Kapı açılınca onun geldiğini anladım
Oturduğum koltuktan ayağa kalkıp kollarımı iki yana bıraktım
Andrew yüzüme dahi bakmadan odasına çıktı
Birde trip atıyordu pislik sanki her şeyin tek suçlusu bendim
Umursamayıp odama geçtim bugün bende yorulmuştum
Sabah yine erken kalkıp oturma odasına geçtim
Andrew aşağıya inince yine yüzüme bakmadan evden çıktı
Ya sabır diyerek Chloe'yi bekledim
Chloe gelince birlikte evden çıkıp yemekhaneye geldik yine tuhaf bakışlar eşliğinde yemeğimizi yedik
Chloe beni eve bırakıp işinin başına döndü
Bende evi silip süpürdüm geceye kadar Andrew'in dönmesini bekledim
Andrew kapıyı açıp eve girdi önce onun sonra başka bir kadının kokusunu aldım
Merdivenden çıkma sesi duyunca o oturma odasından çıkıp merdivenlere baktım
Andrew'in yanında kendi boylarına yakın kızıl saçlı taş gibi bir kız vardı
Ellerimi eteğimin kenarına atıp kumaşı ellerimin arasında sıktım
İşte buda olmuştu ruh eşinin olduğu eve kendi gibi olan orospularını da getiriyordu
Bu manzarayı daha fazla izleyemeyeceğimi düşünüp odama koştum
Kapıyı kapatıp kendimi yatağa attım
Andrew'in yatak odası benim tam üstümdeydi
Bir süre sonra üst kattan sesler duymaya başladım
Sesler zaten akmaya hazır olan gözyaşlarımı serbest bırakmamı sağladı
Yastığı başıma sarıp kulaklarımı tıkladım ve bir şarkı mırıldanmaya başladım
Hiç bir şey düşünmemi engellemiyor aksine daha fazla düşünmemi sağlıyordu
Lanet piç beni nasıl üzeceğini iyi biliyordu
Saatlerce yastığı kulaklarıma bastırdım en son yorulunca bıraktım zaten sesler kesilmişti
Çok geç saatte uyuduğum için sabah uyanamadım dış kapı sert şekilde kapatılınca uykumdan sıçradım
Hemen toparlanıp yataktan indim
Evin her yerini gezip biri var mı diye baktım ama kimse yoktu
Tekrar oturma odasına geçip oturdum
Dakikalar sonra kapı çalındı Chloe'nin geldiğini anladım
Kalkıp kapıyı açınca Chloe yüzüme baktı
"İyi misin Eva?"
"Bilmiyorum Chloe"
"Anlatmak istersen dinlerim"
"Lütfen soru sorma"
"Tamam ama benimle yemeğe gel lütfen"
"İstemiyorum Chloe sana afiyet olsun"
"Emin misin Eva akşama kadar dayanamazsın?"
"Dayanırım merak etme sen yemeği kaçırma lütfen"
"Seni böyle görünce benimde iştahım kaçtı"
Gözlerim tekrar dolmuştu
Chloe bir şey demeden bana sımsıkı sarılınca sessizce ağlamaya başladım
Chloe uzunca süre benden ayrılmadı omuzunda ağlamama müsaade etti
Omuzundan ayrılıp gözlerimi sildim
"Teşekkür ederim Chloe"
"Önemli değil Eva üzülme olur mu ne zaman ihtiyacın olursa ben burdayım"
"Teşekkür ederim Chloe lütfen gidip yemek ye ben acıkınca evde bir şeyler var yerim merak etme"
"Tamam ama sakın aç kalma"
"Tamam git hadi"
Chloe gidince biraz evin bahçesine çıktım
Etrafı seyretmeye başladım
Hep hapishane veya zindandan kurtulunca mutlu olacağımı sanırdım ama olmadı
Hayat bana özgür olmanın bile bir bedeli olduğunu gösterdi
Ben bedel ödemeden bir şeylere sahip olamıyordum sahip olduğum tek şey aslında hiç bir şeye sahip olmadığımdı
"Bu kadar dalmış ne düşünüyorsun Eva?"
Braylan'ın sesiyle irkildim ona dönüp
"Öylesine dalmışım bir şey mi oldu?"
