Şimal
İpin ucu bir kaçtığı zaman geçmiş olsun. Daha da toparlanmıyor o olay. Benim karşı komşu sorunsalım gibi. Bana hayatı paylaşmanın provasını yapıyoruz falan filan diye şirinlik yapıyor.. Yahu bipolar mısın? Sen değil miydin bana hayatı dar eden ne oldu da sevgi kelebeği oluverdin bir anda. Düşünüyorum düşünüyorum bulamıyorum, ben de akışına bırakmaya karar verdim. Muhtemelen ulaşamamasının verdiği cazibeye kapıldı. Buyrun ulaşılabilirim, bir kaç adım ötesindeyim hatta. Ne itiyorum ne kendimi saklıyorum. O gün kahvaltıda mail gelince sorun düzeldi diye onu gönderdim ben de işimin başına geçtim ama saat başı kapıma geldi. Kah su istedi kah çay istedi hiçbir şey bulamazsa sen de sigara var mı dedi..
Her seferinde kendimden beklemeyeceğim sakinlikle karşıladım onu, akşam mesaim bittiğinde de mutfağa girdim ama o söküp atmak istediğim zil yeniden çalmaya başladı. Bilin bakalım kim!
"Merhaba Nefes Hanım"
"Ya Sabır. Buyurun Kurt Bey nasıl yardımcı olabilirim?"
"Yemek.."
"Yemek?"
"Evet evet mesainiz bitti ben de yemek aldım birlikte yeriz diye."
"Sebep?"
"Ne demişler komşu komşunun.."
"Tamam tamam Allah aşkına anladım, komşu ve komşuculukla alakalı ne var ne yok ezberlemişsiniz. Buyurun geçin yiyelim de gidin Allah aşkına"
"E bir çay demlersiniz üstüne canıım"
"Tabi tabi demlerim"
"Suşi falan mı aldınız portakallı ördek ya da."
Ters bir bakış attı bana.
"Zenginleri yanlış tanıyorsunuz ama ya. Biz kahvaltıda havyar öle yemeğinde suşi akşamda trüf mantarlı zamazingolardan yemiyoruz."
Elindeki poşetleri açtı Adana almış. Şaşkınım..
"Şalgam mı ayran mı?"
"Ayran"
Bana ayran uzattı kendi şalgam aldı. O arada çayı koydum ben de. Bir dakika susmadan yedi yemeği.. Ben de he hı ho ve benzeri nidalarla karşılık verdim sadece. Üç adana yedi adam maşallah.. Gerçi o cüsseye az bile.
"Doydun mu Şimal"
Bir Nefes bir Şimal..
"Doydum Kurt Bey kesenize bereket."
"Şifa olsun löp löp et olsun"
Hey yarabbi istemsiz gülüyorum karşısında. Ardından çayları içtik saat artık 10 oldu ama hiç gitmeye niyeti yok.
"Kurt Bey benim uykum geldi yolcu edeyim sizi."
"Ama Şimal evde inşaat var nerede yatayım"
"Benim evimde olmayacağı kesin"
"Ama komşu komşunun.."
"Yatağına da muhtaç değildir bence artık ama ya"
Ters ters bakıyor bir de, ha gel koynumda yat ya çekinme..
"Otelde kalayım bari"
"Buyurun" dedim kapıyı gösterip. Çıktı bir gözü hala arkada olarak. O çıkınca sırıttım adam evrim geçirdi resmen.. Bir duşa girdim ama uykum falan yok hikaye yani, gündüzleri pek çıkmak istemiyorum dışarı bu sebeple giyindim Kızılay'a gidip biraz sokaklarında gezmek istiyorum çünkü çok keyifli oluyor. Bir kot pantolon bir tişört giydim, çantamı da alıp çıktım dışarı. Merdivenleri indim ama her zamanki gibi hemen iki koruma bitti dibimde.
"Nefes Hanım, bir sorun mu var efendim?"
"Hayır, ben Kızılay'a gideceğim."
"Nefes Hanım saat 22.30. Kenan Bey 22.00 sonrası dışarı çıkmanızı pek istemiyor."
"Çekilin.. Lütfen!"
Koruma yine bir iki arama yaptı sonra bana döndü.
"Peki efendim buyurun, eşlik etmemizi ister misiniz?"
"Hayır ve lütfen keyfini çıkarın hayatın. Gidin gezin sizde.."
Sabahtan akşama akşamdan sabaha burdalar, sanki büyük büyük icatlar yapmış biriyim de yaşamam çok önemli.. Kızılay'a gelince yine o bol seyyar satıcılı sokaklarda gezdim tıka basa tokum ama yine nohut pilav aldım. Sokak şarkıcılarını dinledim ama kulağımın dibinde birinin konuşmasıyla sıçradım korkudan. Baktım ama bunun ne işi var burda.
"Napıyorsun sen be"
"Müzik dinliyorum"
"Ödümü mü koparman lazım"
"Hani uyuyacaktın Şimal"
"Uyumadım Kurt Bey, mahsuru mu var?"
"Yok güzelim, gezmek istiyorum desen birlikte çıkardık"
Sakin ol Şimal sadece psikolojik baskı kurmaya çalışıyor sakin ol!
"Birlikte gezmek isteseydim birlikte geziyor olurduk zaten değil mi.. Demek ki yalnız gezmek istemişim"
"Akşam vakti tehlikeli olabilir buralar"
"Siz varsınız ya bir yerlerden çıkarsınız benimle yatarsan seni kurtarırım dersiniz olur biter!"
Kaşları çatıldı, ne sanıyorsun acaba. Tehlike dediğin şey sensin! Tekrar o konuşmadan ayrıldım alandan Allah'tan otobüs geldi hemen bindim ama tabiki arkamdan o da bindi. Hayatında otobüs gördü mü acaba! Arka tarafa geçiyordum ki sesi geldi.
"Ya otobüs kartım yok benim"
Döndüm buna ümüğünü sıksan sıkılır yani!
Uzattım otobüs kartımı okuttu ben arka tarafa oturdum pat diye yanıma oturdu, kulaklıklarımı taktım bari müzik dinleyim diye kulaklığın birini aldı kendi kulağına taktı..
Hasbinallah!
Ben görmezden geldikçe o kendini gözüme gözüme sokuyor anlayacağınız. Bu iş böyle olmaz ama. Sesimi çıkarmadan bekledim yolun bitmesini durağa gelince indim hemen korumalar orada bekliyordu hemen yanıma geldiler ama Kurt'u görünce çekildiler geri. Kenan abiye diyeyim alsın bu korumaları beni gören de önemli bir şahsiyet sanacak! Adamların gecesi gündüzü yok.
Ben yavaş yavaş evime yürüdüm o da hemen yanımda tabiki, evin kapısına kadar geldi ben kapıyı açınca o döndü ama konuştum hemen.
"İçeri gelir misiniz lütfen"
Bunu bekliyor gibi hemen döndü ben girince o da geçti içeri. Salona geçtik birlikte. Karşılıklı oturuyoruz şuan. Ben onu süzüyorum o bacak bacak üstüne atmış halde beni süzüyor.
"Kurt Bey?"
"Efendim Nefes Hanım"
"Şimdi açıklığa kavuşması gereken bir konu var bence"
"Bence de, sizi dinliyorum"
"Peki, yapmaya çalıştığınız şeyin farkındayım. Aklınızca ben sana ilk gösterdiğim adam değilim imajı çizmeye çalışıyorsunuz. Belki benden gerçekten de hoşlanıyorsunuzdur bilmiyorum ama beni anlamanızı rica ediyorum. Sizi görmek bana iyi gelmiyor. Sürekli kapıma gelmeniz, karşıma çıkmanız beni mutlu etmiyor. Çizmeye çalıştığınız sempatik adam tavrı beni etkilemiyor. Bu sebeple sizden rica ediyorum lütfen benden uzak durun"
Sessizce dinledi beni ne ifadesi değişti ne duruşunu bozdu. Benim lafım bitince toparlandı oturduğu yerde..
"Amacım seni rahatsız etmek değil Şimal sadece hislerimde ciddiyim. İlk görüşte değilse bile ben zamanla tutuldum sana ve bir şansımız olsun istiyorum. Bu uğurda yapmayacağım şey de yok"
"Peki ama bakın istemiyorum diyorum bunun bir hükmü yok mu sizde"
"Şimal lütfen senden sadece benim ilk halimi bir süreliğine de olsa unutmanı rica ediyorum. Beni yeni biri gibi gör. Kurt değilim ben Kenanım sadece mesela. Karşı komşunum, yeni tanıştık ve bir şekilde birlikte zaman geçirmeye başladık. Buna buradan bakamaz mısın lütfen. Kendimi sana anlatmama izin ver"
Bazı insanların bazı şeyleri böyle kolayca söyleyebilmelerini yadırgıyorum, sorun bende mi acaba, unut dediği şey benim kalbimde açılan koca koca oyuklar, 19 yaşındasın sen denmeden örselenmem, yıpratılmam bir bedenden ibaret sayılmam, aşağılanmam.. Sen unut deyince unutuluyor mu sahiden? Ayağa kalktım..
"Ben bana yaptıklarınızı unutsam bende bıraktığı etkiyi unutmam Kurt Bey. Olaylar unutulur ama duygusu unutulmaz. Kaç gece ağladım, ne kadar acı çektim, ne kadar yıprandım ben biliyorum. Öyle unut deyince unutulsaydı şu dünyada mutsuz tek bir insan olmazdı. Kusura bakmayın. Unutmuyorum!"
O da ayağa kalktı benimle beraber ardından kapıya kadar gitti.
"Tam karşı dairedeyim Şimal. Varım.. Yanındayım. Görmek istersen gel, konuşmak istersen gel. Susmak istersen gel.. Kavga etmek istersen gel.. Unutmak istersen gel.. Sebebin bile olmasın ya da sen bir gün bana gel Şimal. Geldim bile deme. Sadece.. Gel.."
Sonrasında çıktı ve gitti..
..ve Kurt benim evden çıkıp gittiğinden bu yana 1 ay oldu. Bu 1 ayda bir kez bile karşılaşmadık. Günde 5-6 sefer kapıma gelen adam bırakın kapıma gelmeyi bir kez karşıma bile çıkmadı. Akşamları çıktım kah Kızılay'a gittim kah Tunalı'ya ama yoktu. Kahvaltı hazırladım börek pişirdim belki kokusu gider diye gelmedi. 2 günde bile alışıyormuş insan demek ki.. Birkaç gün zorlandım itiraf edeyim ama sonra silkelendim. Çünkü istediğim bu değil miydi zaten.. O zamandan bu yana da hayatıma bakıyorum. Kenan abiyle konuştum ama korumalar konusunda asla geri adım atmadı, o işin de peşini bıraktım anlayacağınız.
Bugünde cumartesi evde şöyle bir aylık temizlik yapayım diye sıvadım kolları ama bir anda tarih dikkatimi çekti telefondan müzik açacakken. Dün kira günüydü, unutmuşum hemen uygulamaya girdim kirayı yolladım ardından dekontu ev sahibine attım ama tek tikte kaldı. Neyse görür elbet deyip temizliğe koyuldum. Temizliğin terapi gibi geldiği insanlardanım öyle titiz falan değilim rutin derleme toplamanın ötesine pek çıkmam ama böyle detaylı temizlik zamanları bana çok iyi geliyor... Kulağıma da kulaklığımı taktım dip köşe temizlemeye başladım epey kaptırmışım kendimi ama çalan telefonla müzik kesilince baktım ama şaşırdım bu herif ne alaka şimdi..
"Efendim"
"Nefes Hanım, 10 dakikadır zile basıyorum ama açmayınca aradım"
"10 dakikadır zile basıyorsanız ve açılmıyorsa ya kişi evde yoktur ya da açmak için müsait değildir değil mi İlyas Bey."
"Haklısınız da evdeyseniz kapıyı açabilir misiniz?"
"Neden?"
"Kira günüymüş de babam beni gönderdi."
"Ben kirayı babanızın hesabına gönderdim dekontunu da attım kendisine."
"Anladım da sadece o değil aşağı komşu sizin banyodan su sızdığını söylemiş ona bakmam lazım."
"Aaa şey bana bir şey söylemedi ama"
"Babama ulaşmış"
"Tamam bir saniye"
Telefonu kapattım oflaya poflaya, banyoyu daha biraz önce yıkadım temizledim ama yaaa inşallah batırmazlar. Hayır da önce bana gelsene ne demeye hemen ev sahibini arıyorsun. Açtım kapıyı, dikiliyor karşımda.
"Kusura bakmayın sizi de rahatsız ettim"
"İlyas Bey böyle çat kapı gelmeleriniz doğru değil. Konu her ne olursa olsun geleceğiniz zaman lütfen öncesinde beni arayın ben uygunluk durumuma göre bilgi vereyim size"
"Çok haklısınız ben buraya yakın oturuyorum da babam arayınca hemen geliyorum diye şey etmiştim. Girebilir miyim?"
"Buyurun" dedim içeri girince kapıyı kapatmak istedi mani oldum.
"Açık kalsın lütfen"
"Neden?"
"Ben öyle istiyorum..."
"Peki" dedi bir karış surat banyoya geçti ben dış kapının önünde bekliyorum hala.
"Nefes Hanım?"
"Buyurun"
"Bir bakar mısınız?"
"Sorun ne İlyas Bey?" diye bağırmıştım ki karşı kapı pat diye açıldı. Kurt süzdü baştan aşağı beni.
"İlyas kim?"
"Ev sahibim?"
"Senin evinde ne işi var?"
"Size ne?"
"Şimal o herifin senin evinde ne işi var?"
Bu arada yeniden seslendi içerideki dangoz.
"Nefes Hanım bir bakar mısınız, şurayı tutmanız lazım"
"Ben sana tutturacağım bir şey bekle şerefine soktuğum" dedi pat diye daldı eve ama ateş çıkacak kulaklarından. Hemen arkasından gittim ben de.
"Ben yardımcı olayım birader"
Adam bir Kurt Beye baktı bir bana ki bu arada sadece boş boş banyoyu seyrediyor hayır da neyi tutacağım acaba.
"Siz kimsiniz?"
"Karşı komşum" diye ben girdim lafa densiz bir şey söylemesin diye..
"Ha gerek yok size biz hallediyoruz Nefes Hanımla. Ciddi bir şey yok zaten"
"Nefes Hanım siz içeri geçer misiniz lütfen"
Dişlerinin arasından konuşuyor az kaldı kırılacak dişleri.
"Kurt Bey çok teşekkür ederim geldiğiniz için de önemli bir şey yokmuş, siz gidin isterseniz."
Gözlerini kapatıp açtı sıkıca, yeniden adama döndü.
"Banyodaki sorun neymiş"
"Sızıntı varmış"
"Hmm var mıymış?"
"Var.. ama ben çözerim"
"Öyle mi anlarım bu işlerden diyorsun"
"İşim bu diyeyim"
"Tecrübelisin o zaman"
"Genelde tek seferde çözerim ama sızıntı olunca da hallediyorum"
Gözlerimi devirdim birbirlerine aba altından sopa gösteren tavırlarına karşı. Çocuk gibiler..
"Bir dakika bekler misiniz?" deyip ayrıldım yanlarından hemen aşağı komşuya indim. Orta yaşlı bir adam açtı.
"Merhaba ben üst kat komşunuz Nefes"
"Buyrun"
"Galiba benim banyom sizin banyoya sızdırıyormuş."
Adam anlamaz gözlerle baktı..
"Yok sızıntı falan olmuyor"
"Haa ev sahibim aradı da demek ki yanlış anlamış kusura bakmayın"
"Yok estafirullah"
Adamla konuşunca İlyas denen herifin yapmaya çalıştığını anladım ama Kurt varken yükselmekte istemiyorum. Hemen yanlarına gittim birbirlerine öldürecek gibi bakıyorlar.
"İlyas Bey bir yanlış anlaşılma oldu sanırım şimdi alt komşudan geliyorum herhangi bir sızıntı yokmuş."
"Yaa öyle mi, yanlış anlamışız demek"
"Sorun değil, buyurun geçireyim sizi" dedim adama kapı gösterdim daha ayakkabılarını giyerken Kurt pat diye kapattı herifin suratına kapıyı.. Kolumdan tutup zorla soktu beni salona.
"Elin herifleri evine giremez"
"Ne işiniz var o zaman evimde.."
Bıkkınca soludu.. Dibime kadar girdi.
"Birincisi ben el değilim ikincisi o herif bir kez daha senin kapına gelirse olacaklara karışmam Şimal"
"Tehdit etmeden konuşamıyor musunuz siz"
"Ben tehdit etmem, görmek istersen buyur..."
