o gittikten sonra bende bir süre ağlayıp yatağın köşesinde uyuya kalmışım.
sabah gözlerimi yüzüme dökülen soğuk buz gibi suyla açtığımda tepemde elinde su dolu sürahiyle yüzüme döken bir adet karan gördüm uykumdan sıçrayarak uyandım. " ne yapıyorsun delirdinmi! çok soğuk dökme ne olur " diye titreyerek konuşmaya başladım.
Karan tüm suyu üstüme döktükten sonra sürahiyi masaya bırakıp konuşmaya başladı. " ne o korktunmu yoksa su çokmu soğuktu yada sen dur ben söyleyeyim bu halinle aynı sıçanlara benzedin." deyip alayla gülmeye başladı .
Bende ıslanmış yatağın üstünde ıslanmış kıyafetlerimle titreyerek ayağa kalkmaya başladım. beni bu şekilde yıldırmaya çalışıyor ama asla yılmicam beni asla yıldıramicak dedim kendi kendime,
o bana bakıp gülmeye devam ederken bende karşısına geçip " beni böyle oyunlarla yıldırmaya çalışıyorsun ama sana asla boyun eğmicem karan malhan " deyip tam arkamı dönecekken kolumdan tutup beni duvar ile kendi arasına sıkıştırıp yüzüme doğru eğildi ve kulağıma yaklaşıp " sen bana boyun eğmek için burdasın ,senin buraya geliş amacın namussuz babanın anneme yaptıklarının bedelini ödemek " deyip beni ıslanmış kıyafetlerimin içinde belli olan vücut hatlarıma bakmaya başladı.
Ben onu itmeye çalışırken ellerim gömleğin üstünden sert göğüs kaslarına değdi ve onu ittim ama karan milim kımıldamadı ve beni iki bileğimden tutup "sakın bir daha bana dokunma yoksa bedelini sana ağır ödetirim ." dedi .
bileklerimi bırakmayıp bütün vücudumu süzmeye başladı.
bu sefer bana daha çok yaklaşıp duygusuz bir ses tonuyla " bakire misin " diye fısıldadı.
Ben ona cevap veremeden tekrar yaklaşıp " bakire olmadığını söyleyecektin öyle değilmi tabi ki sende namussuz tecavüzcü babanın kızısın birde bakire misin diye soruyorum " dedi .
bende zorlukla ellerimi kurtarıp yanağına sert bir tokat atıp bir adım geri çekilim ve konuşmaya başladım. " sen benim namusum a dil uzatamasın . sen benim hakkımda ne biliyorsunki konuşuyorsun " dedim ve banyoya girip kapıyı ardımdan kilitledim .
kapının yanına oturup bir süre ağladım.
sonra kalkıp elimi yüzümü yıkayıp odaya geri döndüm ama gitmişti odada değildi o zaman bir ohhh çektim.
bir süre sonra kapı açıldı ve içeri dün bize kapıyı açan o yardımcı kız girdi ve bana bakıp " Minel hanım karan bey sizi kahvaltıya bekliyor ,lütfen beni takip edin" dedi .bende üstümde kuruyan kıyafetlerimle onu takip etmeye başladım ev o kadar büyüktüki eğer yardımcı olmasaydı kessin kaybolurdum.
sonunda aşağı indiğimde salonda kahvaltı masasında karan ,Asya, tanımadığım bir kadın ve bir adam masadaydı kadının yanında oturan genç bir adam hepsi şaşkınlıkla bana bakarken karan ayağa kalkıp yanıma geldi ve " gel Minel seni ailemle tanıştırayım dedi çok normal bir şekilde sonra elimi tutup " sizi tanıştırayım sevgilim minel " dedi .sonra bana bakıp "minel bunlarda abim cengiz yanındaki de eşi filiz ve o gördüğün çocuk ise abimin oğlu " dedi. abisi cengiz bana bakıp hoşgeldin minel " dedi yenmesine aynı şekilde beni kabul etti .
karan tekrar abisine bakıp abi Minel bundan sonra burda bizimle beraber yaşicak" dedi aniden.
abisi de ayağa kalkıp yoksa onunla evlenecek misin " dedi bir anda.
karan abisine bakıp " hayır sadece minelle aramızda böyle bir karar aldık nikah olmadan bu evde benimle birlikte aynı odayı paylaşmaya karar verdik " dedi sonra devam edip " sizde bunu daha fazla sorgulamayın " dedi ve ben daha ne olduğunu anlamadan beni çekiştirip bir sandalyeye yanına oturttu .
Ben duyduklarımdan sonra hiçbir şey yiyemedim sadece karanın gözlerine acıyla baktım .
karan bana bakıp " bu geceden itibaren benim odamda kalıcaksın küçük kız,
bana attığın tokadın bedelini sana ağır ödeteceğim" deyip tabağına döndü .
bende bir süre daha orda kalmaya devam ettim .
karan tekrar kulağıma yaklaşıp " karnını güzelce doyur bu akşam güce çok ihtiyacın olacak " dedi ve önüne dönüp kahvaltısına devam etti.
kahvaltı faslı bitince karan "benim
şirkete gitmem gerek" dedi ve çıktı .
çıkmadan öncede bana dönüp kulağıma sakın odadan çıkma ,kaçmaya çalışma ,kaçarsan ne olacağını biliyorsun değilmi? " dedi.
karan " şimdi git bu gece için hazırlık yap çünkü bu gece ilk cezanı vericem " küçük kız " dedi ve gitti ...
bende odaya doğru yol alırken birden cengizin eşi filiz " Minel " dedi bir anda arkamı döndüğümde filiz bana alayla bakıyordu " efendim " dedim kısık bir sesle,
karan " seni buraya neden getirdi?" diye sordu .Ben ne diyeceğimi bilmiyordum sonra derin bir nefes alıp cevap verdim .
" karan size söyledi zaten benim neden burda olduğumu " dedim sadece filiz tekrar konuşmaya başladı " yoksa seni s*x arkadaşı olarakmı getirdi " ne diyeceğimi bilmiyordum sadece ağlamak istiyordum ben tam merdivenleri çıkacakken " senin gibi bir kız karanı doyuramaz ! çok heveslenme karan seninle evlenmez ,karan senide diğer kızlar gibi kullanıp atacaktır. buna eminim. " deyip gitti o anda tekrar gerçek anlamda ölmek istedim çünkü bu sözleri asla haketmedim.
zorluklarla kendimi odaya atıp kapıyı kilitledim ve akşama kadar ağladım .
odadanda hiç çıkmadım.
Birden kapı çalmaya başladı yardımcı " Minel hanım kapıyı açın " dedi bende ağlamaktan kızarmış gözlerimle kapıyı açtım" buyrun" dedim zorlukla .
kız yüzüme bakıp " Minel hanım karan bey size bu elbiseyi gönderdi akşam yemekte bu elbiseyi giyecekmişsiniz dedi" tamam deyip kapıyı kapattım ve elbiseye bakmaya başladım simsiyah askılı ve oldukça dekolteli bir elbise gördüm karşımda bir süre elbiseye baktıktan sonra elbiseyi giymekten başka çarem yok deyip elbiseyi üstüme geçirdim.
ve aşağı yemeğe indiğim sırada karan benden gözlerini alamadı ve yanıma yaklaşıp kulağıma bu gece için sabırsızlanıyorum " dedi ...