17. Bölüm

1012 Words
Yavaşça yanına yaklaşıp yatakta oturur pozisyona gelmesini izledim. "İyi misin?" "İyiyim ama tuhaf hissediyorum ne oldu bana?" "İki gündür uyuyorsun" Andrew'in gözleri şaşkınlıkla açılıyor "Ben iki gündür uyuyor muyum?" "Evet seni işaretlediğim için bayıldın" Andrew'in tek kaşı havalandı "Beni neden işaretledin?" "Bilmiyorum" "Eğer beni işaretlemeseydin büyük ihtimalle ölecektim. Çünkü boynumda ki acı dayanılmaz şekilde ağrıyordu. Ayrıca gözlerin bir kehribar birde açık turkuaz rengine dönüyordu. Sanırım kurdun yavaş yavaş yerini alıyor" Gözlerim değişiyor muydu hiç farkında bile değildim "Bu konuda bilgim yok ben gidip Braylan'ı çağırayım" "Gerek yok ben onun yanına uğrarım" "Sen bilirsin" Andrew yataktan inip odadan çıktı Yatağın örtülerini değiştirip kirlileri banyoya götürdüm ve odama dönüp yatağıma uzandım. Son olayları kafamda toplayıp, derin düşüncelere daldım. Andrew beni işaretledi, ben Andrew'i işaretledim. Bağımız tamamlanmayı geçti KÖRDÜĞÜM oldu. Sanırım bu saatten sonra ikimizi birbirimden ayırabilecek tek güç ölüm olurdu. Andrew'den Odama çıkıp duşa giriyorum son olanları düşününce çocukluğumdan beri ilk defa gözyaşlarımın yüzümü süslemeye başladığını hissediyorum Elimi kaldırıp banyo duvarına yumruk geçiriyorum "Lanet olsun" Ailem ve sürüme ihanet etmiş gibi hissediyorum ama ne yapabilirim Eva benim ruh eşim. Ona karşı koyamıyorum her zerrem onu yanında istiyor. Ben onu o beni işaretlediği için artık bağımızı daha güçlü hissediyorum. Bir Alfa'yı işaretlemek neden olur diye araştırma yapmayı aklıma yazdım. Duştan çıkıp üzerime sadece pantolon giydim ve evden çıktım. Hemen dönüşüp koşmaya başladım. Biraz daha evde durursam kafayı yiyecekmiş gibi hissediyordum. Saatlerce hem koşuyor hem düşünüyordum. Ama işin içinden bir türlü çıkamıyordum eve döndükten sonra ne yapacağımı hiç bilmiyordum. Artık eşime kötü davranmak istemiyorum. Ona kötü davrandıkça ondan çok ben inciniyorum. İlk başlarda çektiğim acıyı umursamıyor olsamda artık acı katlanılmaz bir hâl aldı. İkimizi de acıtmaya artık gerek yok. Eva ile yaşamaya alışmaya çalışmalıydım. Akşama kadar tüm sürü sınırlarını gezdim. Tony'ye sürü işleri ile ilgilenmesi için haber vermiştim Tony beni hiç sorgulamıyor çünkü işimde ne kadar titiz olduğumu iyi biliyor Tony benim en yakın arkadaşlarımdan biri Akşamın ilk karanlığında eve döndüm. Evden güzel kokular burnuma doluyor ve gerçekten acıktığımı hissettim. Eva'nın benim için güzel yemekler yaptığına emin oldum. Oturma odasına girip Eva'yı kontrol ettim ayağa kalkmış şekilde bana bakıyordu. "Duş alıp geleceğim birlikte yemeğimizi yiyelim" Eva başını sallayıp yürümeye başladı. Ben önden odama çıkıp duş aldım. Eşofman ve tişört giyerek alt kata indim. Mutfağın yolunu tuttum Eva'yı salata yaparken izlemeye başladım. Kilo almış ve kıvrımları iyice ortaya çıkmış şekilde bana güzel bir görüntü sunuyordu artık. Üzerinde tayt ve dar bir tişört vardı. Rahat giyinmeyi sevdiğini bu şekilde anlıyordum. Eva'nın eli ayağına dolandığı için varlığımı bildiğini anlayarak geçip masaya oturdum. Eva salatayı bitirince çorbaları kaselere doldurdu. Birlikte sessizce çorbamızı içtik. Ana yemeği de yiyince masadan kalktım ve tabağımı mutfak tezgahına koydum. Tekrar masaya dönüp diğer kirlenmiş tabakları taşıdım. Eva'nın şaşkınlıkla beni izlediğine emindim "Ben yaparım sen yorulma" "Yapmak istiyorum" Eva da ayağa kalkıp masayı toplamama yardım etti. Aynı yere gidip geldiğimiz için arada kollarımız birbirine değiyordu ve kendimi gerçekten evli gibi hissediyordum. Eva ile bulaşığı yıkayıp mutfaktan çıkıp oturma odasına geçtik. Akşamın geri kalanını orda geçirip uyumak için odalarımıza dağıldık. Gece sancıyla uyandım. Hemen yataktan kalkıp Eva'nın yanına indim. Eva yatakta iki büklüm olmuş inliyordu. Bu hareketleri bana kurdumun ilk çıktığı günü hatırlattı. Hemen Eva'yı kucaklayıp bahçeye çıkardım. Eva'yı çimenlerin üzerine koyup "Kendini sıkma Eva. Kurduna izin ver ve sakin ol. Bu normal bir durum korkma sakın ben yanındayım" Eva beni duyuyor ama acıdan konuşamıyordu. Bir süre sonra kemik çatlama sesi duyulmaya başlayınca Eva çığlık attı. Alfa gücümü kullanıp acısını azaltmaya çalıştım ama işe yaramadı. Buna şaşırıyorum çünkü Eva benim omegam ve Alfa gücümün işe yaraması gerekiyordu. Eva bir süre daha çığlık atıp dönüştü. Ağzım bir karış açık önümde ki güzel manzarayı izlemeye başladım. Böyle bir kurt ömrümde gördüğümü veya duyduğumu hatırlamıyordum. Kendime gelip kurduma baktım. Aron'un da ağzı açık eşini izlediğini gördüm. Ekstra olarak salyaları akıyor ama Aron farkındaymış gibi görünmüyordu. Kurdumun bu şaşkın hali beni güldürüyor. İlk defa bir eşi oluyor ve eşi eşsiz bir güzellikte. Eva'nın kurdu ayağa kalkıp gözlerime baktı ve ormana doğru koşmaya başladı. Aron kendine gelip yerimi benden aldı ve eşini kovalamaya başladı. Eva'nın kurdu benimki kadar büyük olmasada küçükte değildi Eva'nın aksine görkemli bir kurttu. Yani cüsse olarak. Aron koşarken kuyruk sallamayı da ihmal etmiyordu. Artık eşini ne kadar beğenmişse kendinden beklenmeyen hareketler yapıyordu. Şanslı hergele dünya da eşi bulunmayan bir eşe sahipti. Eva'nın kurdu uzun saatler koştu. Aron ilk dönüşünce fazla yürüyememiş hemen yorulmuştu o yüzden bu duruma şaşırdım. Dişi kurt durunca Aron da durdu. Aron nefes nefese kalmış kendini toparlamaya çalıştı Aron sakinleşince "Hoşgeldin ismini öğrenebilir miyim? Sevgili eşim" "Lupa" "Memnun oldum Lupa bende Aron" Biraz fazla memnun olmuş olabilir çaktırmayın Benim kurdum koyu gri tonlardaydı. Aron da çok yakışıklı bir kurttu. "Biliyorum Aron senin ismini daha doğduğum günden beri biliyordum" Aron'un şaşkınlığına bende eşlik ettim doğduğundan beri bizi biliyor muydu? "Bu beni şaşırttı ve ilk defa senin kadar güzel bir kurt görüyorum" "Bizim türümüz bu şekilde" "Senin türünden başka kimse var mı?" "Bilmiyorum" "Anlıyorum dönelim mi?" "Dönelim" Lupa dönüp geldiği yöne doğru koşmaya başladı. Bende peşinden koşmaya başladım. Geldiği yolu yine rahat şekilde koştu. Benimse nefesim kesilmişti. Bu kurt nasıl bu kadar güçlü düşünmeden edemiyordum. Evin önüne gelince dönüşüp hemen eve girdim. En bol gömleğimi alıp koşarak bahçeye indim ve Lupa'nın önüne koydum. Arkamı dönüp Eva'ya mahremiyet sağladım. Bir süre sonra arkamı dönünce gömleğimin Eva'ya ne kadar çok yakıştığını düşündüm. Ben hala çıplak olduğum için Eva bana bakmıyordu. Yanaklarının kırmızı olduğunu görünce hafif tebessüm ettim. Eve girince Eva odasına döndü. Bende odama geçip duş aldım. Hemen yatağıma uzandım. Uykuya dalmak benim için uzun sürmedi. Sabah güzel kokularla uyanıp mutfağa indim ve güzel bir masa beni karşıladı. Eva asi ruhlu bir kız olsada evine sadık bir kızdı. Eva'nın aslında çoğu huyunun iyi olduğunu her zaman biliyordum. Kahvaltı sessizlik içinde geçti ve Eva masayı toplamaya başladı. "İstersen benimle sürü evine gelebilirsin yada sürü içinde istediğin işle meşgul olabilirsin. Sürüde ki kadınlar bir çok farklı aktivite yapıyor" Eva şaşkın gözlerle bana baktı ve söylediklerimin gerçek olup olmadığını anlamaya çalıştı. "Bilemiyorum Chloe ile konuşup karar verebilirim" "Anlıyorum Chloe'ye sana eşlik etmesini söylerim ayrıca bir kaç gün sonra sürüyü toplayıp seni Luna'ları ilan edeceğim" "Tamam" Eva'yı mutfakta bırakıp sürü evinin yolunu tuttum.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD