12. Bölüm

1018 Words
Elena'dan Yaklaşık bir aydır bu sürüdeyim hizmetçi olarak çalışsamda bundan gocunmuyordum. Alfa kızı olsamda şımarık bir kız değildim. Elimden geldiğince diğer hizmetçiler gibi çalışıyordum. Alfamız çok iyi bir adam olduğu için bize eziyeti yoktu. Herkesin hakkını gözeten adaletli bir adamdı. Sürünün onu neden bu kadar sevdiğini anlamak zor değildi. Sürünün Lunası da aynı şekilde adaletli ve iyi bir kadındı. İkisi de genç ve aktif liderdi. Alfa luna ile iş birliği içindeydi. Onun sözüne değer verip fikir alışverişinde bulunuyordu. Bu bizim ailemizde hiç olmayan bir şeydi. Kaç kez annemi dayak yerken kurtarmaya çalıştığımı bilmiyorum. Anneme her zaman kaçalım diye teklifte bulunsam da annem korkuyordu. Korkarsan zulme boyun eğiyorsun demektir. Ölsen bile özgür olarak ölmen gerekir. Babamın çok kötü bir adam olduğunu gücünü kötüye kullandığını her zaman biliyordum ama Andrew'in sürüsünü katletecek kadar ileri gidebileceğini düşünmezdim. Andrew'in yerinde bende olsam sürümü katledeni öldürürdüm ama Benjamin babam olduğu için onu öldürene nazik olamazdım. Andrew'i bir daha görmek istemiyordum ama kız kardeşimi ordan kurtarmak için elimden geleni yapacaktım. Bu gece Alfa'nın bir misafiri olacağını öğrenmiş gelen kişinin sevdiği yiyecekler ve tatlılar yapılıyordu. Gelen kişi Alfa için önemli biriydi demek ki. Hazırlıklar bitince köşemize çekilip biraz dinlendik akşama doğru burnuma enfes bir koku dolmaya başladı. Etrafımda ki kızlara baktığım zaman herkesin kendi halinde olduğunu gördüm bu kokuyu sadece ben mi alıyordum? Ayağa kalkıp ayaklarımın beni götürdüğü yere gitmeye başladım. Uzaktan birinin hızla bana doğru geldiğini gördüm. Etrafta sesler ve insanlar vardı ama ne gözüm görüyor ne kulağım duyuyordu. Adam yaklaştıkça kokusu yoğunlaştı yüzüne bakınca gözlerimiz birbirine kenetlendi. Genç adam tam önümde durdu İkimiz de aynı anda "Eşim" "Eşim" "Seni burda ilk defa görüyorum kimsin sen?" "Ben yaklaşık bir ay önce geldim hizmetçiyim" Hizmetçi olduğum için benden utanmasını bekledim ama gözlerinde ki parıltı hiç sönmeden "Adın nedir?" "Elena ya senin?" "Adın da en az senin kadar güzel bebeğim benim adım Jasper" Bana bebeğim demesi yanaklarımın kızarmasına sebep oldu "Hemen de utandın ruh eşimin mütevazı bir kız olması beni mutlu etti. Ben senin tam aksine utanmaz bir adamım" Karşılıklı sesli şekilde gülümsedik "Jasper beni özleyip geldiğini zannediyordum" Alfa'nın sesini duyunca bir kaç adım geriye gittim ve gözlerimi yere çevirdim "Aslında gelirken öyle düşünüyordum ama uzun zamandır daha fazla özlediğim biri vardı ruh eşim" "Elena senin ruh eşin mi?" "Evet ay tanrıçası beni onurlandırıp dünyanın en güzel kızını bana hediye etti" Alfa'nın yanında konuştuğu şeyler yüzünden yerin dibine girmek istedim Bu eski kıyafetler içinde ve bakımsız halimle beni gerçekten güzel mi bulmuştu?" "Yine şair ruhun konuşmaya başladı" "Konuşturan sağolsun" İkisinin de bana baktığına emindim "Utanma benden Elena Jasper senin ruh eşin. Onu tanıyıp kardeşimle mutlu olmanı isterim. Bende eşimi sürü ziyaretinde omegalar arasında pencere silerken bulmuştum o benim hayatımın aşkı" Gözlerimi alfa'ya çevirdim hafif tebessümle bana bakıyordu "Teşekkür ederim Alfa bir anda ruh eşimi bulmayı beklemediğim için şaşırdım" "Sorun değil hep birlikte yemeğe geçelim lütfen" Alfa'nın ardından lunamızın sesi duyuldu "Elena'yı ben alayım giyinip süslenmemiz gereken konular var" diyerek bana göz kırptı Lunaya utangaç bir gülümseme sundum. Beni kolumdan tutup çekiştirmeye başladı. Bende beni götürdüğü yere yürümeye başladım. Jasper Abim büyük olduğu için sürünün başına o geçti. Asla alfa olmak gibi bir hayalim yoktu. Ben özgürlüğü seven sorumluluk istemeyen biriydim ama artık ruh eşimi bulduğuma göre sanırım bazı sorumluluklar almam gerekiyordu. Evin küçük yaramaz çocuğu bendim. Üniversiteyi bitirmem altı yılımı aldı. Abim her zaman beni koruyup kolladı paradan yana hiç yokluk çekmedim. Bir kaç insan sevgilim oldu ama ciddi ilişkiler değildi. Bir gün ruh eşimi bulacağımı biliyordum. Aşkı sevgiyi bir insan da bulmam mümkün değildi. Onlara dokunmak sadece ihtiyaçlarımı karşılıyordu ama ruh eşime dokununca tamamlanacaktım Abimle oturma odasında oturuyor eşlerimizi bekliyorduk. İyice acıkmıştım bu kadınların hazırlanması neden bu kadar uzun sürüyordu. Biraz sonra enfes kokusu burnuma doldu. Önde lunamız vardı. Luna abimin yanına geçerken Elena tüm güzelliği ile kapıda duruyordu. Güzel olduğunu biliyordum ama resmen bir kaç dokunuşla afete dönüşmüştü. Üzerinde ki beyaz elbise mavi gözlerini ortaya çıkarmış makyajla bir bütün olup harika bir görsel şölen sunmuştu. Oturduğum yerden kalkıp yanına gittim elimi çenesinin altına koyup göz göze gelmemizi sağladım. Elena çekingen şekilde duruyordu. Elimi çenesinden çekip elini avucumun içine alıp üzerini öptüm. "Çok güzel olmuşsun" Elena hafif tebessüm ederek "Teşekkür ederim" dedi "Burda aile var" Abimin dalga geçmesi ile kendime geldim ve abime bakıp tek kaşımı havaya kaldırdım Luna abimin eline vurup ayağa kalktı ve abimi de kaldırdı "Hadi yemeğe sonra baş başa kalırsınız, ayrıca bizden utanmayın abin şaka yapıyor oda böyle bir dönemden geçmişti değil mi aşkımm" Abim öksürüp luna'nın sorusunu geçiştirdi "Bende öyle düşünmüştüm kocacığım" Luna abimi sürükleyerek mutfağa götürdü. Bende elimi Elena'nın beline attım ilk irkilsede sonra tepki vermedi birlikte mutfağa geçip masaya oturduk. Yemek çok güzel geçmişti sürekli gözüm Elena'ya kaydı. Bu kızın hizmetçi olduğuna emin miydik? Çünkü tam hanımefendi gibi bir havası vardı. Yanlız kalınca onunla her şeyi konuşup nasıl bir hayat yaşadığını kesinlikle soracaktım. Eva'dan *Ayaklarım beni bir yere sürüklüyor bir süre dirensemde engel olamıyorum. Sonunda kendimi serbest bırakıp ayaklarımın beni götürdüğü yere yürümeye başlıyorum. Bir süre yürüdükten sonra arkası bana dönük bembeyaz arkasında ara ara turkuaz renklerin olduğu bir kurt görüyorum. Kurt yavaşça bana dönüyor ve tüyleriyle aynı renk olan turkuaz rengi gözleriyle gözlerime bakıyor. İlk defa böyle bir kurt gördüğüm için ağzım hafif aralık onun büyüsüne kapılıyorum. Dişi kurt da gözlerini kırpmadan beni izliyor. Kendime gelip ilk şaşkınlığı üzerimden atıyorum "Sende kimsin?" "Ben senim" "Nasıl yani?" "Ben senin kurdunum adım Lupa" Gözlerim şaşkınlıkla büyüyor bu kadar güzel ve farklı bir kurt benim kurdum muydu? "Sen gerçekten benim kurdum musun?" Lupa gözlerini hiç ayırmadan bana bakıyor "Evet" diye cevap veriyor Gözlerimden yaşlar akmaya başlıyor "Bu zamana kadar nerdeydin Lupa sana ne kadar ihtiyacım olduğunu tahmin bile edemezsin" Lupa üzgün gözlerle bana bakıyor "Ben 15 yaşından beri sana ulaşmaya çalışıyorum Eva ama yemeklerine yada ekmeğine koyulan ilaçlar yüzünden bir türlü sana ulaşamadım çok üzgünüm" Üzüntüsü gözlerinden okunuyor "Anlıyorum peki bundan sonra ne olacak"? "İlaç bir aydan fazladır vücudunda olmadığı için rüyana gelebildim. Lütfen vücudunda değişiklikler olduğunu hissedince beni kabul et" "Edeceğim" "Şimdi gitmem gerek lütfen uyanınca beni unutma" "Gitme" diye çığlık atmaya başladım Görüntü yavaş yavaş kaybolurken ağlamam çoğaldı ve sıçrayarak uyandım. Bir süre kendimi toparlamaya çalıştım ve elimi yüzüme attım gerçekten ağlamıştım "Lütfen en kısa sürede gel Lupa"
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD