Genç adam hem zihnen hem de bedenen kendini oldukça yorgun hissetmesine rağmen uykuya tamamen teslim olmadan önce okuduğu günlüğü düşünmeden edememişti. Okuduğu zorlukların şiddetinin artmasına paralel olarak içten içe günlüğü yazan kişiye karşı duyduğu merak da aynı şekilde artıyordu. Bu günlüğün yazılmasına ihtiyaç duyulduğundan veya tek çare olarak bunun düşünülmesinden hareketle denilebilirdi ki olaylar, daha doğrusu zorluklar daha da büyüyecek ve çaresiz bir hal alacaktı. Yoksa yetişkinliğe ayak basmış hiç kimsenin özel hayatını riske edecek kadar detaylı bir günlük yazacağını düşünmüyordu genç adam. Bir günlükten medet umacak kadar çaresiz hissetmek çok feci bir his olmalıydı. Üstelik eğer bu çaresizliği doğuran olaylar hala mevcudiyetini sürdürüyorsa günlükten medet ummanın yolu gün

