Yine yatağa bile gitmeye vakit kalmadan koltukta halletmiştik. Yanımdan ayrılıp duşa gittiğinde bende yine yukarıdaki duşu kullandım. Aynı kızla iki kez yattığım pek görülmezdi ama escort sayılmazdı herhalde aşağı indiğimde Asu telefonunu kurcalıyordu yanına geçtim
"Bir şey istersen söyle"
"Kasmasana genelde ne istediğim sorulmaz iyiyim ben böyle.".
Kafa salladım.
"Yarın o adamla olacaksın sanırım"
Kafa salladı.
"İstemiyor gibisin. Sana ne yapıyor?"
Gözlerine hüzün çöktü o an. Sesi titredi.
"Şey sadece çok kibar olduğu söylenemez."
"Şiddet mi uyguluyor?"
"Off hadi ama bunu mu konuşacağız? Ee sen sorgu polisi gibi devamlı bana soruyorsun madem konuşasın var sen anlat."
"Ne merak ediyorsun?"
"Ne iş yapıyorsun? Ailen kim? Kaç yaşındasın?
"Babamın şirketinde çalışıyorum. Ekonomi okudum. 28 yaşındayım Fatih Kılıçaslan'ın veliahtıyım yani duymuşsundur belki."
"Duymadım. İyi güzel bir hayatın var belli ki"
"Eh öyle de denebilir. Sen kaç yaşındasın?"
"24"
Daha küçük görünüyordu. Biraz daha lafladıktan sonra esnemeye başlayınca ayaklandım
"Sen yukarıdaki odalardan birine geç ben sana rahat bir şeyler getireyim"
"Yok be gerek yok ben şurada kıvrılırım şimdi dert etme amma rahat burası"
"Olmaz öyle"
"Olur olur hadi iyi geceler"
Odama geçtiğim anda istemsizce babamın yaptığı şey geldi aklıma kartlarımı mi kapattırır beni o kızla evlendirmek için daha neler bu adan çığırından çıkmıştı. Annemi yarın sabah arayıp durumu halletmem gerekti. Beni para ile cezalandırmak kadar saçma bir durum yoktu. Şu Asu denilen tuhaf kız sayesinde kafam biraz dağıldı ama yarın şirkte gidince babamla yüz yüze gelecektim yine. Sabah babamla konuşacağım konuyu kafamda belirlerken uykuya daldım. Sabah erkenden üzerime işe uygun bir şeyler geçirip aşağı indim Asu'yu bırakır oradan geçerim diye düşünürken koltukta olmasını bildiğim kız yoktu. Lavaboda falan mıydı?
"Asu"
Ses yok mutfağa baktım yok. Gitmiş mıydı? Ne ara gitti bu kız? İnsan bir haber ederdi. Anahtarı alıp evden çıktım kapıdan çıkarken güvenliğe
"Benim evdeki kız ne zaman çıktı"
"Bir saat oluyor Emir Bey taksi çağırmamı rica etti"
"Tamam sağol"
Şirkete gidecek kadar benzinim olmasına şükrettim. Şirkete gelir gelmez babamıN odasına daldım icazet almadan.
"Höst ulan dingonun ahırı mı burası?"
"Çocuk muyum baba ben para ile cezalandırmak ne demek? Beni böyle mi şuna edeceksin?"
"Vallahi nasıl ikna olursan oğlum. Artık adam olman için ne yapmam gerekirse yapacağım ben seninle başka türlü baş edemiyorum"
"Baba o kızla evlenmem istemiyorum onunla evlenmeyi"
Beni geçiştirir gibi
"Adam olman için yuva kurman sorumluluk alman lazım sen birini bulursun ailemize yakışır güzel hanım hanımcık kız getirirsin diye beklerken abidik gubidik farklı tiplerle ile çıkmaya devam ettin. Sen bulamadıysan biz buluruz sana oğlum. Sude çok efendi bir kız."
"Oyuncak bebek gibi o kız dış görünüşünden başka bir şey umursamıyor. Kaldı ki buzdolabı gibi. Kartlarımı açtır baba."
"Daha bu hiçbir şey cebindeki nakit bitince göreceğim seni şirkete servisle gidip gelirsin artık"
"Delirdin iyice baba saçmalama ben böyle mi pes edeceğim yani?"
"Bugün olmazsa yarın edeceksin oğlum. Sude'yi istemiyorsan ailemize yakışır başka biri varsa onu getir karşımıza gidelim isteyelim."
Kahkaha attım ha tabi çevrem evlenilecek kız kaynıyor hepsi bana kapak ayıp sömürme biraz ortam görme derdi olan kızlardı işim olmayacak asla karım olamayacak insanlardı. Öfkeyle odadan çıktım odama geçtim bu sinirle nasıl çalışacaksam bir ara annemi aradım.
"Paşam ne oldu oğlum?"
"Anne babamla konuş ikna et ben o meymenetsiz kızla evlenmem. Kartlarımı kapatmış beni böyle pes ettirecek sözde."
"Ah yavrum çok kızdı bu kez çok ne olur delirtme annem babanı huyuna git."
"Anne babam delirmesin diye evleneyim mi? Sude ile evlenmem"
"Tamam oğlum senin bir şey güzel hanım arkadaşın var hiç mi yok içinde evlenilecek"
"Ya anne kurban olayım sende başlama yok yok hiçbiri ile evlenmem"
"Vallahi ben ne yapacağım bilmiyorum anneciğim baban beni dinlemiyor bu kez."
"Sağol anne çok yardımcı oldun"
Telefonu kapadım şirkette tüm gün yarım yamalak kafa ile çalıştım. Akşam Yavuz'u aradım iş çıkışı bir şeyler içmek için buluştuk
"Lan adam kartlarımı kapatmış inanabiliyor musun?"
"Ne yapacaksın o zaman?"
"Evlenecek değilim Yavuz o meymenetsiz kızı sevmiyorum hiç."
"Lan oğlum Fatih Amca takmış durumda baksana ne yapacaksın?"
"Elbet pes eder"
"Edene kadar açlıktan ağzın kokar artık."
"Arkadaş değil mısın ulan destek olacaksın işte kuzu kuzu gidip evlenecek halim yok"
"Yardım ederim tabi oğlum ama Fatih Amcanın inadını bilmiyorsun herhalde."
"Vallahi çıldıracağım dün hesabı ödeyemedim düşün kız ödedi hesabı.
"Hangi kız?"
"Aman ya takıldığım hatunlardan birisi işte"
Yavuz ile birkaç kadeh içtik. Dünya saçması fikri ile öneri sundu.
"Şu kızlardan biriyle öylesine evlensen"
"Ulan öylesine evlenmek ne demek öylesine evlenilir mi?"
"Yok oğlum hani anlaşma yapsan dedim ne bileyim?"
"Oğlum ne saçmalıyorsun. Sen çok dizi izledin herhalde oyundan evlilik mi olur?"
Çocuğun kafası iyiden iyiye gidiyor. Funda ile takılmak buna pek iyi gelmiyordu belli ki.
"Bence Fatih Amcanın istediği ile evlenmektense kendin böyle bir plan yap"
"Ha o kızlar farklı sanki boşanmaya kalksam götümdekı dona kadar alır Kılıçaslan gelini olmuş birisi bırakır mı ulan bir daha"
"Eee kardeşim ajans falan yapacağız bir şeyler ayarlayacağız işte."
"Oğlum ajans falan sakat iş ben evlenmek istemiyorum ulan"
"Bilmiyorum kardeşim aklıma bir bok gelmiyor."
Biraz kafa dağıtınca evlere dağıldık. Babam ne zaman pes edecekti acaba beni paşayla ne zamana kadar cezalandıracaktı?
Babam pes eder diye beklediğim her gün daha da boka battım geçen günün ardından arabama yakıt alamayacak gittiğim mekanda hesap ödeyecek noktadaydım babam maaşına daha çok var diye dalga geçer tavırla yaklaşmıştı. Yavuz destek oluyordu tabi ama bir yerden sonra oda rahatsız etmeye başlamıştı. Yavuzun dediği gibi ajanstan falan kız bakayım dedim ama hiçbiri güvenilecek tipler değildi bunlar adama yapıştım mı bırakmazdı. Güvenemezdim zaten oyun bir evlilik yapmak akıl işi değildi ki. Dün totelde görüştüğüm dört kızda Sude'den farksız tiplerdi ve babam onlarla evleneceğime Sude ile evlen derdi. Tam bir kızı bulmuştuk ki uyanık evlilik sözleşmesi yapmaya yanaşmadı yer miyim ben bunları be. Elbet birini bulacaktım. Bulamazsam sokaklarda açlık ve sefalet içinde ölüme mahkûm bırakırdı bu babam. Yavuz'u beklerken oturduğum cafede bir anda kopan bağrış ve çığlık sesi ile dikkatimi o yine verdim. Öfkeyle bağıran kadının sesi kulağıma dolmuştu.
"Şerefsiz orospu çocuğu sen kimi tehdit ediyorsun ha? Ulan mahvedeceğim lan seni."
Herkes ayaklanınca da kavga edenleri göremedim bende ayaklandım garson olaya müdahale ederken iyice yanaştım gözüme ilişen kızla şok oldum. Asu'ydu bu ağlıyordu üzerine doğru yürüyen bir adamı başkası tutarken başka bir kadın Asu'yu sakinleştirmeye çalışıyordu. Adam geçen gün gördüğüm adamdı…
"Ulan kaşar paranı verdikten sonra ne yapacağıma ben karar veririm sen kimsin"
"Lan seni mahvederim bak öldürürüm seni"
"Kes ulan orospu"
Öfkeden çığlık çığlığa bağırırken yanına gittim
"Asu"
Bir saniyeliğine bana baktı ama umursamadı. Hâlâ o adama küfür savururken adam da ona tehdit ve küfür savunuyordu.
"Ulan kaşar sen varya ödeyeceksin bunun bedelini"
En son dayanamayıp o dallamaya bir yumruk geçirdim
"Ulan doğru konuş lan şerefsiz yeter sabahtan beri sus artık"
Üzerime yürümeye çalışırken bir yumruk daha attım burnu kanayınca öfkeyle oda bana geldi kaşımın üstüne sert bir yumruk patlatınca sendeledim. Bizi ayırmaya çalıştıklarında etraf tozla duman oldu yaka paça cafeden çıkarıldık Serhat denilen iti uzaklaştırdılar Asu polisi aramalarını istemedi beni kolumdan tutup uzaklaştırdı.
"Ya sen ne bok yemeye karışıyorsun deli misin oğlum?"
"Görmüyor musun sana neler dedi?
"Derse desin dallama. Konu benimle alakalı"
O sıra kolumda ve boynunda oluşan morluklar dikkatimi çekti.
"Ne oldu sana?"
"Sanane be sanane. Kaşın kanıyor sen kendine bak önce.'
Umurumda değildi canım da acımıyordu şuan.
"Bana geçelim konuşalım bi anlat bana."
"Alla alla ne anlatacağım sana be delirdin herhalde gördüğün yerde görmezden gel beni başına bela açarım ben anca uzak dur"
"Karşımda bir kadına hakaret edecekler bende gavat gibi seyirci olacağım öyle mi?"
Gözleri doldu
"Yalan mı orospuyum işte adam olanı söylüyor"
"Salak salak konuşma be"
"Hadi işine bak emir."
Kolundan tutup bindirdim arabaya bu kez bana bağırıp çağırmaya başladı
"Sus kaşım açıldı bana pansuman yapmak zorundasın eve gidiyoruz"
"Hemşire miyim ulan ben hastaneye git o zaman"
"Aaa ne kadar ayıp ne yaptın Asuman kalbimi kırdın yap bir pansuman." Diye şarkı söyledim.
Kusar gibi bir surat ifadesi ile.
"Ayy kazık kadar adamsın yaptığın espiriye bak yakışıyor mu yani?"
"Bana gidiyoruz laf etmek yok."
"Ya havle ya havle..."
Duymazdan geldim onu eve doğru sürerken çenesi durmadı bır bır konuşup durdu eve geçince çatık kaşları ile ecza dolabımın yerini sordu onları gidip aldı kaşıma ustalık işe pansuman yaparken ara ara üflüyordu
"Sen neden karıştın ki hallediyordum işte ben."
"Ne dedi o sana öyle öfkelendin?Bu morlukları o mu yaptı?"
"Boşversene."
"Senden ne istedi Asu?"
"İki adam ile aynı anda olmamı istedi o ve başka biri daha"
"Pezevengin evladı onun fantazisine sokarım"
"Sıradan bir istek ona göre ama bu kadarı olmaz yapamam istemiyorum parasıyla ilgisi yok
"İstemiyorsan bitmiştir kimse zorlayamaz"
"Akşam Vural ağzıma sıçacak ama"
Onun da ben ağzına sıçardım. Hay Allah'ım... Tam bir şey diyecekken telefonu çaldı gözlerinde tuttuğu yaşlar aktı bir bır telefonu açtı
"Cenk."
Cenk mi? Başka bir müşteri daha mi?
"Neredesin bir haftadır sana ulaşamıyorum. Serhat iti ile tartıştım bugün. Tamam ağlamıyorum sen neredesin?"
Merakla onu dinliyordum
"Yok musun? İyi banane tabi tamam bay bay"
Telefonu kapadı. Gözünden akan yaşları sildi ve "İçine sıçayım bötle hayatın"diye mırıldandı
Alnıma bir bant yapıştırdı
"Mikrop kapabilir dikkat et tekrar pansuman gerekli."
Elinden tuttum döndü bama baktı.
"Gidiyorum ben kusura bakma bugün bir sevişme kaldıramayacağım. Teşekkür ederim ama bir daha böyle bir şeye sahit olursan görmezden gel. Kendim için demiyorum başını belaya sokma iyi birisin sen değmez. Başımın çaresine bakarım ben."
Tam döndü gidiyordu o an aklımda aynı anda hücum eden düşünceler ile birden
"Benimle evlenir mısın?" dedim
Döndü bana baktı anlamadı idrak edemedi.
"Asu benimle evlenir mısın?"