Karşısında gördüğü adam ile girdiği şoktan daha çıkamadan dedesinin sesini duyması ile bakışları bir an için dedesine kaysa da tekrar bakmıştı onu o gece uçurumun kenarından kurtaran adama..
Ona tekrar umut olan adama..
Bebeğini kabullenmesi sağlayan adama..
Şimdi ise karşısında durup onu kendine istemişti.
Neydi şimdi bu adamın derdi?
Neden hamile olduğunu bildiği halde kendisine istemişti onu?
Genç kızın kafası karışmış bir şekilde öylece ayakta durmaya devam etti.
Zagros ise bunu neden yaptığını bilmiyordu ama içinden bir ses bu kıza yardım etmesi gerektiğini söylüyordu.
Zelal'den sonra asla evlenmeyi düşünmüyordu ama şuan nedensiz bir şekilde bu kızı kendine istemişti.
Yoksa hamile olduğu için acımışmıydı ona?
Yada eğer Rohat ile evlenirse Rohat'ın böyle birşeyi kabul etmeyeceğini düşünmesimiydi?
Genç adam şuan için bu soruları düşünmemeye çalıştı.
Nede olsa buradan gittikten sonra yeterince düşünmesi için zaman olacaktı.
Mahmut ağa Roni'ye bakıp
"de hayde öp büyüklerinin elini ne diye dikilirsin öyle ayakta" daldığı düşüncelerden çıkan Roni yavaş adımlarla Delal hanımın elini öptü.
Delal hanım Roni'yi kendine çekip sıkıca sarıldı.
" hayırlı olsun kızım. Rabbım utandırmasın" diyerek omuzuna okşadı.
Sonuçta kızının kurtulması bu evliliğe bağlıydı.
Eğer Zagros berdel hükmüne onay vermeseydi şuan evinde kızının yasını tutuyor olacaktı ama o şuan burada kızı için kurban edilen başka bir genç kızı istemeye gelmişti.
Nede olsa kızı kurtulmuştu..
Kurbanın kim olduğunun ne önemi vardı ki..
Roni daha sonra bunu istemese de dedesi ve babasının da elini öpüp annesinin elini de öpmüştü.
Zagros ağa da olsa büyüklerine karşı saygısını gösterirdi.
O da Roni'nin anne ve babasını ve dedesinin ellerini öpüp Rojbin'e sadece sarılmıştı.
Zeynep, Mihrimah ve Şehriban da yeni yengelerini gördükleri gibi sevip sarılmışlardı.
Her ne kadar Zagros'un kendisine istemesi sürpriz olsa da onlar abilerinin bir bildiği olduğunu düşünerek bu işe kafa yormamayı tercih etmişlerdi.
Rohat ise bu durumdan kurtulduğu için utanmasa ortaya geçip bir dokuz sekizlik açıp göbek atacaktı.
Rohat aşk evliliği istiyordu.
Tabi annesi buna izin verirse..
Zagros ve Roni el öpmeleri bittikten sonra ortaya geçtiklerinde yüzükleri Mahmut ağa takmıştı.
Roni Zagros'un elinin ust tarafında ki kızarıklıkları görse de şuan onu düşünecek durumda değildi.
Yüzükler takıldıktan sonra tatlılarda yenilmişti.
Roni bir robot gibi sadece verilen komutları yerine getiriyordu.
Zagros bu durumu fark ettiğinde Mahmut ağadan izin isteyip Roni ile yanlız konuşmak istemişti.
Artık sözlü oldukları ve Zagros'un da yakında ağa olacağını bildiği için izin vermişti konuşmalarına, normalde başka biri olsa asla izin vermezdi ya ama gel gör ki şuan herşey Dewrim içindi birde Zagros ile arasını kötü tutamazdı ne de olsa Berxwedan aşireti Amed'in en güçlü aşiretiydi ve onlarla dünür olacaktı bu durum her yönden onu iyi etkileyecekti..
Zagros Roni ile birlikte başka bir odaya geçtiğinde kapıyı kapatıp Roni'nin yanına yaklaştı.
Zagros ne diyeceğini nasıl başlayacağını düşünürken ilk söze başlayan Roni olmuştu.
"neden böyle birşey yaptın" hâla aklı almıyordu hamile olduğunu bildiği halde neden onu istemişti ki..
Zagros ne diyeceğini bilmiyordu ki o da neden yaptığını bilmiyordu sadece o an öyle yapması gerekiyormuş gibi hissetmişti..
Derin bir nefes almış ve yavaşça bırakmıştı Zagros ve aklına ilk gelenleri söylemişti.
" senin hamile olduğunu bildiğim halde nasıl kardeşime isterim seni, her halükarda zaten verecekti deden seni ama Rohat hamile olduğunu öğrenirse bunu kabul etmezdi"
Bunu zaten kimse kabul etmezdi biliyordu Roni ama onun asıl merak ettiği o neden kabul etmişti..
"böyle birşeyi kimse kabul etmez bunu bende biliyorum peki sen, sen neden kabul ettin karnımda başkasının çocuğunu taşıdığımı bildiğin halde neden böyle birşey yaptın"
Roni Zagros'un Zelal'e olan aşkını biliyordu..
Gerçi bunu bilmeyen yoktu ya...
Ama şuan karşısına geçip neden onunla evlenmeyi kabul etmişti ki..
" sana bir söz vermiştim hatırlıyor musun" dediğinde Roni başını olumlu anlamda salladı.
" ben o gün ne olursa olsun sana yardım edeceğime dair söz vermiştim ve bende sana verdiğim sözümü tutuyorum bu evlilik gerçek bir evlilik olmayacak bunu ikimizde biliyoruz" derin bir nefes içine çekip konuşmasına devam etti Zagros.
" o uçurum kenarında sana umut olurken bu sözü öylesine vermedim ben Roni yada o gece bana söylediğin ismin ile mi hitap edeyim Hesna " tek kaşını kaldırıp genç kıza sorgulu gözlerle baktığında Roni açıklama gereksinimi duydu.
" iki ismin var benim Roni Hesna, yani sana yalan söylemedim şöyle bakmayı bırak, sanki yalancıymışım gibi"
O gece onun sayesinde bebeğini kabul etmişti ve onunda dediği gibi umudu olmuştu onun..
" Artık olan oldu Roni geçmişe değil de geleceğe bakalım biz, benim senden tek bir beklentim olur oda oğluma annelik yapman ona anne eksikliği hissettirmemen bende senin bebeğine baba olurum belki gerçek bir evlilik olmaz ama iki dost olabiliriz ha ne dersin"
Roni biliyordu zaten gerçek bir evlilik olmayacağını
ama oğluna annelik yapabilir miydi?
" ben nasıl annelik yaparım ona ben, beceremem ki" demesi ile Zagros hafifçe tebessüm edip
" onunla birlikte öğrenirsin tek yapacağın şey onu sevmek olacak, bunu yapabilir misin onu sevebilir misin"
Roni hiç düşünmeden cevap verdi.
" severim o masum günahsız daha melek neden onu sevmeyeyim ki" demekle yetindi.
Bu cevap şimdilik yeterliydi Zagros için zamanla oluşurdu bağlar..
" peki sen sevebilir misin senin olmayan bir bebeği ona babalık yapabiir misin " diye soran Roni'ye bakarak
" severim çünkü o da masum günahsız ve ona baba da olurum Arjen'den ayırmam" bu cevap da yeterli olmuştu Roni için şimdilik...
Bir kapıyı kapatan Allah diğerini de açar..
Sidar kendi bebeğini kabul etmezken Zagros onun bebeğine babalık yapmayı kabul etmişti.
Roni ölümü düşünürken şuan yeni bir ailesi oluyordu hemde başka bir çocuğa da annelik yaparak..
Peki Roni Arjen'e anne olabilecek miydi?
Yada Zagros yeniden bir bebeğe baba?
