Korkunun ecele faydası yok dedikleri yerdeydik. Korku tüm bedenimizi sarmış ve başımıza geleceklerin artık farkındaydık. Ölümü kabul etmiştim ama öncesi çok daha ızdırap verici, ölümden bile daha korkunçtu. Kapı bir kez daha açıldığında bu kez hangimizin sonu geldiğini düşündüğüm o anda hiç beklemediğim bir şey oldu. Tüm binada silah sesleri yankılanmaya başladı. Halil babanın bizi almaya geldiğini düşündüm. Bizi buradan kurtarabilecek başka kimse yoktu. O karanlığın içinde bir kez daha bir ışık belirtisi gördüm. Bir kez daha kurtulma ihtimali.. Sesler yakınlaştıkça içerdeki şerefsiz arkamıza geçip silahı bize doğrulttu. Her korkağın yaptığı gibi bizi siper etmekti niyeti. Ama kapının açılmasıyla öldüğümü düşündüm. "Gökhan.." tüm heybetiyle karşımdaydı.. Ya ölmüştüm, yada rüya görüyordum.

