Zeydan'ın ofisi, zihninde dönen fırtınaların aksine, derin bir sessizliğe gömülmüştü. Masasının bir köşesinde şirketin bilançoları, diğer yanında ise Nedim Ağa'nın uyarıları ve aşiretin evlilik ültimatomu duruyordu. Ama onun aklı, iki kadın arasında gidip geliyordu: Biri, gururu yüzünden hayatı riske giren Alev'in annesi, diğeri ise kendisi için bir tehdit unsuru olması gereken ama içine düştüğü durumla yüreğini sızlatan Gülşah. Alev'e nasıl yardım edebilirim? Onu incitmeden, gururunu kırmadan... Belki hastanenin bağış fonu üzerinden, ismim gizli kalacak şekilde bir bağış yapılabilir? Ya da tedaviyi üstlenen profesöre doğrudan ulaşıp, bir 'klinik araştırma' kapsamında tüm masrafları karşılayabilirim? Bu düşüncelerle boğuşurken, bir yandan da Gülşah'ın gözlerindeki çaresizliği görüyordu.

