2. bölüm

1581 Words
Yeni bir bölümle karşınızdayım benim minik tırtıllarım 🦋 Fikir ve düşüncelerinizi benimle paylaşın.. Herkese iyi okumalar.. 🦋🦋🦋🦋🦋🦋🦋🦋🦋🦋 Gözlerinden akan yaşlarla zar zor yürüyüp evine gidiyordu genç kız. Ağladığı için gözleri yolu bulanık görse de o yine yürümeye devam ediyor devam ettikçe de yerdeki taşlara takılıp düşüyordu. Kaç kez düştüğünü saymamıştı bile ama bu onun umrunda bile değildi.. Şuan hiçbir acı kalbiyle boy ölçüşemezdi.. Yıllardır kimseye aldırmadan her söylenene kulak tıkayıp uğruna çok kalp kırdığı adam tarafından bugün terk edilmişti hem de karnında ki bebeği ile.. Bu yolları gelirken ki halini düşündü biran için.. Ne hevesle gelmişti... Sözde hesap sorup hamile olduğunu söyleyecekti ki söyledi de ama ne oldu.. Bebeğin ondan olduğuna bile inanmadı Sidar.. Elleri biran karnına gitti ama hemen geri çekti ona alışmamalıydı.. Ayağı tekrar taşa takılınca yeninden yere düştü dizleri bu sefer kanamaya başlamıştı. Acıdan artık ağlamaya başladı. Yoldan geçen yaşlı bir kadın yanına yaklaşıp elini ona uzattı " çok mu acır ha keçamın" Roni başını kaldırıp ona el uzatan yaşlı kadına baktı daha önce hiç görmemişti bu kadını kim olduğu bile sormadan sadece başını olumlu anlamda salladı. Roni'nin acısı dizinde değil kalbindeydi.. " tut elimi de kaldırayım seni böyle oturmakla geçmez acısı" Roni yaşlı kadının elini tutup ayaklandı. Yaşlı kadına bakıp hafif bir tebessüm edip " sağ olasın xalet" (teyze ) Yaşlı kadın pür dikkat Roni'nin yüzüne bakıyordu. Roni biran için korksa da sesini çıkarmadan yaşlı kadının yanından geçip gitmeye karar verdi. Roni tam yaşlı kadının yanında geçerken yaşlı kadın kolunu tutup onu durdurdu ve ardından su sözleri söyledi.. " Ağlaman dizinde ki şu küçük yaradan değildir bilirim ama unutma ki bir kapıyı kapatan Rabbım diğer kapıyı açar sen için ferah tut yeter keçamin" Bu sefer yaşlı kadın Roni'nin yanından geçerek ondna uzaklaşmaya başladı. Roni ise öylece arkasından bakmakla yetindi.. Kimdi ki bu yaşlı kadın... Çalan telefon sesi ile daldığı düşüncelerden sıyrılıp çantasında ki telefonu aldığında arayanın Elif olduğunu görünce içi biraz olsun rahatladı. Telefonu açıp öylece bekledi. " Roni nerede kaldın annen seni aramış ama cevap vermemişsin yarım saate eve gelecekmiş nerdeysen oyalanmadan gel" Elif konuştu ama karşıdan ses gelmemesi üzerine " orada mısın Roni cevap ver" endişelenmeye başlıyordu genç kız. " bur...burdayım tamam geliyorum" Telefonuna gelen titrek ses ile içi rahatlamış ve telefonu kapatmıştı genç kız. Roni ağlayarak da olsa yolu bitirmiş ve evine varmıştı. Annesinin henüz evde olmaması iyiydi ama Elif onu kapıda üstü başı toz toprak içinde ve dizleri kanlı bir şekilde görünce ufak bir çığlık atıp hemen yanına koşmustu. " ne oldu sana böyle Roni" diyerek hemen yanında bitmişti genç kız Roni'nin. Hem kuzeni hem de en yakın arkadaşıydı.. Sessiz bir şekilde sadece karşıya bakan kuzeni ile korkmaya başlamıştı Elif. " Roni korkutma beni lütfen cevap ver ne oldu sana" Elif ellerini uzatmış Roni'nin gözlerinden yanağına doğru akan yaşları eli ile silmeye başlamıştı. Roni ise sadece transa girmiş gibi " başkası ile evlenecekmiş" diyip duruyordu. Elif kuzenini kolundan tutup odasına çıkarıp üzerindeki toz toprak olan kıyafetlerini çıkarıp onu odada bulunan banyoya soktu. Dizleri kanıyordu ama şuan için onu yıkaması ve kendine getirmesi lazımdı. Ilık suyun altında Roni kendinden geçmiş gibi daha çok ağlamaya başladı. Elif kuzeninin ıslak olmasını umursamadan onu kendine çekip sarıldı ve onunla birlikte o da ağlamaya başladı. " ağlama kardeşim ağlama" diyordu ama kendisi de onunla birlikte ağlıyordu. " i.. inanmadı