Masaya geçerken etrafına göz gezdirdim. Ama görünürde müstakbel kocam olacak şahıs yoktu.
"İnşallah tamamen yok olmuştur. " diyerek içimden geçirdim.
"Gel kızım. Gelecek birazdan yok olmadı merek etme. " diyerek gülümsedi, Adnan bey. Bir an şaşkınlı tan küçük dilimi yuttum sandım, düşüncesini içimden geçirdiğime emindi, ama nasıl olur da düşüncemi anlamıştı.. Büyücü falan değillerdir inşallah.
Gülümseyerek yemek masasına ilerledim. Bin bir çeşit yemekle donatılmıştı masa. Hale hanımın elimi tutmasıyla ona doğru döndüm.
"Bak Eylül kızım senin için çok zor bir durum biliyorum. Çok da güçlü bir kıza benziyorsun. Senin yerinde ben olsam belki bu kadar ağır yükleri taşıyamazdım. Ama sende bizi anla kızım belki çok saçma gele bilir sana oğlundan başkasını düşünmeyen bir aile ve sırf onun için böyle saçma bir yola çıkılmış,diye ama emin ol kızım oğlum kadar sende değerlisin benim için. Biz Yavuza süre verdik evlen artık hayat devam ediyor,diye ama o yanaşmadı buna ve bizde böyle bir yola başvurmayı düşündük.. Eğer kızım istemiyorsan vazgeçebilirsin böyle bir şeye seni zorlayamam. Ama senin bize kendinle birlikte mutluluğu getireceğine eminim."
Hale hanımı dinlerken duygulanmıştım. Bir anne olarak o nada hak veriyordum. Kendisi nasıl kardeşi için çabaladıysa oda oğlu için kendisince çabalıyordu.
"Hayır Hale anne bir kere söz verdim ve sözümün arkadasın da durmaya kararlıyım. Siz bana kardeşimi geri getirdiniz ve umarım her şey anlattığınız gibi kolay olur."
Kapının açılmasıyla konuşmamız son bulmuştu. Güler gelen kişiye bakmak için kapıya döndüğüm zaman,kapıdaki adamı görmemle gözlerim şok olmuş bir şekilde açıldı.
Kapıda gördüğüm kişiye bir an şaşırmadan edemedim. Bunun burada ne işi vardı! Aklıma gelen, başıma gelmez umarım.. Adam içeri soğuk ve sert bir şekilde girdiğinde, pür dikkat adamın hareketlerini incelerken buldum Kendi mi.
Hızla masaya geldiğin de Hale hanım gülümseyerek ayağa kalkarak adama sarıldı.
"Oo Hale Sultan hoş geldin."diyerek yanağından öptü..
"Hoş buldum oğlum"
Bir an neye uğradığımı şaşırmıştım. Ne yani Yavuz bu adam mıydı? Yok artık şaka mıydı bu. Düşündüğüm şey gerçek cıktı. Bir den boğazımın kuruduğunu hissettim ve boğazımın yumuşaması için bir bardak su alıp içmeye başladığım da göz göze geldik bir anda. Sert ve tepkisiz bakışıyla karşılaşmam la ağzımdaki suyu dışarı püskürtmem bir olmuştu..
Hale ve Adanan Bey ne olduğunu anlamayarak bana bakıyorlardı.
Hale hanım;
"Eylül kızım iyi misin, ne oldu! Yavuzu görünce birden betin benzin attı. Evet oğlum yakışıklıdır. Ama bu kadarını da beklemiyordum. Açıkçası."
Yavuzun o esnada dudağının kenarında belli belirsiz gülümseme oluşmuştu.
"Bakıyorum da bizim küçük Hanım da buradaymış. Gerçi ben seni kapı önünde beklerdim ama neyse. Demek Eylül ve eş adayım sendin. Hayır anlamadığım daha ayakta duramazken benim yanım da nasıl duracaksın."
"Siz tanışıyor musunuz?"
Hale Hanım şaşırmış bir şekilde Yavuza dönmüştü.