Ardil, odadakilere gitmelerini işaret ettiğinde içerisi bir anda buz kesti. Arkasını döndüğünde Avşin’i gördü; öylece durmuş, gözlerindeki o saf korkuyla ona bakıyordu. Ardil’in içi gitti. Yanına gidip yüzünü avuçlarına almak, o korkudan titreyen tenini ısıtmak istedi. Ama aralarında öyle bir mesafe vardı ki, sanki elini uzatsa dokunamayacak kadar uzaktı. Dün gece aynı odanın havasını solumuş olmaları bile ikisi için aslında koca bir adımdı. Yavaşça yaklaştı ona. Sesi, sanki bir kuşu ürkütmekten korkar gibi çıktı. "Burada bekle. Korkma orman gülü." Avşin’in bakışları yere düştü, omuzları çöktü. Sesi titriyordu. "Elimde değil ya beni alırsa." Ardil bir an duraksadı. Avşin’in bu kadar savunmasız olması canını yaktı ama bunu yüzüne yansıtmadı. Sadece bir adım daha yaklaştı, aralarındaki h

