Eve geldiğimde yine odama kapanmıştım. Yüzükleri avucumdan bırakamamıştım. Barış’tan ayrı kalmak istemiyordum ama onu kırmaktan korkuyordum. Aynı şeyleri kendime engel olamayıp tekrarlamaktan korkuyordum. İşin içinden çıkamayacağım bir noktada yüzükleri yatağın üzerine bırakıp Yiğit ağabeyimin odasının kapısını tıklattım. İçeriden gelen onay sesiyle kapıyı açıp girdim. Ağabeyim yatağın üzerinde oturmuş Ecrin ile oynuyordu ki onu hep öfkeli görmüşken şimdi böyle görmek tuhaf gelmişti. ‘’Biraz konuşabilir miyiz?’’ dedim. Mine hemen Ecrin’i alıp odadan çıktık. ‘’Konuş!’’ dedi sert bir sesle. Bana hala kızgındı. Gidip yanına oturdum. ‘’Ben ne yapacağımı bilmiyorum.’’ ‘’Bana mı soruyorsun? Sanki söylesem sözümü dinleyeceksin. Yine kafana eseni yapacaksın.’’ ‘’Terslemek yerine güzelce kon