"Hayır olmadı seni kontrole geldim müsaade edersen"
"Tamam içeri geçelim istersen daha rahat olur"
Braylan başını sallayınca ayağa kalkıp eve girdim ve oturma odasına geçtim koltuğa oturdum
Braylan da beni takip etti ve yanıma geldi
Doktor çantasını koltuğa koyup önce tansiyonuma baktı ardından benden kan aldı
"Yemeğine dikkat et ve verdiğim ilaçları ihmal etme Eva bu çok önemli"
"Tamam teşekkür ederim"
"Ben çıkıyorum bir şey olursa mutlaka beni bul görüşmek üzere"
Başımı sallayıp
"Görüşürüz Braylan"
Braylan evden çıkarken saatin geçtiğini fark ettim hemen kalkıp toz aldım ve her yeri silip süpürdüm
Şu ana dek andrew'in odasına hiç girmemiştim herhalde kendisi temizliyordu
İşim bitince oturma odasına girdim gece uyuyamadığım için biraz daldım
Evin kapısının sesine uyandım
Bir gün o kapıyı söküp bir yerine monte edecektim
Oturma odasına gelip havayı kokladı ve sinirle bana bakmaya başladı
Andrew hırlamaya başlayınca geriye doğru adımlamaya başladım yine bilmeden ne hata yapmıştım ki bana düşmanca bakıyordu
Andrew hızla gelip kolumu kavradı kolumu kurtarmaya çalışırken beni daha fazla sıktı
"Bırak kolumu"
"Sen ne halt ettiğini zannediyorsun lan? benden yüz bulamayınca doktoru mu ayartayım dedin"
"Sen ne saçmalıyorsun? Yok öyle bir şey kolumu bırak canım yanıyor"
"Demek canın yanıyor öyle mi?"
Kolumu bırakınca elimi koluma attım tam avuşturacaktım ki ellerimi tutup yana açtı ben şaşkınlıkla olduğum yerde kala kaldım
Bir hamleyle elbisemi yırttı beni sürüklemeye başlayınca kendime geldim kurtulmaya çalıştım
Bana tecavüz mü edecekti pislik
Ne kadar dirensem de kurtulamadım bırak beni diye bağırarak çığlık atıyordum beni banyoya sokup soğuk suyu açtı beni soğuk suyla buluşturunca irkildim bir süre sonra soğuktan titremeye başladım
Gözyaşlarım suya karışıp akıp gidiyordu
Yandan şampuan alıp saçımdan aşağıya dökmeye başladı o kadar çok dökmüştü ki bir saat durulasan geçmezdi
Ben kendimi bırakınca iki eliyle saçımı ve vücudumu köpükledi iç çamaşırlarım üzerimdeydi
Beni köpükledikten sonra soğuk suyla duruladı
En son havluya sarıp beni bıraktı
Artık sadece hıçkırıyordum ağlayacak takatim bile yoktu yavaşça banyodan çıkıp odama girdim kapıyı kapatıp havluyu çıkardım
İç çamaşırlarımı çıkarıp yere attım
Yeni çamaşırlar giyip yatağa oturdum
Ardından yatağa çıkıp kollarımı dizime sardım başımı dizime yaslayıp düşünmeye başladım
Neden böyle davranıyordu bir türlü anlam veremiyordum
En azından tecavüz etmemişti buda bir şeydi
Saatlerce bir şey yapmadan boş boş yatağı izledim
Odamın kapısı bir anda açılınca korkuyla kendime daha çok sarıldım
"Kalk ve Chloe ile yemekhaneye git"
Bu adam şaka mı yapıyordu yiyecek halim mi vardı ?
"İstemiyorum"
Sesim çok az çıkmıştı bağırıp çığlık atmaktan sesim kısılmıştı
"Sana kalk dedim lanet olası"
Gür sesini duyunca tekrar irkildim
Ben ki babasından korkmayan insan bu piç kurusundan korkuyordum
Kendi canım için asla korkmazdım
Bana bu hayatı yaşatmayacaklardı bu belliydi
Ama ablam daha hayatının baharında çok güzel bir kızdı
Andrew üzerime doğru gelmeye başlayınca hızla kendimi yatağın diğer tarafına attım
"Yaklaşma"
"Bana emir verme"
"Gideceğim lanet herif rahat bırak beni"
"Geç önüme"
Andrew'in yüzüne bakmadan yürümeye başladım dış kapının yanına gelip kapıyı açtım Chloe dışarda beni bekliyordu
Yüzüme bakıp beni inceledi
"İyi misin?"
Gülümsemeye çalışarak
"İyiyim hadi gidelim"
Chloe inanmadı ama soruda sormadı kapıyı kapatıp çıktım
Chloe ile yemekhaneye geldik yemeklerimizi alıp bir masaya oturduk fazla bir şey yemesem bile yinede yemiştim
Bu güzel yemekleri bir kaç ay önce görseydim ağzım sulanırdı ama şimdi gördükçe ağlayasım geliyordu
Yemek bitince Chloe ile evin önüne geldik
Chloe gidince arka bahçeye geçip biraz hava aldım
Hava kararınca içeriye girdim ne yapacağımı bilemez haldeydim
Ev sessizdi ama onun nerden çıkacağı belli olmazdı odama geçip yatağıma oturdum
Yine saatlerce gelmesini bekledim
Gece yarısından sonra dış kapının sesini duydum
Odama gelir diye bekledim ama gelmedi
Çok şükür bu gece o mendeburu görmekten kurtulmuştum yarın bakalım ne olurdu