CENGAVER Dilem’in sesini duyduğum an, dünyanın başıma yıkıldığı andı. Ne kadarını duymuştu? Geçmiş olsun diyerek hızlıca dışarı çıktım. Dilem’in soğuk ve donuk bakışlarını görmek ben de duş etkisi yaratmıştı. Birlikte çıkışa yönelirken gelen polisler ise her şeyin üstüne tuz biber ekmişti. Dilem’in beni zerre umursamadan anahtarlarını alıp gitmesini ise hiç beklememiştim. “Gidelim gideceksek,” dedim polis memuruna. Dilem bile beni anlamıyorsa kim anlardı bilmiyorum. Ayla için üzgündüm, ona karşı hala çektiğim bir vicdan azabı vardı. Her şeyi geçtim, yaralı bir haldeyken ne yapsaydım? Herkes gibi bende mi kafamı çevirseydim? Herkes kafasını çevirdiği için işlenmiyor muydu bu kadar cinayet? Herkes her şeyi kör olduğu için olmuyor muydu bunca olay? Karakola geldiğimizde direkt sorguya