"Temizlik yapıyorum Kurt Bey çıkar mısınız?"
"Ben de yardım edeyim ne yapıyorsun"
"Ne yapacaksınız cam mı sileceksiniz, tuvalet mi yıkayacaksınız.."
"Yahu yık artık şu önyargını, hepsini yaptım. Annemin nasıl bir kadın olduğunu hala anlamadın sen herhalde. Biz ne hizmetçilerle ne dadılarla büyüdük. Bildiğin salıyorlardı bizi bahçeye akşama kadar bata çıka kendimiz oynuyorduk. Acıkınca girer ekmeğimize bir çikolata sürer yer devam ederdik oyuna. Ne özel öğünlerimiz vardı ne sabah akşam görevi bizi şımartmak olan bakıcılarımız. Yemek de yaptık, bulaşık da yıkadık, tuvalet banyoda temizledik. cam da sildik. Hala da biz yaparız bunları.. Vazgeç beni bir kalıba koymaktan"
"Beni ısrarla ortamlarınıza yakıştırmayan sizdiniz Kurt Bey sizi bir kalıba ben sokmadım, bir kalıbınız olduğunu benim gözüme siz soktunuz.."
"Allah da benim belamı versin lan." deyip çıktı hışımla evden. Hıh nasıl da iki laf duyunca zoruna gidiyor.. Ben kaldığım yerden temizliğimi yaptım ama bu evden taşınmayı da kafama koydum olmayacak böyle hele karşıda Kurt varken hiç olmayacak kesin herife dalar bir gün.
Öğleden sonra işim bitince üzerimi değiştirip çıktım evden acıktım ve evde yemek yok, yoruldum hem biraz hava alayım hem de dışarıda yiyeyim dedim. Korumalara malum açıklamamı yapıp ilerledim. İlerde bir pide salonu var ve çok güzel yapıyorlar. Evin sokağından ayrıldım pide salonunun yakınlarına geldim ama pat diye önüme İlyas denen herif çıkıverdi.
Pusuda mı bekliyorsun manyak herif..
"Ne yapıyorsunuz İlyas Bey?"
"Dışarı çıktığınızı gördüm de biraz konuşmak istedim sizinle"
"Yüreğime indirmenize gerek yoktu bunun için, sizi dinliyorum"
"Bir yerlerde oturalım mı?"
"Vaktim yok, hemen söylerseniz bir şeyler alıp eve geçeceğim"
"Peki o halde. Bakın beni yanlış anlamanızı istemiyorum ama ben sizden çok hoşlanıyorum. Eğer siz de isterseniz sizi tanımak isterim"
Oflamamak için zor tuttum kendimi.
"Anladım İlyas Bey ama kusura bakmayın lütfen. Ben istemiyorum"
"Hemen kestirip atmasanız"
"Yok ondan değil de benim zaten görüştüğüm biri var."
"Evi tutarken bekarım demişsiniz"
Hanımefendilik yaramıyor uzattıkça uzatıyor!
"Evliyim demedim zaten görüştüğüm biri var dedim ayrıca evli olsaydım da bu ev sahibimi ilglendirmez değil mi?"
"Nefes Hanım bak.."
"Sen geç arkama" diye gelen sesle bir baktım benim karşı komşum olan muhterem dibimde. Vallahi bıktım yemin ederim bıktım! Bu defa itiraz etmedim çünkü karşımdaki hanımefendilikten anlamıyor. Geçtim arkaya ve pide salonuna doğru gittim.
"Sen laftan anlamıyor musun lan?" diye bir şey duydum sonrası yok. Salona girdim pidemi söyledim camdan bunlara bakıyorum bayağı bayağı ağız dalaşı devam ediyor hani. Pidem geldi ımm yine enfes olmuş ben afiyetle yerken ilk hamle komşu beyden geldi sağlam bir yumruk geçirdi ev sahibi beye..
"Ustam pide muhteşem olmuş ellerinize sağlık"
"Afiyet olsun kızım" dedi adam ama hepsi kavgayı izliyor. Ben de izledim epey bir fena değiller hani. Ee ne demişler komşu komşunun yumruğuna muhtaçtır..
Yalnız pide çok güzel...