"Ya anne bu olmuyor ki!" "Öyle buruş buruş yaparsan tabi olmaz salak." Bir annemin sarmış olduğu sarmaya, bir de kendi sardığım sarmaya baktım. Sarma denmek için bin şahit ister aq bu ne! Anneminki ile kendikimi karşılaştırmaya utanıyordum. Annemin yaptığı sarma tabiri caizse kalem gibi, ince uzun sarılmıştı. Benim sardığım ise daha doğrusu sarmaya çalıştığım, yuvarlak bir şey olmuştu. Yaprağın içine pirinç doldurmuş ve yuvarlamıştım. Sarma böyle sarılmıyor mu? "Nasıl oluyor bir göstersene?" Yeni bir yaprak alarak önüme koydum. Annemin sarılışını izleyecek ve tekrar deneyecektim. Yoksa bu gidişle Yağız' da almazdı beni. Hoş, alıp almayacağını da bilmiyorum ya, neyse. Annem bıkkınca nefes verip alnıma vurarak kafamın geriye gitmesine neden olmuştu. Kafam o benim, içinde beyin

