Melisadan "Melisa?" Tüm vücudumu ona doğru döndürerek gözlerinin içine baktım. Gözlerini okumak, neler düşündüğünü, neler hissettiğini anlamak istedim. Fakat olmadı. Yapamadım. Çünkü yüzü ifadesiz, duyguları kilitli bir kapının arkasında gizli gibiydi. O kilitli kapının ardına ulaşmak şuan için pek mümkün görünmüyordu. "Ozan?" Onun burada ne işi vardı ki? İkimizde aynı tepkiyi vermiştik. Ben onun burada ne işi olduğunu sorgularken yüksek ihtimalle o ise Cengiz ile beni bu durumda görmüş olmasını sorguluyordu kendince. Gözlerini benim gözlerimden ayırıp bir adım ötemde duran Cengiz' e baktı. Bakışları birkaç saniye Cengiz' de oyalandıktan sonra tekrar bana bakmayı sürdürdü. Yanlış mı anlaşılmıştım? Hem de sevdiğim çocuk tarafından. Lanet olsun! Kendimi açıklama gereği duymuştum

