AMARE | 4

744 Words
Gözlerimi devirip arabaya yaklaştım ve kapıyı açtım. Yavaşça içeri oturup kapıyı kapattım. Kapıyı kapatmamla direkt sürmeye devam etmişti. Hala yana dönüp bakmamıştım. Nasıl göründüğüne dair bir fikrim yoktu. Kalbim deli gibi atarken elimi bacaklarıma bastırdım, soğuk soğuk terliyordum.   "Ben Poyraz" Bir anda konuştuğunda irkilmiştim. Hafifçe ona çevirdim başımı. Sert ve erkeksi bir sesi vardı, insanın içine işliyordu. Neden bilmiyordum ama içimden bir ses bu adamın çok güzel şarkı söyleyebileceğini söylüyordu.   "Lalin" dedim kendimden emin bir şekilde. Onun yanında güçsüz, ürkek duramazdım. Başını yavaşça salladığında önüme döndüm tekrar. Yakışıklı bir adamdı, hafif dalgalı siyaha çalan saçları, esmer bir teni vardı. Dudakları ne ince ne kalındı, burnu kalkık ve düzgündü. Gözlerini net bir şekilde görememiştim ama sanırım açık kahveydi. Yakışıklı olması onu isteyeceğim anlamına gelmiyordu. Karakterini bilmiyordum, kalbini bilmiyordum. Nasıl sevebilirdim ki onun içini görmeden?   Yaklaşık on beş dakika kadar sessiz arabaya yolculuğundan sonra arabayı bir yere park etti ve bana bir bakış atıp arabadan indi. Derin bir nefes alıp ben de arabadan indim ve geldiğimiz yere baktım.   Deli gibi rüzgar esiyordu, uzun saçlarım bağımsızlığını ilan etmiş uçuşuyordu. Uçurum gibi bir yerdeydik. Etraf zifiri karanlıktı ve çok tenha bir yerdeydik. Böyle yerleri severdim ama ilk kez karşılaştığım bir adamla buraya gelmek biraz ürkütücüydü. Dalgaların kayalara çarpma sesi o kadar rahatlatıcıydı ki. Arabanın önüne yaslanmış, karanlık denizi izliyordu. Bir iki adım arkasındaydım. Uzun boyluydu, yapılı bir vücudu vardı. Aslında tam olması gerektiği gibiydi. Omuzları genişti ve giydiği siyah ceket ona çok yakışmıştı. Başımı sallayarak kendime geldim, bu adam benim hayatımı karartmaktan başka bir şey yapmayacaktı. Bir iki adım ilerleyip yanında durdum ve arabaya yaslandım. Bakışlarım denizi bulurken boğazımı temizledim.   "Dürüst konuşacağım, bu evliliğin olmasını istemiyorum. Neden bunu zorla yaptırdıklarını bilmiyorum ama ne kadar karşı çıksam da fayda etmedi.”!Hiçbir şey söylemedi. Cebinden sigara paketi çıkarıp dudaklarına bir dal yerleştirdi ve çakmağı eliyle siper ederek sigarasını yaktı. Derin bir nefes çekti içine. Dudaklarını hafifçe araladığında rüzgar dudaklarından sigara dumanını alıp savurdu. Bana baktı bir anda, onu incelediğimi mi anlamıştı? Gözlerimiz birleşince nefesimi tutmuştum istemsizce. Ne kahverengiydi, ne ela.. Yemyeşildi gözleri, yosun yeşili gibi.. Bu kadar güzel bir ton olabilir miydi?   Cebindeki sigarayı çıkarıp bana uzattı. Bir iki saniye bekledikten sonra elimi uzatıp içinden bir dal aldım ve dudaklarıma yerleştirdim. Her hareketimi izliyordu gözlerini ayırmadan. Bu beni rahatsız ediyordu ama bir yandan da hoşuma gidiyordu. Sigarayı yakıp dumanın ciğerlerime dolmasına izin verdim.   "Denedim, istemediğimi belirttim. Ama babam olacak o şerefsiz her şeyi zorla yaptırdığı gibi bunu da zorla yaptırıyor!" Dedi sinirle. Sesi içimi ürpertirken titrek bir nefes aldım. İkimizde bu evliliği istemiyorduk.   "Peki, ne olacak şimdi?"   "Akışına bırakacağız. Kendi zamanımızı bekleyeceğiz" Benim düşündüğüm gibi düşünüyordu, sevinmiştim.   "Karı-koca olaylarına girme, gerisi önemli değil.” Kaşlarım şaşkınlıkla havalanırken histerik bir kahkaha attım.   "Bunu yapacağımı düşünüyor musun cidden?"   "Bilmem, önceden söyleyeyim dedim.” Dedi umursamazca. Suratıma bile bakmıyordu, bu adam beni sinir hastası yapmazsa iyidi!   "Alt tarafı formalite, seni kocam olarak görmeyeceğim bile!”   Sırıttı.   "Güzel"   "Güzel.” Dedim ona karşılık. Sinirlenmiştim. Sanki evlenmek istiyormuşum gibi konuşuyordu.   "Sebebini tahmin edebiliyor musun?" Diye sordum ona bakmayarak.   "Hayır." Göz devirdim.   "Okuyor musun?" Diye soru sorunca şaşırmıştım. Bana soru soruyordu.   "Evet, psikoloji. Sen?"   "Şirketin başındayım, bazen de kendi işyerimde oluyorum"   "Kaç yaşındasın?"   "Yirmi dört" üç yaş vardı aramızda. Başımı sallamakla yetindim. Sohbetin bittiğini düşündüğüm için yaslandığım yerde doğrulup sigarayı ayaklarımın altında ezdim. Tam gidelim diyecektim ki sorduğu şeyle donakaldım.   "Sekste iyi misin?"   "Ne diyorsun be?" Dedim şaşkınca. Sigara izmaritini yere atıp ayakkabısıyla çiğnedikten sonra bana dönüp iyice yaklaştı. Bedenim bedeninin yanında çok ufak kalıyordu, titrekçe bir nefes aldım. Saçımı kulağımın arkasında atıp tekrar sordu. Dokunuşuyla ürperirken yutkundum.   "Sekste diyorum, iyi misin?" Yanaklarım kızarırken sinirden mi utançtan mı olduğunu çözmeye çalışıyordum. Utançtan olsa da bunu ona tabikide belli etmeyecektim. Gözlerimi gözlerine dikip bir adımda ben yaklaştım.   "Seninle seks yapacağımı da nerden çıkardın?" Dedim meydan okurcasına. Yüzünde mimik bile oynamamıştı.   "Sonuçta karım olacaksın." Gülümsedim.   "Eminim ki istediğini sana zevkle verecek bir sürü kadın vardır, ben almayayım!" Diyerek omzuna iki kere yavaşça vurup arkamı döndüm ve arabaya bindim.   Sinirle arabaya binmesini bekledim. Birkaç saniye sonra arabaya binip çalıştırdı ve eve dönüş yoluna girdik. Arada beni süzüyordu ve rahatsız oluyordum. Ama belli etmeyip camdan dışarı izlemeye başladım. Bana dokunmasına tabikide izin vermeyecektim. Sevmediğim bir adamla ilkimi paylaşamazdım, her ne kadar kocam olsa da. Beni böyle bir durumun içine attıkları için çok öfkeliydim aileme, umarım gerçekten geçerli bir sebepleri vardır.   "Güzelsin" dedi bir anda. Dudaklarımı birbirine bastırdım ve yavaşça ona döndüm.   "Ne?" Dudakları serseri bir şekilde yukarıya doğru kıvrıldı ve bana yandan bir bakış attı.   "Diyorum ki, güzelsin.”
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD