Üç gündür kazı alanında sürekli çalışıyoruz. Bulduğumuz küçük kalıntılar ve hala ne olduğunu anlamaya çalıştığımız işaretlerden fazlası yok gibi.. Tabi bir de üç gündür Gökhan yok.. Yani merak ettiğimden değil.. Alışkınım ben onun bir anda yok oluşuna.. Hayır şerefsiz en yakın olduğu günün ertesin de yok oluyor hep.. Sanırım en çok zoruma giden kısmı da bu... Bir gün önce aklımla, kalbimle oynuyor... Sonra hop.. yok olmuş. Ben boşuna demiyorum sinsi yılan diye.. Üç gündür yok işte… Sanki toprağın altına girmiş gibi. Ki burası kazı alanı, adamı gerçekten gömüp bulamazsak şaşırmam. Herkes işine bakıyor, bulduğumuz minicik çömlek parçalarına “tarihin izleri” deyip heyecanlanıyor. Ben mi? Ben sadece küreğin sapıyla toprak eşeliyorum, arada da göz ucuyla çevreyi tarıyorum. Hani olur da “kazar

