Salona geçip hem komşular ile ilgili dedikoduları dinliyor hem de Mertle oynuyordum.
Tam pastayı kesip yiyeceğimiz anda kapı çaldı. Mert koşarak kapıya gitti bir süre sonra "baba!!" diye bağırdı Melehat teyze ve ben ayağı kalktık içeri kucağına Merti almış takım elbiseli siyah saçlı koyu kahverengi gözlü adam girdi. Melehat teyzenin elini öptü benimle de el sıkıştı. "Yiğit bu kişi karşı daireye yeni taşınmış olan komşu Gece, Gece bu benim torunum Yiğit" dedi Melihat teyze. "Tanıştığıma memnun oldum" dedim "bende" deyip oturduk Melihat teyze "Yiğit biz de tam Gecenin yaptığı pastayı yiyecektik sende ister misin?" dedi.
Yiğit başını onaylarcasına sallayınca Melihat teyzeye izin vermeyip çay bardağı ve pasta getirdim. Mert hemen pastadan bir çatal aldı ve yedi gözleri büyüdü ağzında ki bitince "Gece abla daha önce hiç böyle lezzetli pasta yememiştim çok güzel" dedi Yiğit ve Melehat teyze de deneyince onlarda çok beğendi hatta yiğit pastane açma mı söyledi.
Saat 22 civarı olunca Yiğit uyuyan Merti kucağına alıp eve götürdü bende Melihat teyzeye bulaşıkta yardım edip eve gittim. Uykum olmadığından üstüme beyaz hatlarımı belli eden tişört altıma yine hatlarımı belli eden lacivert kot pantalon ve deri ceket giyindim. Saçlarımı açıp dalgalı yaptım ve evden çıktım.
İçkileri iyi olan bir bara gittim. Herkes çılgınca dans ediyordu yanlarından sıyrılıp barmenin olduğu yere gittim barmenden en sert viskiyi istedim. Viskimi içerken yukardan birinin bana şehvetle baktığını hissettim. Oraya bakmadan orta parmak çektim adama sonra barmenden 4 şişe viski alıp parasını ödedim ve bardan çıktım. Sahile doğru yürüdüm birden arkamdan birinin bana dokunacağını hissedip o elini büktüm.
Ama hiç ses çıkarmadı o yüzden bıraktım. Elimdeki şişeleri gösterip "sahilde içelim mi beraber?" dedim adama dönüp karanlıktan yüzünü göremiyordum ya da sadece sarhoştum ancak adam kaslı ve uzundu 26 civarı olmalıydı. Kafasını onaylarcasına salladı sahile gidip beraber içtik ve sohbet ettik sesi cidden çok erkeksiydi...
Sabah uyandığım da gözlerimi açar açmaz karşılaştığım ahşap tavan yerine beyaz boyalı bir tavanla karşılaştım ne olduğunu anlamak için kafamı yan tarafa çevirdim yanımda tanımadığım meteor vardı aslında meteor kelimesi bile yetmezdi ona kumral saçları, kemikli yüzü ve kasları onu çok yakışıklı yapmıştı 'bir dakika kasları mı!? ' hemen gözlerimi ovuşturup bir daha baktım adama adam çıplaktı!!! Hemen kendi üstüme baktım bakmaz olaydım çıplağım!!!! Gözlerimi odada gezdirdim oteldeydik yatağın kenarında ki kıyafetlerimi görüp yavaşça kalktım. Kıyafetlerimi giyinip sessizce odadan çıktım.
Hızlıca otelden çıkıp taksiye bindim ve evin adresini verdim. Eve geldiğimde hem üzülmüş hem sevinmiştim ilk seferim tanımadığım bir adama gitti diye üzülmüş ancak yakışıklı adama gitti diye en azından buna şükrediyordum. Hemen duşa girip çıktım.
Telefonum çaldığını duyunca hemen gidip açtım. "Alo" dedim "Gece benim kızım Nihat deden" dedi Nihat dede 2 yıl önce olduğum dağa avlanmak için gelmişti ancak hayvan onu yaralamıştı. Onu bulup iyileştirmiştim sonra ayda en az 2 kez ziyaret ederdi hem işleri yoğun diye hem evi uzak diye fazla gelemezdi.
"Nihat dede nasılsın?" dedim "iyiyim yavrum sen İstanbula geldi mi onu merak ettim?" dedi " geldim dede geldim" dedim "yol yorgunusundur sana konum atacağım yarın akşam yemeğine bekliyorum seni işin yoksa gel tamam mı?" "yarın işim yok konum at sen saat 18.30 gibi gelirim" dedim sonra havadan sudan konuşup yarın görüşürüz deyip telefonu kapattım.
saate baktığım da saat 12'di sinirlerini atmak için dövüş müsabakasına gitme kararı aldım. Kahvaltı edip kan içtikten sonra alışverişe çıkıp bol hırka göğüsümü sarmak için sargı maske aldım neden sargı diye sorarsanız sonra dokunmaya çalışabilirler ben de sinirimi tutamam onları öldürürüm. Sonra bir kaç saat uyudum saat 17 civarında kalkıp yemek yiyip kan içtim üstümü değiştirip yola koyuldum.
Anca gelebilmiştim 19.30 civarıydı listeye adımı yazdırıp sıramın gelmesini bekledim. Sıra bana geldiğin de herkes benimle alay ediyordu çünkü karşımdakinin cüssesi benim 2 katımdı dövüş başladıktan 2 dakika sonra adamı kolayca yere serdiğimde kimsenin ağzından çık çıkmadı bahisleri alıp gidecekken birisi bana takma isim taktı 'sessiz' diyerleride buna uyup bana sessiz diye bağırdılar.
Onlara aldırmayıp salondan çıktım ve ve gittim saat 21.30 civarıydı...