9. Bölüm

1016 Words
Kapı açılınca onun geldiğini anladım Oturduğum koltuktan ayağa kalkıp kollarımı iki yana bıraktım Andrew yüzüme dahi bakmadan odasına çıktı Birde trip atıyordu pislik sanki her şeyin tek suçlusu bendim Umursamayıp odama geçtim bugün bende yorulmuştum Sabah yine erken kalkıp oturma odasına geçtim Andrew aşağıya inince yine yüzüme bakmadan evden çıktı Ya sabır diyerek Chloe'yi bekledim Chloe gelince birlikte evden çıkıp yemekhaneye geldik yine tuhaf bakışlar eşliğinde yemeğimizi yedik Chloe beni eve bırakıp işinin başına döndü Bende evi silip süpürdüm geceye kadar Andrew'in dönmesini bekledim Andrew kapıyı açıp eve girdi önce onun sonra başka bir kadının kokusunu aldım Merdivenden çıkma sesi duyunca o oturma odasından çıkıp merdivenlere baktım Andrew'in yanında kendi boylarına yakın kızıl saçlı taş gibi bir kız vardı Ellerimi eteğimin kenarına atıp kumaşı ellerimin arasında sıktım İşte buda olmuştu ruh eşinin olduğu eve kendi gibi olan orospularını da getiriyordu Bu manzarayı daha fazla izleyemeyeceğimi düşünüp odama koştum Kapıyı kapatıp kendimi yatağa attım Andrew'in yatak odası benim tam üstümdeydi Bir süre sonra üst kattan sesler duymaya başladım Sesler zaten akmaya hazır olan gözyaşlarımı serbest bırakmamı sağladı Yastığı başıma sarıp kulaklarımı tıkladım ve bir şarkı mırıldanmaya başladım Hiç bir şey düşünmemi engellemiyor aksine daha fazla düşünmemi sağlıyordu Lanet piç beni nasıl üzeceğini iyi biliyordu Saatlerce yastığı kulaklarıma bastırdım en son yorulunca bıraktım zaten sesler kesilmişti Çok geç saatte uyuduğum için sabah uyanamadım dış kapı sert şekilde kapatılınca uykumdan sıçradım Hemen toparlanıp yataktan indim Evin her yerini gezip biri var mı diye baktım ama kimse yoktu Tekrar oturma odasına geçip oturdum Dakikalar sonra kapı çalındı Chloe'nin geldiğini anladım Kalkıp kapıyı açınca Chloe yüzüme baktı "İyi misin Eva?" "Bilmiyorum Chloe" "Anlatmak istersen dinlerim" "Lütfen soru sorma" "Tamam ama benimle yemeğe gel lütfen" "İstemiyorum Chloe sana afiyet olsun" "Emin misin Eva akşama kadar dayanamazsın?" "Dayanırım merak etme sen yemeği kaçırma lütfen" "Seni böyle görünce benimde iştahım kaçtı" Gözlerim tekrar dolmuştu Chloe bir şey demeden bana sımsıkı sarılınca sessizce ağlamaya başladım Chloe uzunca süre benden ayrılmadı omuzunda ağlamama müsaade etti Omuzundan ayrılıp gözlerimi sildim "Teşekkür ederim Chloe" "Önemli değil Eva üzülme olur mu ne zaman ihtiyacın olursa ben burdayım" "Teşekkür ederim Chloe lütfen gidip yemek ye ben acıkınca evde bir şeyler var yerim merak etme" "Tamam ama sakın aç kalma" "Tamam git hadi" Chloe gidince biraz evin bahçesine çıktım Etrafı seyretmeye başladım Hep hapishane veya zindandan kurtulunca mutlu olacağımı sanırdım ama olmadı Hayat bana özgür olmanın bile bir bedeli olduğunu gösterdi Ben bedel ödemeden bir şeylere sahip olamıyordum sahip olduğum tek şey aslında hiç bir şeye sahip olmadığımdı "Bu kadar dalmış ne düşünüyorsun Eva?" Braylan'ın sesiyle irkildim ona dönüp "Öylesine dalmışım bir şey mi oldu?" "Hayır olmadı seni kontrole geldim müsaade edersen" "Tamam içeri geçelim istersen daha rahat olur" Braylan başını sallayınca ayağa kalkıp eve girdim ve oturma odasına geçtim koltuğa oturdum Braylan da beni takip etti ve yanıma geldi Doktor çantasını koltuğa koyup önce tansiyonuma baktı ardından benden kan aldı "Yemeğine dikkat et ve verdiğim ilaçları ihmal etme Eva bu çok önemli" "Tamam teşekkür ederim" "Ben çıkıyorum bir şey olursa mutlaka beni bul görüşmek üzere" Başımı sallayıp "Görüşürüz Braylan" Braylan evden çıkarken saatin geçtiğini fark ettim hemen kalkıp toz aldım ve her yeri silip süpürdüm Şu ana dek andrew'in odasına hiç girmemiştim herhalde kendisi temizliyordu İşim bitince oturma odasına girdim gece uyuyamadığım için biraz daldım Evin kapısının sesine uyandım Bir gün o kapıyı söküp bir yerine monte edecektim Oturma odasına gelip havayı kokladı ve sinirle bana bakmaya başladı Andrew hırlamaya başlayınca geriye doğru adımlamaya başladım yine bilmeden ne hata yapmıştım ki bana düşmanca bakıyordu Andrew hızla gelip kolumu kavradı kolumu kurtarmaya çalışırken beni daha fazla sıktı "Bırak kolumu" "Sen ne halt ettiğini zannediyorsun lan? benden yüz bulamayınca doktoru mu ayartayım dedin" "Sen ne saçmalıyorsun? Yok öyle bir şey kolumu bırak canım yanıyor" "Demek canın yanıyor öyle mi?" Kolumu bırakınca elimi koluma attım tam avuşturacaktım ki ellerimi tutup yana açtı ben şaşkınlıkla olduğum yerde kala kaldım Bir hamleyle elbisemi yırttı beni sürüklemeye başlayınca kendime geldim kurtulmaya çalıştım Bana tecavüz mü edecekti pislik Ne kadar dirensem de kurtulamadım bırak beni diye bağırarak çığlık atıyordum beni banyoya sokup soğuk suyu açtı beni soğuk suyla buluşturunca irkildim bir süre sonra soğuktan titremeye başladım Gözyaşlarım suya karışıp akıp gidiyordu Yandan şampuan alıp saçımdan aşağıya dökmeye başladı o kadar çok dökmüştü ki bir saat durulasan geçmezdi Ben kendimi bırakınca iki eliyle saçımı ve vücudumu köpükledi iç çamaşırlarım üzerimdeydi Beni köpükledikten sonra soğuk suyla duruladı En son havluya sarıp beni bıraktı Artık sadece hıçkırıyordum ağlayacak takatim bile yoktu yavaşça banyodan çıkıp odama girdim kapıyı kapatıp havluyu çıkardım İç çamaşırlarımı çıkarıp yere attım Yeni çamaşırlar giyip yatağa oturdum Ardından yatağa çıkıp kollarımı dizime sardım başımı dizime yaslayıp düşünmeye başladım Neden böyle davranıyordu bir türlü anlam veremiyordum En azından tecavüz etmemişti buda bir şeydi Saatlerce bir şey yapmadan boş boş yatağı izledim Odamın kapısı bir anda açılınca korkuyla kendime daha çok sarıldım "Kalk ve Chloe ile yemekhaneye git" Bu adam şaka mı yapıyordu yiyecek halim mi vardı ? "İstemiyorum" Sesim çok az çıkmıştı bağırıp çığlık atmaktan sesim kısılmıştı "Sana kalk dedim lanet olası" Gür sesini duyunca tekrar irkildim Ben ki babasından korkmayan insan bu piç kurusundan korkuyordum Kendi canım için asla korkmazdım Bana bu hayatı yaşatmayacaklardı bu belliydi Ama ablam daha hayatının baharında çok güzel bir kızdı Andrew üzerime doğru gelmeye başlayınca hızla kendimi yatağın diğer tarafına attım "Yaklaşma" "Bana emir verme" "Gideceğim lanet herif rahat bırak beni" "Geç önüme" Andrew'in yüzüne bakmadan yürümeye başladım dış kapının yanına gelip kapıyı açtım Chloe dışarda beni bekliyordu Yüzüme bakıp beni inceledi "İyi misin?" Gülümsemeye çalışarak "İyiyim hadi gidelim" Chloe inanmadı ama soruda sormadı kapıyı kapatıp çıktım Chloe ile yemekhaneye geldik yemeklerimizi alıp bir masaya oturduk fazla bir şey yemesem bile yinede yemiştim Bu güzel yemekleri bir kaç ay önce görseydim ağzım sulanırdı ama şimdi gördükçe ağlayasım geliyordu Yemek bitince Chloe ile evin önüne geldik Chloe gidince arka bahçeye geçip biraz hava aldım Hava kararınca içeriye girdim ne yapacağımı bilemez haldeydim Ev sessizdi ama onun nerden çıkacağı belli olmazdı odama geçip yatağıma oturdum Yine saatlerce gelmesini bekledim Gece yarısından sonra dış kapının sesini duydum Odama gelir diye bekledim ama gelmedi Çok şükür bu gece o mendeburu görmekten kurtulmuştum yarın bakalım ne olurdu
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD