1 hafta sonra
Andrew her gece farklı kadın kokularıyla eve geliyor ve benim bunu anlamamı sağlıyordu ne kadar alıştım desemde bu durum beni incitiyordu
Yine erken saatte kalkıp oturma odasına gelmiş Andrew'in uyanmasını bekliyordum
Merdivenden sesler duyunca uyandığını anladım
Her sabah bir şey demeden giden adam koltuğa oturup
"Ablan bugün bir arkadaşımın sürüsüne gidecek ve artık orda yaşayacak yani hizmetçi olarak"
Sinirle dönüp Andrew'e baktım
"Sen ne saçmalıyorsun alfa? o daha önce kendi tabağına bile yemek doldurmamış narin bir kız ne demek hizmetçi olacak?
"İyi ya sayemde yemek ve temizlik yapmayı öğrenecek"
"Sen nasıl bir insansın? Senden güçsüz insanlara nasıl bu kadar eziyet edebilirsin?"
"Size eziyet etmekten zevk alıyorum ve ölene kadar eziyet çekmenizi sağlayacağım"
"Geber"
"Henüz öyle bir niyetim yok"
Derin nefes alıp sakinleşmeye çalıştım
"Ablamı gitmeden önce görebilir miyim?"
Alfa bozuntusu düşünür gibi yapıp
"Tabiki hayır"
Ona yalvaracağım aklıma gelmezdi ama
"Lütfen"
"Demek yalvarmayı da biliyorsun?"
"Lütfen ne istersen yaparım onu bir kez daha göreyim"
"Hayır dedim"
Gözlerim dolu dolu olmuştu ablam gidecekti ve onu bir daha görebilecek miydim bilmiyordum
Andrew sanki normal bir şey söylemiş gibi koltuktan kalkıp evden çıkıp gitti
Gözyaşlarım benden bağımsız akıp yüzümü süsledi
Bir süre ağladıktan sonra elimle göz yaşları mı sildim
"Bende Eva isem ablamı bir kez daha görmeden burdan yollamazdım"
Hapishane sürü evinin altında olduğu için çoğu kurt adam orda oluyordu
Ablamın saat kaçta gideceğini bilmiyordum ama hapishane de olduğum sürede anladığım kadarıyla öğlene doğru yolluyorlardı işi biten mahkumları
Bugün şansımı denemek ve ablamı görmek zorundaydım
Onu öylece burdan gönderemezdim.
Beni bu dünyada seven tek insanı veda etmeden gönderirsem kalbim bu acıyı kaldırmazdı
Bir süre aklımda planlar yapıp pencereden dışarıyı kontrol ettim.
Etrafta hiç hareket yoktu o yüzden az daha bekleyip dış kapıyı açtım kapının kilitli olmaması benim için çok büyük bir şanstı
Saat öğle üzeriydi. Dışarıya ilk adımımı atıp etrafıma baktım.
Kimse olmayınca kocaman bir adım atıp, ardından koşmaya başladım
Bir süre koştuktan sonra
"Ablana gideceğini biliyordum derhal dön geri Eva"
Andrew'in sesi arkamdan geliyordu adımlarımı hızlandırıp koşmaya devam ettim tam sürü evine bir kaç metre kala güçlü kolların belimi kavradığını hissettim beni kaldırıp kaslı göğsüne bastırdı kokusundan Andrew olduğunu anlamıştım
Ellerinden kurtulmaya çalışıp bırak beni diye çığlık atmaya başladım
Andrew beni daha sıkı kavrayarak hareketlerimi kısıtladı
İki savaşçı ile ablam hapishaneden çıkınca daha fazla ağlamaya çığlık atmaya başladım
Kendimi sakinleştiremiyor bir çeşit sinir krizi geçiriyordum
"Ben iyiyim Eva ağlama lütfen gittiğim yerde de iyi olacağım lütfen beni düşünme"
Andrew beni zapt etmeye çalışırken onu tekmelemeye başladım ablamı gözümün önünde götürüyorlar ben son bir kez olsun ona sarılamıyordum
"Seni bulacağım abla ne olursa olsun seni bulup kurtaracağım. Sen benim şu zalim dünyada sevdiğim tek şeysin. Seni seviyorum senin için yaşayacağım ömrümü seni bulmaya adayacağım"
Ablam bir şeyler diyordu ama ne dediğini duyamıyordum
Kalbim o kadar ağrıyordu ki, her şey kulağıma bir uğultu gibi ulaşıyordu
Ablamın gidişini buğulu gözlerle izledim
O gidene kadar ağladım
"Seni asla affetmeyeceğim" derken sesimi kendim bile zor duymuştum
Bir süre sonra etrafımda ki her şeyin karardığını hissedip kendimi bıraktım
Gözlerimde kalan son görüntü ablamın kurtulmaya çalışıp bir şeyler söylediğiydi...
Onu öylece sürükleyip götürdüler ve ben hiç bir şey yapamadım.
Hayatımda her zaman olduğu gibi yine etkisiz bir elemandım
***
"Bu kız hiç mi yemek yemiyor Alfa"
Alfa sert sesiyle
"Neden? Bir sorun mu var?""
"Kan değerleri o kadar düşük ki bu şekilde yaşaması mucize. Onun her serumuna vitamin ilave ettim bir kaç gün onu toparlar ama kan değerleri çok düşük çıktı. Bu şekilde yaşamaya devam ederse vücudunun kendini felçli hissetmesi ve hareket kabiliyetini kaybetmesi söz konusu. Bir kaç gün sürü hastanesinde yatmasını tavsiye ediyorum ben ona bakarım.
Ama hastaneden çıktıktan sonra da iyi bakılması gerekiyor. Böyle devam ederse ölmesi kaçınılmaz olacak. Et ürünleri yemesi gerekiyor. Tahminimce uzun zamandır güneş görmüyor. Bu duruma başka bir açıklama bulamıyorum. İlk defa böyle bir dişi kurt ile karşılaşıyorum"
"Sen bilirsin Braylan onu iyileştir ve evime geri yolla"
"Bu kız senin neyin oluyor Alfa? ilk defa bir kız ile ilgilendiğini görüyorum"
"O benim hizmetçim başka bir şey değil ve bu konuda tek soru duymak istemiyorum Braylan"
"Öyle olsun Andrew"
"Ben gidiyorum sana kolay gelsin"
"Sağol dostum"
Andrew çıkıp gidince yavaşça gözlerimi açmaya başladım söylediği her şeyi duymuştum ama Andrew'i görmek istemiyordum
"Kötü bir oyuncu olduğunu söylemem lazım"
Doktor benimle konuşunca kaşlarım çatıldı. Ona doğru baktım genç ve yakışıklı bir adamdı
"Olabilir"
"Kendini nasıl hissediyorsun?
"İyiyim teşekkür ederim"
"İsmini öğrenebilir miyim?"
"Eva"
"Bende Braylan memnun oldum Eva"
Doktora hafif tebessüm ederek diğer tarafıma döndüm konuşacak durumda değildim
Doktor da anlamış olacak ki daha bir şey sormadı ve odadan çıktı
Bir süre sessizce olanları düşündüm ablamın gidişini asla unutmayacaktım son bir kez ona sarılmama bile izin vermemişti piç kurusu
Kaç saat düşündüm bilmiyorum ama kapı çalındı ardından birinin içeri girdiğini duydum
"Hadi Eva yemek zamanı"
Doktora doğru dönüp elindeki tepsiye baktım bir tas çorba ve iki dilim ekmek vardı
Çorbayı görünce ağlamaya başladım seneler sonra ilk defa biri bana sıcak çorba getirmişti
"Çorba için ağlayan birini ilk defa görüyorum Eva bir sorun mu var?"
Sesim kısık şekilde olsada
"Sorun benim doktor"
"Anlamadım Eva bu ne demek?"
"Boşver doktor"
Doktor sakinleşmemi bekleyip çorbayı önüme koydu
"Hadi afiyet olsun. İyi beslenmen lazım"
Beni ordan oraya zindanlarda yaşatıyorlar diyemedim
Sesimi bulunca
"Teşekkür ederim"
Yavaşça çorbayı içmeye başladım
Acaba ablam gideceği yere varmış mıydı? umarım gittiği yerde mutlu olurdu
Yine gözlerimin dolduğunu hissettim
"Çorba ile aşk yaşayacağını bilseydim daha önce getirirdim, sorun değil çorba tenceresini bile senin için getirebilirim çekinme istiyorsan söyle"
Doktorun söylediği şeye burukça tebessüm ettim
Yaşadığım şeyleri bilseydi acaba böyle şeyler söyler miydi
Yaklaşık iki senedir boğazımdan sıcak bir şey geçmiyordu şu an çorba içiyorsam buda doktor Braylan sayesindeydi
"Her şey için teşekkür ederim doktor bey"
"Bana Braylan de lütfen"
"Tamam"
Ben çorbamı bitirince doktor beni muayene etti ve bir kaç hap verdi serumu artık kullanmaya gerek olmadığını söyleyip onu çıkardı bir kaç gün burda kalacağım için mutluydum
Alfa bozuntusunu görmek şu an isteyeceğim son şey bile değildi
Ben eşim gelip beni o zindan dan kurtaracak diye beklerken, o beni o zindandan alıp başka bir zindana kapatmıştı.
Zindan dan çıkarıp evine gelin yapacağına beni kölesi ilan etmişti.
Bu kadar şeyi hak edecek ne yaptım bilmiyordum
Yada hak etmiş miydim?
Onu bile bilmiyordum
Kendi hayatımla ilgili her şey bana yabancı gibiydi.
Anlamıyordum bir çocuğun bu kadar hor görülüp aşağılanması,
Anne baba tarafından sevilmemesi neden olurdu?
Bu soruyu sürekli kendime sorsam da bir cevap bulamıyordum.
Çünkü bunu anlatacak her hangi bir tanım yoktu