkes bir yerlere acele ediyor, kimisi işe, kimisi okula, kimisi hayat telaşında, yine kimdir birilerine. İsmim Nigar... Nigar Karabay Ahmet ve Nihal Karabayların en küçük ve beklenmedik ama en çok sevilen minik kızı olarak dünyaya geldim. Böyle diyorum sebebi Abim 1986 doğumlu ablam ise 1991 doğumlu bende 2000 senesinde bu dünyaya merhaba dedim. ( gerçi hemen arkasından vay aw keşke doğmasaydım dedim da neyse orası ayrı hikaye) Doğuştan kalp rahatsızlığı tespit edildiği için üzün zaman kontrol altında tutuldum ve çocukluğumun büyük bir kısmını hastanede geçirdim. Bir sonraki yıllarım da bu şekilde geçti. Zamanla bununla yaşamayı öğrendim. Henüz 5 yaşında Karadeniz'den İstanbul'a taşındık. Memleketten kopup gelmenin yükü altından kalkmaya çalışırken bir yandan da 15 yaşında daha kokusuna doyamadan babamı kaybettik. Halihazırda mücadelesi zor olan bu dünyada tek başımıza kalmıştık. Babamın İstanbul'daki şirketi iflasa sürüklendiği için babam kalp krizi geçirerek hayata erken veda etti. Ama onun Şanlıurfadaki iş ortağı şirketine sahip çıktı ve sanki babam hala oradaymış gibi çalıştırmaya ve iflastan kurtulmasına yardımcı oldu Bir abim ve Ablam var ve ikisi de evli çocuklu oldukları için yaşadıkları hayata müdahale ederekten düzenlerini bozamazdık. Abim babamın Karadeniz'de ki kum şirketinin başına geçti ve iflasın eşiğinden kurtararak hem kendi ailesinin hemde bizim gecimimizin büyük kısmını karşılıyor. İş gereği de köyde kalıyor kurulu düzenleri vardi. Abimi seviyorum ama onunla pek zaman geçirmedik açıkçası pek samimi sayılmayız Bir de güzeller güzeli ablam var onlarda ailesiyle Tekirdağin'da oturuyorlar. Eniştem imam olduğu için genelde nereye atansa oraya taşınıyorlar desem doğru olur. Aslına bakarsanız onunla da pek samimi değiliz ama yine de ikisini de seviyorum. Sevmeyıp ne yapacağım sonuçta onlar benim ailem Küçük yaştan annemle hayata mücadele vermeyi öğrendik. Çünkü genelde ikimiz dışında kimse yoktu etrafımızda. Ablam da abim de uzak yol ve çocuklardan dolayı sürekli gel git yapamazlar di. Ve bu kocaman memlekette anne kız bir birimizdan başka kimsemiz yoktu. Evet bu Büyük şehir, dumanlı hava, telaşlı insanlar... İnsanlar! Evet burda çok fazla insan var. Her türden insan var. Bütün ırkların merkezi gibi İstanbul. Çok büyük ve içinde çok insan barındırıyor. Öyle ya da böyle buradaki yeni hayatıma hızlı alıştım. Ya da kendimi buna adapte olmaya zorladım. Kötü arkadaşlar edindim her yolundan sapan gençlerden biri gibi. Hayatımın en kötü kararlarını verdim. Bir çok zorluklar yaşadım ama ne olursa olsun savaştım ve hayatta kaldım Zaman hızlıca akıp geçti. Henüz 17 yaşındaydım ve lisede okuyordum. Arkadaşlarımın çokça konuştuğu ve benim asla izlemediğim programdan söz ediyorlardı ve oraya bilet almıştık. Evet, evet her klasik genç Ergen kızı gibi bende bir yaştan sonra bunalıma girmiş, hayata gülümsemeyi çoktan bırakmıştım. Şükür ki çok iyi arkadaş ortamım var, ve beni asla yalnız bırakmıyorlardı İlk defa tiyatro gösterisine gidiyordum. Muhteşem insanlar ve atmosferin güzelliği içime ışık saçmıştı. Üzün zamandır gülmeyi unutmuştum ve orda sanki hayatımda tek bir tane kötü olay olmamış gibi hissettim ve mutluluğun muhteşem tadını orda tattım. Ve İlk defa onu orda gördüm... yeni altyapı ekibi sahneye çağırıldı. Hazırladıkları skeçleri sergilemeleri için. İlk sahne performansları olduklarını söyleyip destek amaçlı kocaman alkış istediler. bende zaten iyice o atmosferi yakalamıştim. Ne yalan söyleyeyim uzun zamandır ilk defa içten gülüyordum. Ve bu genç ekibi içimde büyük bir zevkle beklemeye başladım. Ve o geldi ismini dahi bilmediğim o delikanlı. Açık kahverengi gözleri, tam beyaz olmayan ama esmerde sayılmaz bir ten rengi, karışık saçlarına ters kondurduğu şapkası, ve yırtık pırtık bir tişört ve kot giyiyordu. Ayağında terlik Bağcılar kekosu rolünde oynamıştı. Ne üstündeki kiyafetı çekici ne şu anki görüntüsü. Sokakta görsem muhtemelen arkama bakmadan kaçacağım bir tipte tam olarak karşımda kertenkele dansı yapıyor du. kertenkele dansı dediğim da bildiğiniz hayvan olan değil. Sokak kertenkeleleri, kekolari. Ama onun şu anda yaptığı dans gerçekten keko değil çiftleşme çağrısı yapan hayvanlara benziyordu. ve bu haliyle daha da komik olmuştu. Ona dalıp gitmişken Selenin “ Herifin tipine baksan bir daha bakmaya korkarsın ama nedense bana çok sempatik geldi ya, çok tatlı bir çocuk acaba ismi ne benim müstakbel kocamın?" demesiyle bölündü. Sonra Asli" Ya bi dur selo daha bismillah " dedi iyice sohbeti kaynatmak için. "Girls galiba bu kertenkele çocukla i'm fell in love " dedim ve ellerimle kalp yaptım. " Çüş öküz yavaş ol hem o senin enişten enişten ben kankama eniştesine yan gözle baktı dedirtmem" diye sahte bir sinir yapıp koluma vurdu selen. " Tabi canım eniştenize o gözle bakmanız bi kere etik değil. Sonuçta canım kocam sadece beni görüyor gözleri bak hala da bakıyor bana aşkım ya sahnede olmasına rağmen gözleri ve kalbi bende" dedim. " Şaka maka bi yana da nigoş o harbiden sana kilitlendi bakıyor ha" diye onayladı Selen. " Yaaa bu aşk değil de ne sen gel bakim bağa ula Karaoğlan seni karadenize götürocoğum " dedim ağız yaparak. Selenla ben kıkır kıkır gülerken" Yavas bizde götüre biliriz sivasa nolcak ki ya" dedi Aslı. İyice kahkahalarla gülmeye başladık " Ya bi durun kocamın sahnesini kaçıricam sizin yüzünüzden" dedim ağızlarını kapatarak. Üçümüz kendi aramızda şakalaşarak izledik ama gözlerim hala ona bakıyor du galiba o da sadece beni görüyor du. Gösterileri bitince hoca tek tek yeni çocukları tanıttı ve ismini ilk defa duydum CİHAN... CİHAN SOYDAN... " Bir insanin ismide bu kadar mi yakışıklı olur öz kocam yaaa İsmi bile yakışıklı Selen Soydan çok yakıştı bence" " Kocama sana yedirmem yelloz karı o benim ha benim sakın yaklaşayim deme" dedim kaşlarımı kaldırıp parmağımı tehdit eder gibi sallarken. " Asıl ikinizde canım biricik bitanecik kocamdan çekin o kem gözlerinizi Merhabalar ben Aslı Soydan " yolda giderken hala o çocuğu konuşuyor bir birimize asla dokunmayan şakalarla eve ilerliyorduk. Kalbim güm güm atıyor her gün onu görmeden duramıyordum. Her gün İnsta hesabini stalkliyordum. Günden güne çok başarılı olması beni mutlu ediyor ve git gide daha çok tanınıyor du. Günlerin birinde onun bir ilişkiye başladığını öğrendim. Bir oyuncu kızla... ne yalan söyleyeyim o gece çok ağladım. Tabi canım ne bekliyordumki ünlü biri gelip Sindirella masalında ki gibi diyar diyar gezip kapı kapı beni arayıp benimle evlenecek değildi ya. Sonra aynada kendime baktım sıradan bir liseli kızdım. Onun çıktığı kız ise manken gibiydi ve dizide oyuncuydu. sarı saçları mavi gözleri dolgun dudakları onun yanına çok yakışıyor du. Peki ya ben sıradan kahverengi gözlerim, doğal renkı açık kahverengi ya da turuncumsu olan yıpranmiş saçlarım ve hafif cilli yüzümle ona yakışmazdım. " Eniştem sevgili yapmış Nigar gördün mu?" dedi Aslı okulun avlusunda ki bankta otururken. Evet arkadaşlarım salak gibi o çocuğa aşık olduğumu biliyorlardı. yaptığım şey aptalcaydı beni asla tanımayan bir insana koşulsuz aşık olmam. Benim aşkım sıradan bir aşk bile değildi ki bir kadının bir adama duyacağından daha fazla aşk ti. O ünlü olduğu için değil di bu aşk. Onu tanınmadan önce görmüş ve öylesine kalbime girivermiştı. " Evet bende gördüm" istemsizce gözümden yaş damladı. Ve ordan kalkıp eve gittim tüm gece ağlamıştım 1 sene süren ilişki sonrası onlar ayrıldılar. bu çok bencilce ama ben sevinmiştim Liseyi bitirdim. Üniversitede güzel sanatlar bölümünü kazanmıştım ve bir yandan tiyatroda altyapı ve eski takım birleştirilip, yeni altyapı başvurularının kabulu başladığının ilanını yayınladılar. Herkes başvuru yapa bilirdi. Bende şansımı denemeye karar verdim - ki neden olmasın. Belki bir umut kabul edilirsem onunla olma şansını yakalarım. böyle bir şey olmasa bile en azından onunla aynı ortamda olmak bile bana yeterdi. Umutlarım ve hayallerimin kapısını çalmak için de online başvuru formunu doldurdum ve 24 saat içinde layık görülürsem dönüş yapılacağı telefonları açık tutulması ve e-postalari düzenli kontrol edilmesini uyaran sayfadan sonra bilgisayarı kapatıp yatağıma uzanarak hayallerime dalarak uykunun kollarına kendimi bıraktım...
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD