"Hayırlı işlerinizde acele ediniz." hadisi şerifini herkesten çok Meryem'in ailesi benimsemiş gibiydi.
iki gün öncesinden bizim kapıdan başlayıp sokaklar süpürülüp bakım yapılmıştı. Gören de belediye başkanı başbakan falan geliyor zannederdi alt tarafı Yusuf ile Meryem'in nişanı vardı.
Karşı partinin oy vereni gibiydim. Kapımda eğlence hazırlıkları yapılıyor ben ise için için yanıyordum.
Tek sığınağım olan Şeyma'nın evine doğru yürüdüm...
Bahçe kapısından içeri girecektim kii Selma teyze arkamdan seslendi.
"Hîranur kızım."
Bu kadının kızım demesi ilk başlar çok hoşuma gidiyordu ama şuan kalbime ok saplanıyor gibi acı veriyordu.
"Efendim Selma teyze." deyip arkama döndüğümde Yusuf ile bana doğru yürüdüğünü gördüm.
O günden sonra Yusuf'u bir defa görmüştüm ama o zaman bile bu kadar kötü değildi, Zayıflamış yanakları içine geçmiş, gözlerinin altı mosmor içi de kıpkırmızı olmuştu...
O an, benim ondan daha iyi olduğumu farkettim. O beni beğenmese bile benden daha çok aşık olmuştu...
Onun beni beğenmeyerek yaptığını bende ona yapmıştım ama bunu çok geç farketmiştim...
Başımı önüme eğip ağlamaya başladım. Tek duyduğum ikisinin de ağlar gibi burnunu çekmesiydi. Yusuf sokak ortasında olduğu için bir şey yapmadı ama Selma teyze kolumdan tutup beni kendine çekip sarıldı.
Ağlayarak ikimize kızdı. "Kabahat bende bendee, sizi oradan ben çıkarttım. Böyle olacağını bilseydim o kapıyı açar mıydım hiç. Sizi kuş gibi beslerdim ama çıkartmazdım."
Yusuf, ağladığı belli olan bir sesle, "Anne, sen bi elinden tut ben diğerinden kaçıralım." dediğinde Selma teyze neredeyse dövecekti.
"Sus, sus... Yaktınız kendinizi de bizi de... Bizim zamanımızda bi film vardı, karı koca inat uğruna hayatlarını birbirine zehir ediyorlardı. En iyi turşu limon suyundan, sirke suyundan diye, sizinki de o hesap. Giden gittikten sonra en iyi turşuyu yapsan ne olur neee?"
Haklıydı, Selma teyze yerden göğe kadar haklıydı... Bu inada bi son vermeliydik... Bir kelime bana bu kadar zor gelmemeliydi...
"Git" derken kaybedeceklerimi düşünmediğim apaçık belliydi...
Ben, "Gel" demek için geç kalmak istemiyordum...
..........