Lucy gözlerini ağır ağır araladı. Sabah güneşi, pencerenin ardından içeriye süzülmüş ve odasını aydınlatmıştı. Ilık güneş ışıkları yanaklarını okşarken, yüzünde hafif bir gülümseme belirdi. Birkaç saniye boyunca geçirdiği geceyi hatırladı. Leon’un yanında olmanın verdiği sıcaklık ve güven, uykusunun derinliklerine kadar işlemişti. Ama sonra yanındaki boşluğu fark etti. Eli, yatakta Leon’un uzandığı yere istemsizce kaydı. Yastık hala onun kokusunu taşıyordu, fakat sıcaklığı çoktan kaybolmuştu. Lucy’nin kalbinde bir anlık bir burukluk belirdi. *"Nereye gitti ki?"* diye düşündü, hafifçe kaşlarını çatarak. İçten içe onun yanında olmasını bekliyordu. Ama hemen ardından, Leon’un bir Alfa olduğunu ve sürü işleriyle ilgilenmesi gerektiğini hatırlayarak kendini teselli etti. Lucy, yatağın

