Gökçe'nin Anlatımından Devam Tuğba hanım ile konuşmuştuk, bana kibar davranıp Doruk'un davranışlarının ne kadar yanlış olduğunu uzun uzun anlatıp onu kınadığından falan bahsetmişti. Çok anlayışlı bir kadındı, orası kesin. Hassas olduğu için benden çok o kırılmıştı sanki Doruk'un bana 'bu' demesine. Ben kırılmamıştım, alışmıştım çünkü artık. Beni yok sayıyordu işte, amacı buydu. Bana damar yolu açıp serum vermişti, onunla kendimi biraz daha iyi hissedince paşa paşa Doruk'un yanına gitmiştim. Tufan yoktu, bu kez bilgisayarın başında o vardı. Ne anlıyordu bilmiyorum ama fazlasıyla odaklanmış görünüyordu. "Doruk?" "İşim var." "Okula gideceğim ama kıyafetlerim yok." zaten koskoca karargahta pijamalarla geziyordum. Okulum da dokuzdaydı. Eve gidip hazırlanmam gerekiyordu. "Böyle git." dedi