"bak Roni şuan eminim ki kafan oldukça karışıktır ki benimki de aynı şekilde karmakarışık, hiç böyle birşey olabileceğini düşünmeden geldim buraya ama iyiki de gelmişim yoksa olacakları düşünmek bile istemezdim"
Zozan hanım zaten onu kabul etmeyecekti bir de hamile olduğunu öğrenirse...
Zagros bunu düşünmek bile istemiyordu..
"artık olan oldu bizim ise tek yapacağımız şey birbirimize alışmak olacak ve Arjen'in de sana alışması istersen yarın sizi tanıştırmak isterim ne kadar erken o kadar iyi"
Roni biran tereddüt etsede kabul etmekten başka yolu yoktu.
Zaten Zagros haklıydı ne kadar erken alışırlarsa birbirlerine o kadar iyi olurdu her iki taraf içinde.
" isterim ama dedem buna müsade etmez ki" oda da konuşmalarına nasıl müsade etmişti onu bile anlamıyordu ya..
" merak etme ben konuşurum deden ve babanla, zaten düğün işini de daha konuşacağız karnın belli olmadan yapalım ha ne dersin"
" düğün mü" Roni ona düğün yapılacağını hiç sanmıyordu.
Ama Zagros düğünden bahsediyordu.
" evet düğün, yoksa düğün olmayacak mı sandın sen"
" yani ne bileyim beni kabul etmek zorunda değilken kabul ettin birde üstüne de senden düğün istemek hakkım değil"
Her genç kızın hayali değil miydi beyaz gelinlik ama Roni bu hayalinden bile mahrum kalacağını düşünüyordu.
Ama bilmediği birşey vardı.
Zagros onu hiçbirşeyden mahrum bırakmayacaktı.
Bu gece zaten görmüştü.
Babasının ve dedesinin Roni'ye değer vermediğini, ona söz hakkı bile tanımadan istemede direkt verdiğini hatta babası sanki bir yabancıymış gibi bir köşede oturup tek kelime etmemiş resmen tüm sözleri dedesi söylemişti.
Eve gidince bu aileyi araştırmayı aklının bir köşesine not etmişti.
"bak Roni sen öyle sıradan biri ile evlenmiyorsun, sen Amed'in en güçlü aşireti olan Berxwedan aşiretinin gelecekteki ağası ile evleniyorsun senin hiçbirseyden mahrum kalmanı istemiyorum.
Tabi ki seninde diğer genç kızlar gibi düğünün olacak ve ben elimden geleni yapmaya çalışacağım"
Roni karşısındaki adama hayretler içinde bakıyordu.
Nasıl olurda bu kadar iyi biri olur diye düşünüyordu.
" teşekkür ederim gerçekten bunların hiçbirine mecbur değilken neden bunları yapıyorsun"
sormadan içi rahat etmeyecekti.
Bu sözleri neden söylüyordu.
Zaten onu uçurumdan kurtarıp umut olmuş ve bebeğini kabul etmesini sağlamıştı.
Peki neden şimdi de hayallerini gerçekleştiriyordu.
Zagros biran durup düşünmek istedi ama bir neden bulamadı.
Sadece karşısında ki bu kızın nedensizce mutlu olmasını istiyordu.
Aklına gelen ilk bahaneyi söyledi.
" sen ağa karısı olacaksın etrafında da önemli kişiler olacak ki benim bir ayağım İstanbul'da oraya da benimle gelip davetlere katılacaksın ki oradaki insanlarda gelecek düğünümüze onların içinde eksik kalmana izin veremem" belki biraz saçmalamıştı ama bir çıkış yolu bulmalıydı.
Genç kızın kalbi adamın bu dedikleri ile kırılsa da belli etmeyip tebessüm etti.
Demek ki oda kendini düşünüyordu.
"peki sen nasıl istersen" genç kızın artık düğünde umrunda değildi.
Onun tek derdi bebeğini sağlıkla kucağına almaktı.
"o zaman ben deden ile konuşayım yarın seni almaya gelirim, zaten numaran var bende haberleşiriz" diyip Roni ile birlikte odadan çıkıp herkesin oturduğu salona gelmişlerdi.
Mihrimah abisine yaklaşıp
" biran hiç gelmeyeceksiniz sandım" imalı bakışları ile abisine bakıp gülümsedi ama abisinin ona tek kaşını kaldırıp bakması ile eliyle ağzına fermuar çekmiş gibi yapıp tekrar yerine oturdu.
Mihrimah daha on altı yaşındaydı ve abisinin göz bebeğiydi tıpkı Şehriban gibi...
Aynı anneden olmasa da kardeşiydi Şehriban'da..
Ayırt edemezdi hiçbirini birbirinden..
"gençlerde geldiğine göre o zaman bize müsade Mahmut ağa" diyerek ayaklandı Delal hanım ve onunla birlikte Rohat..
Kızlar zaten çoktan ayaklanıp Roni'nin kuzeni Elif ile sohbet ediyorlardı.
Rohat'ın gözleri Elif'in üzerine gidip gelsede karşılaştığı sert bakışlarla geri çekilmek zorunda kalmıştı ama bu vazgeçeceği anlamına gelmiyordu.
" müsade sizindir" diyip ayaklandı Mahmut ağa ve onunla birlikte oğlu ve gelini...
Herkes avluya geçerken yukarıda ailesini gözyaşları içinde izleyen Zehra her ne kadar yanlarına gitmek istesede biliyordu ki şuan zamanı değil hem abileri hemde annesi çok kızgın ve kırgındı ona..
Zaten Dewrim'de daha gelmemişti.
Acaba nerede kaldı diye düşünmeye başladı.
Avluda birbirleriyle vedalaşıp birbirlerine tekrar hayırlı olsun dileklerini dileyen yeni dünürler artık Berxwedan ailesini yolcu etmeye başlamıştı.
" birdahakine Baziyan ağayı da bekleriz" diyne Mahmut ağa ile Delal hanım,
" inşallah zaten rahatsız olmasaydı şuan burada o olacaktı ama kısmet değilmiş birdahakine artık" diyerek Dila Hanım ile sarılıp arabasına binmişti.
Diğerleride birbirleriyle vedalaşırken Zagros, Mahmut ağa ile konuşmak istediğini dile getirmiş ve ikili avludakilerden biraz uzaklaşıp konuşmaya başlamışlardı.
" eğer müsaadeniz varsa yarın Roni'yi alıp dışarı çıkarmak istiyorum"
Normalde asla izin istemezdi ama Roni için zorluk çıkarmak istemiyordu.
Biliyordu dedesinin ondan pek haz etmediğini..
" tabii oğlum artık sende bu evin bir oğlusun sormana bile gerek yoktur, hem artık siz sözlüsünüz "
Başkası olsa asla müsaade etmeyeceği şeye sırf, Baziyan ağadan sonra ağa olacağı ve torunu Dewrim için onay veriyordu.
Mahmur ağa Roni'yi hem kendi hemde Dewrim için
kurban ediyordu ve bunu yaparken gram pişmanlık yada üzüntü duymuyordu.
Onayı alan Zagros da aile üyelerinin yanına giderek Zerxan konağından ayrılıp Berxwedan konağına doğru yola çıkmıştı.
Mahmut ağa Roni'ye dönüp,
" yarın Zagros ağa gelip seni alacak sakın onun yanında da böyle surat asmayasın ha eğer ki yanlış birşey yaptığını görürsem Roni, seni kimselere bırakmaz kendi ellerimle öldürürüm, o kıymetsiz canını kendi ellerimle alırım. Hele bir yanlış yap, hele bir yanlış yap senin yüzünden Dewrim'imin başına bir hâl gelsin kendine ölümlerden ölüm beğen" arkasını avludaki herkese dönüp kendi odasına doğru merdivenlerden çıkmaya başladı Mahmut ağa.
Roni zaten dedesi tarafından sevilmediğini biliyordu ama ondan bu kadar nefret etmesinin sebebi neydi bir türlü anlam veremiyordu..
Ne yapmıştı ki dedesine..