Elif bebeğin ondan olduğuna inanmadı kim...den peydahladıysan ona git dedi" hıçkırıklarının arasından konuşmaya çalışıyordu. " şşş tamam kuzum" saçlarını okşayıp sakinleştirmeye çalışıyordu kuzenini ama içinden Sidar'a ağza alınmayacak methiyeler düzüyordu. İki kuzen suyun altında bir süre daha ağladıktan sonra Elif, Roni'nin üzerine bornoz giydirerek banyodan çıkartıp yatağın üzerine oturmuştu. Kendisi de sırılsıklam olmuştu ama o bunu şuan için hiç umursamıyordu çünkü önceliği kardeş bildiği kuzeniydi.. Dolaptan kendine ve Roni için kıyafet ve iç çamaşırları alıp önce onu giydirip sonra kendisi giydi. Kıyafetler konusunda birbirlerine sorma gereği bile duymazlardı buna iç çamaşırları bile dahildi bazılarına saçma gelse de onlar böyleydi.. Kıyafetleri giydikten sonra banyodan pansuman yapmak için malzelemeri alıp Roni'nin önünde diz çöküp dizinde ki yaraya yavaşça pansuman yapıyordu ve bunu yaparken her pamuğu değişinde üflüyordu ki canı acımasın diye ama kuzenine baktığında gözlerinde ki yaşlar git gide artıyordu. Elif'e biliyordu bu göz yaşları dizini pansuman yapıyor diye değil Sidar olacak o adi şerefsiz herif yüzündendi ama şuan için yapacak birşeyi yoktu çünkü onun şuan ki önceliği Roni'ydi. Önce onu kendine getirmesi lazımdı. Dizlerinin pansuman bittikten sonra güzelce sargı bezi ve bantlar yardımı ile sarmıştı dizlerini. İşi bitince ayaklandı ve Roni'de hemen yatağa uzanarak ağlamaya devam etti. Elif malzemeleri tekrar banyoya götürüp bu sefer kuzeninin baş ucuna geçip başını dizlerini üzerine koyup saçlarını okşamaya başladı. İkisi de konuşmuyor ve birlikte ağlıyorlardı. Onlar birbirlerini konuşmadan da anlayabilirdi çünkü doğdukları zamandan beri hep yan yana olup beraber büyümüşlerdi. Ne kadar süre ağladıklarını bilmiyorlardı taa ki Roni'nin anlayışları iç çekişlerine dönene kadar. Bu süre zarfında annesi eve gelmiş ama Elif ona Roni'nin uyuduğunu söylediği için pek fazla odada durmayıp çıkmıştı Dila Hanım. Oysa gelip kızının yüzüne baksaydı anlardı uyumadığını çünkü anneler anlardı ve evlatlarının çektikleri acıları hissederlerdi.. "anlat hadi kuzum kendini perişan ettin yeter artık bu kadar kendine ettiğin eziyet" Elif artık konuşmaya bir yerden başlamaya karar vermişti. " be.. ben oraya gittim o..na sarıldım öptüm " duraksadı genç kız derin bir nefes çekti içine.. Roni bunları söylerken yüzünde bir tebessüm oluştu ama bu tebessüm mutluluktan çok uzak bir tebessümdü... " ee kuzum ne oldu da bu hale geldin sen" Onu bu halde görünce içinden Sidar denen aşağılık herife az saydırmamıştı Elif.. " bana i.. inanmadı Elif" tekrar akmaya başladı gözünde ki yaşlar.. " neye inanmadı Roni" Elif artık deli giib merak etmeye başlamıştı. Roni'nin saçlarını okşayan eli durmuş ve Roni'den gelecek cevabı bekliyordu. " bebeğin ondan olduğuna inanmadı" hıçkırarak ağlamaya başlamıştı Roni.. " ne... Ne diyorsun sen Roni" bu olamazdı. olmamalıydı.. Elif içinden dualar etmeye başladı kuzeni için yoksa sonu hiç iyi olmayacaktı.. " kimden pey.. peydahladıysan ona git dedi bana" bu kadarını beklemiyordu Elif.. Sinirden ayağa kalkıp kuzeninin karşısında durup öfkeyle konuştu.. " ben sana ne dedim o adam aşağılık pislik herifin teki dedim dimi ama sen .. sen ne yaptın bana, annene ve sana onun şerefsiz olduğunu söyleyen herkese kulak tıkadın ve burnunun dikine gittin peki şimdi ne olacak Roni ha şimdi ne yapacaksın" Kuzeninin haklı olduğunu biliyordu ama yapacak birseyi yoktu. O sadece sevilmek istemişti.. Babasından, dedesinden, abisinden görmediği sevgiyi, şefkati görmek istemişti ama yanlış bir adam da bulduğunu zannettiğini hiç görmemişti.. Sanki Sidar ona bir büyü yapmıştı çünkü onu her gördüğünde yada her düşündüğünde diğer herkese karşı kendini kapatıyordu. Elif'in söyledikleri ile daha şiddetli bir şekilde hıçkırarak ağlamaya devam etti. " ö..