Cihan'ın ofisi, artık bir savaş alanından farksızdı. Masası, bankaların son uyarı mektupları, acil ödeme talepleri ve avukatların karmaşık dosyalarıyla doluydu. Yüzü, endişe ve uykusuzluktan grileşmişti. Bir zamanlar gururla yönettiği şirket, oğlunun miras bıraktığı borç batağında hızla batıyordu. Kapısı çalındı ve mali işler müdürü, yüzü asık bir şekilde içeri girdi. "Cihan Bey," dedi, sesi titreyerek. "Son... son teklifi de geri çevirdiler. Vade uzatma talebimiz kabul görmedi. Eğer önümüzdeki hafta ilk taksiti ödeyemezsek, bankalar tüm kredileri geri çağıracak. Şirket... şirket iflasın eşiğinde." Cihan, sandalyesine çöktü. Gözlerini kapadı. Bir imparatorluk kurmuştu ama mirasçısı onu yerle bir etmişti. "Peki," diye fısıldadı, "Başka çözüm? Bir yatırımcı? Bir ortak?" Müdür, acı bir şek