özür dilerim" çok geç olduğunun farkındaydı oysa ki.. Bu özür neyi değiştirirdi.. Ama Elif onu duymamış ve kırıcı sözlerine devam ediyordu taa ki Roni'nin hıçkırıklarının arttığını görene kadar.. Ne yaptığını yeni fark etmiş bir şekilde hemen koşup kollarını sardı kuzenine. " özür dilerim Roni.. Ben biran için kendimi kaybettim lütfen affet beni" diyerek daha sıkı sardı kollarını kardeş bildiği kuzenine.. Roni'de bu sarılışı karşılıksız bırakmayarak o oda sardı kollarını Elif'e.. Şuan ikisinin aklında olan tek soru bundan sonra ne olacağıydı... Ama Elif onu duymamış ve kırıcı sözlerine devam ediyordu taa ki Roni'nin hıçkırıklarının arttığını görene kadar.. Ne yaptığını yeni fark etmiş bir şekilde hemen koşup kollarını sardı kuzenine. " özür dilerim Roni.. Ben biran için kendimi kaybettim lütfen affet beni" diyerek daha sıkı sardı kollarını kardeş bildiği kuzenine.. Roni'de bu sarılışı karşılıksız bırakmayarak o oda sardı kollarını Elif'e.. Şuan ikisinin aklında olan tek soru bundan sonra ne olacağıydı... " Be... Ben şimdi ne yapacağım" hıçkırıklarının arasında söylemişti bunları ama o da biliyordu ki bir çıkış yolunun olmadığını... " bilmiyorum inan ki bilmiyorum eğer bir yolu olduğunu bilsem senden önce çareyi bulup getiririm biliyorsun" biliyordu Roni getirirdi.. Artık ağlamaları iç çekişlerine dönünce Elif sardığı kollarını serbest bırakmış ve omuzlarından tutup Roni'yi karşısına almıştı.. "olan oldu artık o Sidar olacak it herif elbet bulacak belasını bizim biran önce senin için bir yol bulmamız lazım" diyerek yerinden kalkıp odanın içinde dolanmaya başladı Elif. "Boşuna düşünme Elif. İkimizde biliyoruz bir çıkış yolunun olmadığını bizimkiler duyduğu an dedem beni öldürmekten biran bile tereddüt duymayacak benim arkamda olan bir ailem hiçbir zaman olmadı biliyorsun" Ne zordu insanı arkasında bir ailesinin olmaması.. Hayatta olmalarına rağmen yanınızda olmaması.. "Robin'e söylesek biliyorsun o seni çok seviyor elbet bir yol bulacaktır" Robin'in Roni'ye olan sevgisinin biliyordu Elif ama bilmediği Robin'in bile böyle birşeye göz yummayacağıydı.. Robin her ne kadar ona düşkün olsa da bu başka bir meseleyi.. Sonuçta başlarını önlerine eğmişti ve bunun affı olmazdı. Dedesi öyle öğretmişti onlara.. Her ne kadar dedesinin öğrettiği şeylerden kaçsa da söz konusu namus olunca Robin bile geri kafalı bir adam oluyordu. " Olmaz o dedem gibi beni öldürmez ama öldürmekten beter eder. Biliyorum beni çok seviyor değer veriyor ama bu başka.. Eğer bu duyulursa benim yüzümden başı öne eğilecek ki sende biliyorsun Robin'in yeri geldiğinde nasıl gözünün kimseyi görmediğini" Başını olumlu anlamda salladı Elif. Malesef biliyordu. Robin'in gözünün döndüğünü zaman nasıl bir adam olduğunu.. İki genç kiz bir süre sesiz kalıp düşündüler. Ama ikisi de bir çıkar yol bulamadı. Odada ki sessizliği bozan Elif'in çalan telefonuydu. Arayan kişi Elif'in annesi Ferda hanımdı. "efendim anne" diyerek açtı telefonunu Elif ve bir süre karşı tarafı dinledikten sonra " tamam anne geliyorum hemen" diyerek kapattı telefonu.. Roni'nin yanına yaklaşıp son kez sıkıca sarılıp " benim artık gitmem gerek annemi biliyorsun kaç gündür buradayim artık gelmemi istiyor ki sende biliyorsun ki annem ne babandan ne de dedenden hiç haz etmiyor" Elif'in gitmesini istemiyordu ama hak veriyordu teyzesine, buralarda doğru karşılanmazdı evde bekar erkek varken genç bir kızın orada kalmasına ki bu akrabanız bile olsa...
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD